Ahsen-i Amel

Mehmet Şahan

15-10-2025 14:39

Advert

İnsanın ve hayatın niçin yaratıldığı sorusuna Kur'ân'da; “Allah'a kulluk etmek, Allah'ın halifesi olmak ve ahsen-i amele/en iyi davranışa sahip olmak” gibi farklı cevaplar verilmiştir.

Bu konu, insanın varlığına anlam ve hedef belirleyen bir konu olarak “ahsen-i ameli” ve sonuçlarının neler olduğunu ihtiva eden Hûd 7, el-Kehf 7 ve el-Mülk sûresi 2. âyetler çerçevesinde ele alınmaktadır.

Müfessirlerin yorumlarından “ahsen-i amel”in ihlâs, tevekkül ve istikamet sahibi olup dünyevileşmeyen mü’minler tarafından işlenebileceği, dolayısıyla “ahsen-i amel”in kulluk ve kemalde üst mertebeyi anlattığı anlaşılmaktadır.

Ahsen-i amel dairesine giren davranışların sadece organların amelleriyle sınırlı olmadığı, kalbin amellerini de kapsadığı, bu hedefe ulaşan mü’minlerin âyetlerde övülüp takdir edildikleri, dünya ziynetlerine aldanarak bu amaçtan uzaklaşan müşriklerin ise eleştirildikleri görülmektedir.

Ahsen-i amel ile ulaşılan “ihsân makamı”nın kulu hem ilahi lütuf ve ikramlara ulaştırdığı hem de “marifetullah” konusunda bilgi ve tecrübe sahibi yaptığı görülmektedir. Konuyla ilgili müfessirlerin yorumlarının aynı temelde olması bu konuda genel olarak ortak anlayışın bulunduğunu göstermektedir.

Ahsen-i Amel ile İlgili Âyetler ve Müfessirlerin Görüşleri

Hûd Sûresi 7. Âyet
 İnsanların, “Ahsen-i Amel”e ulaşması için hangilerinin en iyi ameli ortaya koyacağını belirlemek için imtihan edildiklerinin açıklandığı ilk âyet Hûd Sûresinin 7. âyetidir:

“O, hanginizin “ahsen-i amel” sahibi olacağı konusunda sizi imtihan için, henüz Arş'ı su üstünde iken gökleri ve yeri altı günde yaratandır. Böyle iken ‘Ölümden sonra şüphesiz diriltileceksiniz’ desen, inkârcılar ‘Mutlaka bu, apaçık bir büyüdür’ derler.” diye buyrulmaktadır.

Mukâtil b. Süleyman’a göre “ahsen-i amel”, farzları en iyi ve tam yapmaktır.

Kuşeyrî’ye göre en güzel amel en ihlâslı yapılan, sahibinin karşılık beklemediği ve Allah’u Teâlâ’nın zuhur ve tecellisine gark olmasından dolayı sahibinin görmediği ameldir.

Kuşeyrî’nin “ahsen-i amel” izahında ihlâs ve Cenâb-ı Hakk’ın zuhur ve tecellisinin öne çıktığı görülmektedir. İhlâs, niyet ve ibadetlerin özü olduğu için en iyi amelin ilk şartı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca bu izahlar Cibril hadisindeki ihsân tanımını da hatırlatmaktadır.

Zemahşerî’nin izahına göre Yüce Allah, varlığı; insanların yaşaması, nimetlerin lütfedilip taatlerle yükümlü kılınmaları ve günahlardan uzak durmaları için hikmetle yaratmıştır.

Ameli en iyi olanlar “müttakiler”dir. Bunlar Allah’ın kullarından beklediği ameller konusunda önde gidenler oldukları için Allah’u Teâlâ, onlara verdiği değeri göstermek, konumlarına dikkat çekmek ve diğer insanlara örnek göstererek teşvik etmek için “müttakiler”i özel olarak zikretmiş, diğerlerini ise zikretmemiştir.

Zemahşerî’nin izahında “ahsen-i amel” işleyenlerin müttakiler olduğu, bu mertebeye erişenlerin âyette vurgulanmasından takvanın nafileler kapsamında değerlendirilen bir konu değil, yaratılış ve imtihanın amacı olması dolayısıyla her iman ehlinin takvaya ulaşmak için gayret sarf etmesi gerektiğine işaret etmektedir.

İnsanın ve hayatın yaratılmasının en iyiye ulaşmak için yaratıldığını düşündüğümüzde yapılmasa da olur anlamında nafile şeklinde tanımladığımız ibadet ve davranışların aslında büyük hedeflerin gerçekleşmesinde çok değerli oldukları ve bundan dolayı gerçek önemlerini hissettirecek şekilde daha farklı bir ifade ile tanımlanmaları gerektiği de hissedilmektedir.

Fahreddin er-Râzî, bu âyetin tefsirinde Yüce Allah’ın bu âlemi mükellefin maslahatı ve imtihanı için yarattığını, imtihanın varlığının yeniden diriliş ve hesabı gerekli kıldığını vurgulamaktadır.

