DENEME
Giriş Tarihi : 20-10-2026 11:22   Güncelleme : 20-10-2026 11:27

Hangi Âlemin Neresindeyim / Sebahattin Polat

Sebahattin Polat -HANGİ ÂLEMİN NERESİNDEYİM

Hangi Âlemin Neresindeyim / Sebahattin Polat

HANGİ ÂLEMİN NERESİNDEYİM

Fecir vakti…

Gece çekilmemiş, ışık sessizliğinde demleniyor. Kıpırtısız, nefesini tutmuş bir dünya henüz kendi adını bile anmamışken…

Ben kimim? Hangi âlemin neresinde duruyorum böyle? Zaman, başlangıcını unutmuş gibi. İçimde bir şey açılıyor; ne bir hatıraya sığıyor ne de geleceğe uzanıyor. Sanki bütün ömrüm aynı anda uyanmış içimde; yaşadığım aşklar, gömdüğüm acılar, henüz yaşanmamış hayatlar… Hepsi birden aynı derinliğe bakıyor.

Hangi zamandan geliyor bu duygu, hangi hatıranın içinden sızıyor? Bir öpüşün unutulmuş sıcaklığı mı yoksa evrenin henüz kimseye söylemediği eski bir sır mı? Demek dudak uçlarım yalnızca bir başkasına değmemişti; bir zamanlar kim olduğuma, dünyayı nasıl sevdiğime, henüz hiçbir şeyin benden eksiltmediği o insana da değmişti.
Şimdi kendime dışarıdan bakıyorum. Yıllar geçmiş ama o eski ben içimde kalmış bir mevsimde yaşıyor hâlâ. Ne ona dönebiliyor ne de onu geride bırakabiliyorum. Bir kapı açılıyor yalnızca, ardında bir ömürden fazlası…

Bir de akşam var.
Güneş çekilirken göğün yüzünde bıraktığı o soluk kızıllık, omuzlarımda günün yorgunluğu ama zihnim sınırlarını aşıyor. Birbirinden uzak zamanlar aynı sessizliğe karışıyor. Ömrümden taşarak akşamın içinde kendime yer arıyorum. İçimdeyse kimsenin bilmediği bir âlem var. Orada saklı sevinçlerim, yaralarım, kimseye açmadığım kutsal ne varsa… Sadece var olduğu için saklı. Bütün kapılar açılsa da o perdenin ucu bile kıpırdamaz.

Fecir yeniden doğuyor. Ne bir cevap veriyor ne de bir şey soruyor. Bir yaprağın kenarında gecenin son damlası, uzakta henüz ötmeye başlamamış bir kuşun sessizliği… İçimin anaforları yavaşça durulup derinleşiyor. Sanki aradığım şey bir yere varmak değilmiş; bütün bu aşklar, bütün bu kayıplar, benden kendime uzun bir sürgünmüş.

Bir an geliyor, ne evrenden ayrıyım ne de onda kaybolmuşum. İçimde yarı açık bir pencere… Bu ne aşk, ne sonsuzluk; ikisinin arasında bir yerde görünmeden titreşen bir şey. Belki de aradığım, başka biri olmak değil; bunca zamandır aradığım insanla bir anlığına göz göze gelmekti. Ve yine sormak:
Dünya henüz kendi adını anmamışken ben kimim? Hangi âlemin neresinde başlıyor bende evren, nerede bitiyor ben?
İlk sevmelerden sızan o adsız his dudaklarımın ucunda bir sır gibi duruyor. Ben hâlâ bilmiyorum. Bir insanın içine bu kadar çok dünya nasıl sığabilir?

***

EditörEditör