Farkında Olmak

Mehmet Şahan

03-09-2025 11:28

Advert

Sahip olduğumuz beş duyu; görme, işitme, dokunma, koku ve tat alma duyularıdır.

Duyu organlarımız, çevremizdeki dünyaya ilişkin sürekli olarak bilgi toplar. Topladıkları bilgileri de beynimize elektrik sinyalleri şeklinde gönderir. Beynimiz gelen sinyalleri çözümler. Biz de böylece çevremizde olanların “farkında”(!) oluruz.

Görme eylemini gözlerimiz sayesinde gerçekleştiririz.

İşitme, kulak sayesinde gerçekleşir.

Dokunma duyusu, cilt ve deri altındaki özel duyu dokuları tarafından algılanır.

Koku alma duyusu, burun içindeki özel duyu hücreleri aracılığıyla gerçekleştirilir.

Tat alma duyusu ise dil üzerindeki tat tomurcukları sayesinde gerçekleşir.

Ancak; bizim asıl konumuz bu organlarımızın doğal işlevleri değil, sürekli ilişki halinde bulunduğumuz insan ve içinde yaşadığımız çevrenin “Farkında Olmak!”

FARKINDA OLMAK

Görme eylemi: Gözümüz açık iken doğal olarak görme eylemi kendiliğinden gelişir. Baktığımız hemen her şeyi görürüz. Ancak, çoğu gez ne gördüğümüzün farkında bile olamayız.

Baktığımız bir ağacın eni, boyu, cinsi, meyvesi, vb. nelerdir? Görebiliyor muyuz?

Baktığımız bir hayvanın cinsi, türü, yaşı, rengi, ihtiyaçları vb. nelerdir? Görebiliyor muyuz?

Baktığımız bir insanın hali, ahvali nicedir? Derdi kederi var mıdır? Herhangi bir sıkıntısı var mıdır? Hüzünlü mü, neşeli mi, sevinçli mi?

Onun gözlerine baktığımızda haleti ruhuyesi nasıl, neler anlatıyor, neler düşünüyor görebiliyoruz?

Onun gözlerine baktığımızda kalbini, yüreğini görebiliyor muyuz?

Bizim bakışlarımızla onu sevdiğimizi, saydığımızı, önemsediğimizi, değer verdiğimizi anlatabiliyor muyuz? Ya da gözlerine baktığımız kişinin gözlerinde sevgi, saygı, şefkat, merhamet, vicdan görebiliyor muyuz?

Kısacası, baktığımız şeylerin her hâl-i ahvalini fak edebiliyor muyuz?

Evet, sadece bakmak yetmiyor. Fark etmek, “Farkında Olmak” gerekiyor...

İşitme eylemi: Kulak sayesinde gerçekleşir; tüm sesleri en ince ayrıntısına kadar duyarız.

Ancak, asıl duymamız gereken sesleri duyabiliyor muyuz?

Mesela; yavrusunun rızkı için çırpınan bir kuşun ötüşünü, hayat arkadaşının hastalığına karşı çaresiz kalan bir hayvanın yürek atışını, alev alev yanan gözlerle insana yalvarışını duyabiliyor muyuz?

Açlık ve susuzlukla inleyen, kimi kimsesi olmayanların, sevgi ve şefkate susayanların sessiz iniltilerini duyabiliyor muyuz?

Duyduğumuzu zannettiğimiz seslerin bizlere neler anlatmaya çalıştıklarını fark edebiliyor muyuz?

Evet, demek ki sadece duymak yetmiyor! O seslerin istem ve isteklerini fark etmek, “Farkında Olmak” gerekiyor.

Dokunma eylemi, cilt ve deri altındaki özel duyu dokuları tarafından algılanır; dokunma, basınç, sıcaklık ve ağrı gibi uyaranları beyine iletir. Ancak, beynimizin algıladığı bu duyular kendimize ait duyulardır.

Dokunduğumuz bir canlının hissettiği basıncı, biz de hissedebiliyor muyuz?

Dokunduğumuz bir canlının hissettiği acıyı, ağrıyı, sancıyı biz de hissedebiliyor muyuz?

Dokunduğumuz bir canlının hissettiği hüznü, elemi, kaygıyı biz de hissedebiliyor muyuz?

Dokunduğumuz bir canlıya onu sevdiğimizi, önemsediğimizi, değer verdiğimizi hissettirebiliyor muyuz?

Dokunduğumuz bir canlıya şefkat, merhamet ve muhabbetle yaklaştığımızı hissettirebiliyor muyuz?
Bir kuşun, bir hayvanın, bir yetimin, bir kimsesizin, bir çaresizin başını okşayabiliyor muyuz? Her dokunduğumuzda onların yüreğine de dokunabiliyor muyuz?

İşte bütün mesele bu! Hissetmek ve hissettirebilmek! Bir başka deyişle fark etmek, fark ettirmek; “Farkında Olmak!”

Koku ve Tat alma eylemi: Burun içindeki özel duyu hücreleri aracılığıyla kimyasal molekülleri algılar ve koku siniri vasıtasıyla beyne iletir. Burnumuz 10.000 değişik kokuyu ayırt edebilir.

Dil, üzerindeki tat tomurcukları sayesinde tat alma eylemi gerçekleşir. Dilimiz beş temel tadı alabilir; tatlı, tuzlu, acı, ekşi ve umami (lezzetli tuzlu tat).
Ancak, burun ve dilin kötü koku ve tatları aldığı gibi iyi ve güzel kokuları aldığını da bilmemiz gerekmektedir.

Kişi ve kişilere bağlı olayları değerlendirirken şüphe ve karamsarlıkla yaklaşırsak “burnuma kötü kokular geliyor” demekten kendimizi alamayız. İletişim içinde olduğumuz tüm canlılara karşı önyargılı suizan ile değil, hüsnüzan ve hoşgörü ile yaklaşmamız burnumuza pis ve kötü kokular gelmesine asla izin vermez.

“Dilde; kan da akar, kanlı irin de,
Dilde; bal da akar, ballı ilim de!” (Pîr-i Fânî)

Tüm bu anlattıklarımızdan çıkaracağımız sonuç; duyu organlarımızla algıladığımız normal duyular dışında, kalp ve ruhumuzla hissettiklerimizi de “Fark Etmek” ve “Farkında Olmak” hassasiyeti ve duyarlılığına sahip olabilmektir.

Ancak o zaman insan olduğumuzu, insanlık adına kaygılandığımızı ve sorumluluk hissettiğimizi kanıtlamış olabiliriz.

İnsanlık adına “Farkında Olmak” dileğiyle...

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00