İbnu’l-Cevzî ise Allah’u Teâlâ’nın insanları yaptıklarına karşılık vermek, yer ve gökteki delillerden ibret alanları mükâfatlandırıp inanmamakta ısrar edenleri cezalandırmak için imtihan ettiğini belirtmektedir. “Ahsen-i amel”den ve bunu işleyenlerden ne kastedildiği konusunda müfessirlerden:

1. “Haramlardan en çok sakınan ve Allah’a itaatte en hızlı davrananlar;
2. Allah’a tâat konusunda en iyi;
3. Aklı en tam olan;
4. Dünyada en zahit olanlar” şeklinde dört farklı görüş nakledilmektedir.

İbnu’l-Cevzî’nin naklettiği görüşlerde, “ibadette en hızlı ve en iyi olmak, vera (sakınmak) ve zühd (kulun Hakk’ın dışındaki her şeyi terk etmesi)” kavramlarının öne çıkarıldığı görülmektedir. Sonuç olarak bu yorumlar da Zemahşerî’nin takva ve müttaki kavramlarındaki “duyarlı bir dindarlık” vurgusunu desteklemektedir.

İbnu’l-Cevzî’nin naklettiği görüşleri kaydeden Kurtubî farklı olarak Hz. İsa ile ilgili şu rivayeti zikretmektedir.

Rivayete göre Hz. İsa uyuyan bir adamın yanına vardığında,
 “Ey uyuyan, kalk da Allah’a kulluk et” dedi.
  Adam uyanarak “Ey ruhullah! Ben kulluk ettim.” dedi.

Hz. İsa, “Nasıl kulluk ettin?” deyince adam:
 “Dünyayı ehline bıraktım” cevabını verdi.

Bunun üzerine Hz. İsa, “Uyumaya devam et, sen âbidlerden oldun” dedi.

Bu rivayette de dünyaya meyletmemek diğer ifadeyle “zühd” öne çıkmaktadır. Dünya sevgisinin birçok kötülüğün kaynağı olduğu düşünüldüğünde, sünnet üzere yaşanan zühdün, takva ve ihsana ulaşmak için gerekli bir tavır olduğu anlaşılmaktadır.
 Âyeti, farklı açılardan tefsir eden İbn Âdil’in izahına göre âyette “Ey Muhammed sen ihsan üzere yaşıyorsun, seninle birlikte olanlar da doğru yolda ilerliyorlar. Siz imtihanı kazanıyorsunuz, sana düşmanlık yapanlar kaybediyor” mesajı verilmiş olmaktadır.

Bikâî’ye göre bu âyette zahirdeki görevleri ifa ederek; en güzel amellere sahip olmaya, kalbin ilmi ve amelleri konusunda daima kemal mertebelerine erişmeye teşvik bulunmaktadır. Varlığın yaratılması ve imtihan ancak her insana hak ettiği karşılığın verileceği ahiret hayatı ile tamam olabilir.

Âyeti, Bikâî’ye yakın bir tarzda yorumlayan Bursevî’ye göre imtihanın amacı “muhsinlerin” ortaya çıkmasıdır. Burada insanları en iyi olanı yapmaya, çirkin ve günahlardan uzak durmaya teşvik bulunmaktadır. Buradaki en iyi amel hem kalb hem de organların amellerini kapsamaktadır.

Bundan dolayı Hz. Peygamber bu ayetle ilgili olarak “Hanginizin en iyi akla sahip olacağını belirlemek için yarattı” buyurmuş ve konuyu “Aklı en tam olanınız, Allah’tan en çok korkanınız, O’na taatte en hızlı olan, çabuk davrananızdır” şeklinde açıklamıştır.

Bikâî ve Bursevî’nin izahlarında diğer müfessirlerde görmediğimiz kalb, kalbin amelleri ve kemal mertebeleri konularının vurgulandığı ve imtihanın “muhsinlerin”, en seçkin kulların ortaya çıkması için yapıldığının açıklandığı görülmektedir.

Diğer müfessirler kalbe açıkça değinmeden takva, zühd ve vera‘dan bahsetmektedir. Kalpte ihlâs olmadan takva ve zühd gibi konular gerçekleşmeyeceği, bu müfessirlerin açıklamalarının da dolaylı olarak hem kalbin hem de bedenin amellerine işaret ettiği söylenebilir.

Ancak yine de kalbin ve amellerinin açıkça zikredilmesi, konunun anlaşılması ve her şeyin “kalpte” başlayıp “kalpte” bittiğinin de hatırlanması anlamında önemli bir husustur.

İnsanın tüm davranışları kalbindeki kabul ve retlerin sonucu olduğu için en hayırlı amelin en olgun ve temiz, ayetteki ifadesiyle “selim kalbin” ürünü olmaktadır. “Kalb-i selîm”e sahip olanlar yaratılış amacına ulaşırken; kalbi marazlı, katı ve günahkâr olanlar yaratılış amacından uzaklaştıkları için imtihanı kaybedeceklerdir.

