“Kurban kesme” ibadetinin amacı; Âlemlerin Rabb’i olan Cenab-ı Hakk'a yaklaşmayı sağlamak, yine yüce Allah'ın rızasını kazanmak maksadıyla ve onun emirlerine itaat ve bağlılık göstermek için yapılan; Hanefi mezhebine göre “vacip”, diğer üç mezhebe göre ise sünnet bir ibadettir.
Kurban ibadeti ile kulları, Allah'ın huzurunda maddi bir fedakârlık örneği sergileyerek O’nunla manevi bir bağ kurmaktadırlar.
Kurban, İslam dininde teslimiyet anlayışını içinde barındıran mali bir ibadettir ancak bireysel ve toplumsal yararı da oldukça ön plandadır.
Kurban kesen bir kişi Allah'ın emrine boyun eğmiş ve kulluk bilincini koruduğunu göstermiş olur. İbadetini malını Allah için telef ederek değil, en yakınlarından başlayarak insanlara yararlı olacak şekilde gerçekleştirmesi gerekir.
Kestiğimiz her kurban bize Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’in Allah’ın emirlerine koşulsuz itaat etmeleri yolunda verdikleri sınavı hatırlatır ve simgesel olarak benzeri bir davranışa hazır olduğumuzu gösterir.
Kurban, aynı zamanda Allah'u Teâlâ’ya verdiği nimetlerden dolayı şükretmenin yollarından biridir.
Kur’an’da kurban kesmek ile ilgili birçok ayette Allah’u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Öyleyse Rabb’in için namaz kıl ve kurban kes.” (Kevser Suresi 2. ayet)
KURBAN VE KEVSER SURESİ
Rahman ve Rahîm olan Allah’ın adıyla.
1. Şüphesiz biz sana Kevser’i verdik.
2. Öyleyse Rabbin için namaz kıl ve kurban kes.
3. Asıl sonu kesik olan, senin düşmanın (sana buğzeden)dir.
KEVSER SURESİ TEFSİRİ
Âlemlerin Efendisi (s.a.s.), asla “ebter” olamaz. Çünkü Yüce Allah ona Kevser’i lütfetmiştir. اَلْكَوْثَرُ (kevser), çokluk manasındaki اَلْكَثْرَةُ (kesret) kökünden gelir. O, bütün iyilik, güzellik ve hayırları içine alan gerçekten çok şümullü bir lafızdır.
Bu manalardan bazıları şöyledir:
• Bitmek tükenmek bilmeyen çok hayır, bol nimet,
• Kur’ân-ı Kerîm, peygamberlik ve İslâm dini,
• Kur’ân-ı Kerîm’le alakalı ilimler ve mânalar,
• Mü’minlere dinî hayatlarında sağlanan kolaylıklar,
• Makâm-ı Mahmûd, şefaat hakkı,
• Peygamberimiz (s.a.s.)’e kıyamete kadar iman ve itaat edecek ümmetinin çokluğu,
• Cennette verilecek havuz ve ırmak.
Kevser havuzu ve ırmağı hakkında Resûlullah (s.a.s.) şöyle buyurur: “Kevser, cennette bir ırmaktır. Her iki kıyısı altındandır. Bu ırmak inci ve yakut üzerinden akar. Toprağı miskten daha hoştur. Suyu baldan tatlı, kardan daha beyazdır.” (Tirmizî, Tefsir 108)
“Onların ne etleri Allah’a ulaşır ne de kanları; O’na ulaşacak olan sadece sizin takvanızdır. İşte Allah onları sizin istifadenize verdi ki size doğru yolu göstermesinden ötürü O’nu tazimle anasınız. İyilik yolunu tutanları müjdele!.” (Hac suresi 37. ayet)
“De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabb’i Allah içindir.” (En’ âm Suresi 162. Ayet)
“Biz, oğluna bedel ona büyük bir kurban verdik.” (Sâffât Suresi 107. Ayet).
Kurban; ayetlerden de anlaşılacağı üzere Allah’u Teâlâ’nın rızasını kazanmak için yapılan bir ibadettir.
Kurban; muhabbet, bereket ve şükürle birlikte; toplumda kardeşlik, yardımlaşma ve dayanışma ruhunu her daim diri ve güçlü tutmak demektir.
Kurban; Şeytan’ın vesvesesine aldanmamaktır.
Kurban; Ana yüreğine rağmen, Hacerce mutmain olmaktır.
Kurban; canı canda; canı imtihanda bilip, ailece tek vücut Hakk’a teslim olmaktır.
Kurban; insanın, Elest Bezmi’ndeki (Allah’u Teâlâ: “Ben sizin Rabbiniz değil miyim?” İnsan: “Evet, siz bizim Rabb’imizsiniz!”) akdine bağlı kaldığının ispatı demektir.
Kurban; İbrahim’ce Âlemlerin Rabb’ine adanmak, İsmail’ce Âlemlerin Rabb’ine teslim olmaktır.
Rabb’im; cümlemizin sadece Allah’u Teâlâ’nın rızasını umarak, arzulayarak; ecir ve sevabını yalnız O’ndan dileyerek keseceği kurbanlarını makbul ve kabul eylesin inşallah.
Mübarek Kurban Bayramı, cümle Türk-İslâm âlemi için hayırlara vesile olsun inşallah.
***
