Güven

Mehmet Şahan

23-10-2024 16:16

Advert

Güven olgusu, insanın fıtratında taşıdığı ve doğuşundan itibaren hayatı boyunca ihtiyaç duyduğu temel bir duygudur.

Güven; sevgi, dostluk, aile ve ötekiyle temas içeren bireysel bağların kökeninde bulunduğu gibi, tüm sosyal ilişkilerin de asli unsurudur.

Güven, diğer insanların hareketleri ve niyetleri hakkında istenilen beklentiler olarak tanımlanabilir.

Birbirlerine karşı yüksek güven duyan toplumların, aynı güveni duymayan toplumlara karşı önemli avantajları bulunmaktadır. Eğer insanlar bir toplum içerisinde kendilerini güvende hissediyorlarsa daha rahat hareket edebilecekleri bir alan bulurlar. Bu da onların yaşamlarının daha renkli, daha zengin, daha mutlu, daha huzurlu ve daha sağlıklı olması için sağlam bir zemin oluşturur.

Güven, gerek birey olarak gerekse toplum olarak ruh sağlığı, iç huzur ve yaşayabilmek için olmazsa olmaz bir duygudur. Güven olmayan yerde bunlardan söz etmek mümkün değildir.

Allah, insanı sosyal bir varlık olarak yaratmıştır. Yeryüzünde tek başına değil toplu olarak yaşar. Topluluk halinde yaşayan insanların ihtiyaçları vardır. Bu ihtiyaçlar karşılanırken insanlar kendi istek ve arzuları ile başbaşa bırakıldıkları zaman kaçınılmaz bir şekilde çatışmalar, anlaşmazlıklar ve düşmanlıklar ortaya çıkar.

Bu çatışmaları ve düşmanlıkları önlemek üzere Yüce Allah insanlara kendilerinden elçiler göndererek onların düzenini, huzurunu temin edecek ve güven içinde yaşamalarını sağlayacak bir nizam göndermiştir. Peygamberlerin getirdiği bu nizamın temel hedefi “canın, malın, aklın, dinin ve neslin” korunmasıdır.

Güvence altına alınması zorunlu olan bu beş esasa, terim olarak ‘Zarurat-ı Hamse’ denir. ‘Zarurat-ı Hamse’ ilk peygamber Hz. Âdem’den son peygamber Hz. Muhammed Aleyhisselam’a kadar bütün elçilerin güvence altına alınmasını zorunlu gördükleri ve bunun için çalıştıkları beş temel ilkedir.

Son elçi Hz. Muhammed (s.a.s.) Efendimiz bu temel esasları güvence altına alacak tebliğat ve talimatı en mükemmel şekilde ortaya koymuştur. Ayrıca bizzat kendi örnekliği ve rehberliğinde eğittiği sahabe-i kiram ile Medine-i Münevvere’de tarihin şahit olduğu en mükemmel güven toplumunu kurmuş ve yaşatmıştır.

Hz. Muhammed (s.a.v) Efendimiz bir hadis-i şerifinde:

“Müminler, birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet ve şefkat göstermede, tıpkı bir organı rahatsızlandığında diğer organları da uykusuzluk ve sancıyla bu acıyı paylaşan bir bedene benzer.” (Buhari, Edep, 27.)

Toplumsal huzur ve güvenin en önemli ahlaki ilkelerinden biri, kişinin kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi başkalarına karşı yapmaması, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa başkalarına öyle davranması ilkesidir.

Hz. Peygamber (s.a.v) Efendimiz bu hususu bir hadis-i şeriflerinde şöyle ifade buyurmuşlardır:

“Hiçbiriniz kendisi için istediğini mümin kardeşi için de istemedikçe iman etmiş olmaz.” (Buhari, İman, 7.) Bu ilke güven toplumunun en önemli ahlaki prensiplerindendir. Sahabe-i kiram bu ilkeyi daha da ileri taşımıştır. Öyle ki Kur’an-ı Kerim onları güven toplumunun en ileri ahlaki ilkesi olan isar (kendinden önce başkasını düşünme) nitelikleriyle şöyle övmüştür: “Onlardan önce bu yurda yerleşmiş ve gönülden inanmış olanlar, kendilerine göç edip gelenleri severler, onlara verilenlerden dolayı içlerinde bir rahatsızlık duymazlar; ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendilerine tercih ederler. Kim nefsinin bencilliğinden korunmayı başarırsa işte kurtuluşa erecekler onlardır.” (Haşr, 59/9.)

Güven toplumunu inşa edecek olan güzel ahlak sahibi bireylerdir. Bu kişilerin, güven toplumunun kurucu ilkeleri diyebileceğimiz adalet, emanet, haklara riayet, eşitlik ve kardeşlik bilinci, iyilik ve takvada yardımlaşma ve dayanışma, ihtilaf ahlakını gözetme, diğerkamlık, itidal, istikamet, samimiyet, sadakat, dürüstlük, ahde vefa, merhamet, şefkat, sevgi, saygı, hoşgörü, müsamaha, hüsnüzan ve kanaat gibi güzel ahlâkî vasıflarla donanımlı olmaları gerekir.

Hz. Peygamber bu hususta en güzel örnektir. “Sen elbette yüce bir ahlak üzeresin.” (Kalem, 68/4.) ayeti kerimesinde ifade edildiği gibi Hz. Peygamber çok yüksek bir ahlâka sahipti. Peygamberlikle görevlendirilmeden önce de güzel ahlakı ile toplumda temayüz etmiş ve “Muhammed el-Emin” (Güvenilir Muhammed) adıyla anılır olmuştu. Risalet vazifesiyle görevlendirildikten sonra da; “Ben, güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.” (İbn Hanbel, II, 381.) diye buyurmuştu.

İman, her şeyden önce kişinin iç huzura erişmesini sağlar. Kişi iman ile iç dünyasında güvene erer. Kalbi istikrara kavuşur. Tereddütten kurtulur. Mutmain olur. Zihnindeki fırtınalar diner. Başkalarına huzur ve güven taşıyacak kişinin, önce kendisinden emin ve iç dünyasında huzura kavuşmuş olması önemlidir. İç dünyası huzura kavuşmamış ve tereddütlerle dolu bir kişinin başkasına güven vermesi düşünülemez.

Sonuç olarak, kişinin güven duygusunun sağlam ve sürekli olmasını sağlayacak olan en önemli ve temel unsur inançtır.

Bu inanç sayesinde kendine güvenen kişi, hayata daha yapıcı ve daha olumlu bir gözle bakar. Kendisine, yetenek ve yetkinliklerine inanır; kendini ve sınırlarını daha iyi bilir.

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00