***

DİĞER YAZILARI Paylaşmak /2 01-01-1970 03:00 Başak ve Saman  01-01-1970 03:00 Paylaşmak 01-01-1970 03:00 Özgürlük Anlayışı 01-01-1970 03:00 Em Olmak Lazım 01-01-1970 03:00 Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan    01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2  01-01-1970 03:00 Edebiyat - Medeniyet ve İnsan 01-01-1970 03:00 Kul Hakkı 01-01-1970 03:00 Hasene ve Hasenat 01-01-1970 03:00 Amel-i Salih 01-01-1970 03:00 Dil Nedir Sizce 01-01-1970 03:00 Ebu Hanife’nin Vasiyeti 01-01-1970 03:00 Farkında Olmak 01-01-1970 03:00 İnsan Olabilmek 01-01-1970 03:00 İnsan Olmak 01-01-1970 03:00 Din Nedir 01-01-1970 03:00 Şiir Hakkında 01-01-1970 03:00 Bana Ne Diyebilir miyiz 01-01-1970 03:00 Sana Ne Diyebilir miyiz? 01-01-1970 03:00 Edebiyat mı Edebi At mı 01-01-1970 03:00 Kurbanın Mahiyeti ve Bilinmesi Gerekenler 01-01-1970 03:00 Kurbanın Fazileti ve Önemi 01-01-1970 03:00 Niyet Okumak 01-01-1970 03:00 İnsan Fazlalık mı? 01-01-1970 03:00 Bir Şiir, Bir Eleştiri, Bir Yorum (Cevap) 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Zarafet 01-01-1970 03:00 Sözümüzde Olması Gereken Üç Şey - Letafet 01-01-1970 03:00 İnsanda Olması Gereken Üç Şey /Doğruluk 01-01-1970 03:00 Cami ve Çocuklarımız 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey: Milli Kimlik /Milliyet 01-01-1970 03:00 Ramazan Ayı Üzerine 01-01-1970 03:00 Olmazsa Olmazımız Olan Üç Şey / Din  01-01-1970 03:00 Dil 01-01-1970 03:00 İman 01-01-1970 03:00 Hayâ 01-01-1970 03:00 Özümüzde Olması Gereken Üç Şey / Edep 01-01-1970 03:00 Sadakat 01-01-1970 03:00 Vefa 01-01-1970 03:00 Güven 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey: Vicdan 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Geren Üç Şey: Merhamet 01-01-1970 03:00 Sahip Olmamız Gereken Üç Şey / Şefkat 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 3 - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / 2 Gurur - Kibir 01-01-1970 03:00 Arınmamız Gereken Üç Şey / Benlik - Ego - Nefs 01-01-1970 03:00 Ciddiyet 01-01-1970 03:00 Zikir 01-01-1970 03:00 Zan... 01-01-1970 03:00 Önyargı 01-01-1970 03:00 Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Zamanı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Kalbi Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Aklı Boş Bırakma 01-01-1970 03:00 Çerçi 01-01-1970 03:00 Nasıl Olmalıyım Nasıl Olmalıyız? 01-01-1970 03:00 Kılıf Hazırlamak ve Bahane Bulmak 01-01-1970 03:00 Hizmetçi miyim? 01-01-1970 03:00 Mü'minin Bayramı 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? / Bedenen Okumak 01-01-1970 03:00 Kalben Okumak 01-01-1970 03:00 Nasıl Okumalıyız? 01-01-1970 03:00 Anmak mı Kutlamak mı? 01-01-1970 03:00 El - Hayâ Vel - İman / Hayâ İmandandır 01-01-1970 03:00 Gıybet / Dedikodu 01-01-1970 03:00 Aziz Valentine / 14 Şubat Sevgililer Günü Tarihçesi 01-01-1970 03:00 Ön yargı 01-01-1970 03:00 Hoşgörü 01-01-1970 03:00 Sevgi 01-01-1970 03:00 Şükür 01-01-1970 03:00 Asla Bırakmamanız Gereken Üç Şey 01-01-1970 03:00 Kürt İsyanları 01-01-1970 03:00 Kur'an-ı Kerim'de İlk Emir 01-01-1970 03:00 Bilmek İstiyorum  01-01-1970 03:00 İçimdeki Ben 'Her Söze Mühür Olmak İster' 01-01-1970 03:00 Bir Gün mü Her Gün mü? 01-01-1970 03:00 İçimdeki Şeytan 01-01-1970 03:00 Yargılama 01-01-1970 03:00 Suçlama 01-01-1970 03:00 Tehdit Etmek 01-01-1970 03:00 Kusur Bulma 01-01-1970 03:00 Şikâyet Etmek 01-01-1970 03:00 Tahrik Etmek 01-01-1970 03:00 Eğitim sürecinde yapılan yanlışlar: Yalan Söylemek 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık /2 01-01-1970 03:00 Uzak Durman Gereken Üç Şey: Yalan, Aşırı Hırs, Kıskançlık 01-01-1970 03:00 Utandırmak 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Kazanmanın Anahtarı /4 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarıdır /3 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarları /2 01-01-1970 03:00 Şu Üç Şey Her İki Dünyayı da Kazanmanın Anahtarı /1 01-01-1970 03:00 Adanmak ve Teslimiyet 01-01-1970 03:00 Görevden İmtina Etmek / İsteksiz Olmak, Kaçınmak 01-01-1970 03:00