Şikâyet Etmek

Mehmet Şahan

26-09-2023 22:05

Advert

Şikâyet, kelime anlamı olarak hoşnutsuzluk belirten söz, yazı ya da davranış anlamlarına gelmektedir. Bir anlamda söylenen sözden veya davranıştan hoşnut olmayıp, sızlanmak ve yakınmak da diyebiliriz.

Şikâyet konusu, çocuğun ruh yapısını oldukça derinden etkileyen konuların başında gelmektedir.

İnsanın yaratılışında var olan beğenilme, sevilme, tebrik, takdir ve taltif edilme duyguları; şikâyet edilmeyi hiçbir zaman kabul etmez, bu duruma hoşgörü ile yaklaşmaz. 

Çünkü şikâyet edilen kişi kendisini “suçlu” ilan edilmiş olarak kabul eder.
Şikâyet ettiğiniz kişi; ister anne, ister baba, ister öğretmen, isterse bir arkadaşı olsun, durum değişmez. Ya da anne, babaya şikâyet etse; baba, anneye şikâyet etse hatta şikâyet ettiğiniz kişi hiç tanımadığınız biri de olsa, çocuk için durum değişmez. İlk aklına gelecek olan düşünce, kendince onu “suçlu” görüyor olmanızdır.

Hele ki bu şikâyet edilen bir çocuk ise çok daha fazla tepki ile karşılık vermeye çalışacak, ruhunda çok daha derin izler bırakacaktır.

Her ne sebeple olursa olsun şikâyet edilmeyi sevilmeme, beğenilmeme, kıskanma, aşağılanma veya suçlanma gibi algılar. İçgüdüsel olarak hemen kendisini korumaya ve savunmaya çalışır. Kendisini aklama duygusu ile yalana dahi başvurabilir. Hatta tekrarında yalan söyleme olgusu çocukta kalıcı hale gelebilir.

Şikâyet edilen çocuk, kendisini suçladığını düşündüğü insanlara karşı kin ve nefret duymaya başlamakla kalmaz, intikam alma yollarını düşünmeye bile başlar. Bu durum, çocuğun ruhsal hayatında maddi ve manevi anlamda tedavisi zor yaralar açılmasına neden olabilir.

Kin ve nefret duyguları ile beslenen bir beyin sağlıklı gelişemez, sağlıklı düşünemez, doğru kararlar veremez. Ayrıca içinde yaşanılan toplum hayatına uyum sağlamakta istenilen başarıyı gösteremez. Bu da kişinin yaşadığı ortamda dışlanmasına, yalnızlaşmasına; sosyal hayatın dışında kalmasına neden olabilir.

Şikâyet edilen çocuk, her şeyden önce sevilmediği duygusuna kapılarak, çevresindeki insanlara karşı saygısını ve güvenini kaybetmeye başlar. Çocuk yaşta sevilmediğini düşünen birinin, başkalarını sevmesi şöyle dursun, hoşgörü ile yaklaşması bile beklenemez.

Daha çocuk yaşta iken meyvesi sevgi olan insan kalbinin kırılması ve bir daha kolay kolay düzelmemesi ile karşı karşıya kalabiliriz.
Böyle bir yaşam, her insan için (hele de çocuk için) çekilmez bir hal alır.
Bu durumdaki bir çocuğun ruh halinin nasıl olabileceğini tahmin etmek zor olmasa gerek. 

Herkesten nefret eden, kimseye güven duymayan, hiçbir olaya hoşgörü ile bakmayan; sevgiden, şefkatten yoksun bir kişilik sahibi olması kaçınılmazdır.

Tüm bu olumsuzlukların yaşanmaması için en başta çocuğa karşı kendi yaklaşım ve davranış biçimimizi iyi tetkik etmek zorundayız.

Acaba bizler çocuğa karşı sürekli suçlayıcı ve şikâyetçi olarak mı yaklaşıyoruz?

Onlarda sevilecek, beğenilecek, övünülecek, takdir ve taltif edilebilecek hiçbir şey göremiyor muyuz?

Ya da çocuğumuzun kişisel anlamda ilgi, istek, istidat ve ruhsal özelliklerini biliyor muyuz?

Öncelikle bu ve benzeri soruları kendimize sorarak, sorulara alacağımız cevaplara göre kendimize yön vermeye çalışmalıyız. Dolayısı ile kendimiz ile ilgili olabilecek hataların sebeplerini çocuklarımızda aramamış oluruz. Çocuğumuzun eğitimi ne kadar önemli ise eğitim aşamasında kendimiz ile ilgili olumsuzlukların çözümü de bir o kadar önemlidir.

Her olumsuz davranış konusunda olduğu gibi bu konuda da çocuğun kişisel özellikleri ışığında ona gerekli rehberlik yapılmalı; çocuğun seviyesine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun destek sağlanmaya çalışılmalıdır.

Sonuç olarak sebep ve konu ne olursa olsun, bizim gündemimizde hiç bir zaman ve hiç kimseye “şikâyet” söz konusu olmamalıdır.

Parolamız her zaman sevgi, şefkat ve hoşgörü çerçevesinde “rehberlik ve çözüm odaklı destek” olmalıdır.

 

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00