Edebiyat mı Edebi At mı

Mehmet Şahan

12-06-2025 19:42

Advert

İçinde yaşadığımız toplumumuzda bazan öyle acayiplikler yaşanıyor ki, insan ister istemez bunlar bize ait olamaz demekten kendimizi alamıyoruz.

Bu acayipliklere sadece belirli konu veya belirli alanlarda değil, aksine hemen her alanda ve her kesimde rastlamak hiç de zor değil.

Toplumun sosyal, kültürel ve akademik alanlarında bile rastlamak mümkün.

Örneğin birileri çıkıyor komedyen olduğunu iddia ederek güya komedi gösterileri yapıyor! İzliyorsunuz, içerik olarak anlamsız, mesaj olarak anlamsız, estetik olarak çirkin, söylem olarak müstehcenlik ve küfür dolu bir gösteri...

Yine bir bakıyorsunuz görsel sanat yaptığını iddia edenler baştan sona şiddet ve cinsellik içerikli sanat(!) sergilemeye çalışıyorlar...

İşin asıl acı olan tarafı da içerisinde “ahlak, davet, terbiye, güzel huy, nezaket” gibi anlamları barındıran; özü ve felsefesi “edeb” olan “Edebiyat” çatısı altında bahse konu çirkinliklerin sergilenmesidir.

Şimdi tam da bu noktada “Edebiyat nedir?” sorusunu soralım:

Edebiyat: Arapça “edep” sözcüğünden türetilen bu kavram, ilk kez Şinasi tarafından günümüzdeki anlamıyla bir sanat türünün adı olarak kullanılmıştır. Şinasi’den önce nazım ve nesir türlerindeki eserlere ‘şiir’ ve ‘inşa’ denilmekteydi.

Edebiyatkelimesinin, Türkçedeki asıl kökeni ise Eski Arapçadaki “ahlak, davet, terbiye, güzel huy, nezaket” gibi anlamlara dayanır. 

Türk Dil Kurumu sözlüğü edebiyatı; “olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı” olarak tanımlar.

Edebiyat kelimesinin, Arapça “edeb”ten kaynaklandığını söylemiştik. Başlangıçta ‘davet ’ anlamında kullanılan bu söz, zamanla halk arasında gözlemlenen en güzel ahlâk, insanı kötülüklerden koruyan iyiliğe sevk eden meleke, güzel huy anlamlarını kazanır. Daha sonra da güzel söz söyleme ve ifadeyle ilgili her türlü çalışmanın genel adı olarak kullanılmıştır.

Kişilerin sözlü ve yazılı ifadelerinde hataya düşmelerine engel olmak için öğrenilen ve kullanılan kurallar bütünü bu kelimeyle ifade edilmiştir. XIX. yüzyılda bile edebiyat iyi huy öğreten, ahlâk kazandıran bir disiplin olarak değerlendirilmiştir. Günümüzde de edebiyatın her şeyden önce “bir güzel sanat etkinliği” olduğu dile getirilmektedir.

Edebiyat, kişinin duygu ve düşüncelerini, kendine özgü bir dil kullanarak, estetik kurallar çerçevesinde, yazılı veya sözlü olarak dile getirmesidir. Edebiyatın da bir yöntemi olduğundan o da bir bilimdir. Edebiyat bir bilimin yapması gereken; anlama, yorumlama, değerlendirme, benzerleriyle karşılaştırma, yerleştirme basamaklarını yaptığı için bir bilimdir.
Edebiyatın amacı estetik ve güzelliktir. 

Edebiyatı, edebiyat yapan iki temel özellik vardır:

1) Dil-üslup
2) Estetik-güzellik.

Bu özelliklerin ikisi de okuyucuya ve yazara göre değişkendir. Edebiyat duygu ve düşüncelerimizi karşımızdakine anlatabilmek için bir araç niteliğindedir. Edebiyatta içerikten çok o içeriğin nasıl dile getirildiği önemlidir.

Tüm bu açıklamalar ışığında görüyoruz ki “Edebiyat”; ister yazılı ister sözlü isterse görsel eserlerde olsun bütün güzellikleri içinde barındıran bir sanat etkinliğidir.

Bu sanat etkinliğinin içinde faaliyet gösteren kişiler ise “Edebiyatçı” olarak tanımlanmaktadır.
Bu aynı zamanda edepli, güzel ahlak sahibi kişi anlamına da gelmektedir.

İşte bu yüzdendir ki “edebiyatçı” hangi dalda eser üretirse üretsin Edebiyatın edebî kurallarına uymak zorundadır.

Yazımızın başlığında “Edebiyat mı, Edebi at mı?” diye yazmıştık. Şimdi daha iyi anlıyoruz ki “edeb” atılarak “edebiyat” yapılmaz.

Bu bize, insan olmanın verdiği bir sorumluluktur.
Bu bize, içinde bulunduğumuz toplumun yüklediği bir sorumluluktur.

Bu bize, nesilden nesile aktarılan tarihin yüklediği bir sorumluluktur.

Bu bize, insanî değerlere karşı vicdanın yüklediği bir sorumluluktur.

Hepsinden de daha önemlisi bu bize, tüm yaratılanlara karşı “Yaratanın” yüklemiş olduğu bir sorumluluktur.

Unutulmamalıdır ki; yaratılan her şey, ot bile bir amaca (insanlığın yararına) hizmet için yaratılmıştır.

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Ahsen-i Amel 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00