Saygının Yalnızlığı  

Sedat İlhan

30-12-2024 15:08

Advert

İki dostun telefonda dakikalarca hiçbir şey söylemeden ağladıklarını duymuştum. Bu yaşanmışlığa kendimce bir anlam yüklüyorum. Sanki sonsuzluk içime doluyor.

Veya bir ortamda; “Tüm sorular sorulabilmeli, utanmadan, sıkılmadan, dışlanmadan…“ dediğimde bir dostun itirazı gelmişti. “Arkadaşları peygamberimizin etrafında oturmuş dinlerler ama soramazlar. Birisi gelse, sorsa, biz de öğrensek diye beklerler.“ Bu iki durum aslında birbiri ile çelişiyor gibi görünse de gerçekte böyle bir şey söz konusu değil.

Kavramlara en az üç yönden yaklaşılmalı, demiştik. Sorulan kişi, konuyu anlaşılır bir şekilde açıklamalı. Bunun için tabii ki anlaması şart. Muhatabını, hedeflerini, arayışlarını… Soruyu, nereye uzanabileceğini, kaynağını...

Soran kişi ise öğrenmek için sormalı. Herkesin kendi cevabını kendisi bulabileceğinin bilinciyle. İç dünyasındaki dengelerini tekrar ve tekrar gözden geçirerek değerlerinin ve ilkelerinin birbiri ile uyumunu sağlamaya çalışarak. Hakikate veya topluma bakan yön için de bir şeyler söylemek mümkün.

Gerçek şu ki, sorular her zaman için öğrenmek içinsorulmuyor. Bazen öğretmek için, bazen itiraz, konuyu bulandırma, onaylanma, ben de biliyorum deme... Böyle bir sınıflamayı kabul edemeyenler var ise özür. Bu söylemimi ispat etmek üzere herhangi bir argüman sürmeye niyetim yok. Sayılanların sayılmayanların hepsini farklı zamanlarda yaparken buluyorum kendimi. İstemesem de. Şeytanın ortağıolan nefsimi, egomu frenleyemiyorum.
Her şeye rağmen sorusu olan sormalı. Sorana; “Sus“ dememeli.

Görünen o ki, saygı konusunda sanki bazı yanlışlara düşünmekte. Saygının alanına girmekle birlikte bir takım duygularımızla, korkularımız, menfaatlarımız mesela, yapadurduklarımız ayrı tutulmalı.

Bizi iyi hissettirenlerin hatalarını görmeme meylimiz var. Onların mazeretlerini onlar adına sıralayarak göstermeye çalıştığımız affediciliğimiz saygı olamaz. Her ne konuda olursa olsun taassuplarımız, beklentilerimiz nedeniyle hoş görmelerimiz de.

Susmak veya söylemek? Kiminle, ne zaman, konuşulacak ise eğer? İsterseniz bir konuda anlaşalım. Söyleyiverince düzelivereceğine inanıyorsak eğer bu kadar problemleri neden yaşıyoruz? Daha fazla söyleyelim daha yüksek sesle haykıralım… Tüm insanlar mutlu mesut yaşasınlar. Hemen, şimdi!

Ama olmuyor, olmayacak. Saygı olmadan asla…Nedenini, nasılını dostların anlayışlarına havale ederek ütopyalarda dolaşmaya devam. Ütopyalarım, çünkü yaşamadığımı anlatmam mümkün değil. Cümlelerim arayışlarımın ifadesi. Duygularımla, düşüncelerimle, tecrübelerimle kurduğum hayat denklemim. İnsanlığın hakikatine adım adım ulaşmak hedefim, olabildiğince. Yolda olmak bile harika…

Fikir alışverişimizin en temel kavramı olan saygıya odaklanalım biraz. Nesnemiz insandır. Kendisine ait olmayan doğruları alıp kullanma konusunda bilinçli veya bilinçsiz direnci olan ucube bir varlık. Her zaman haklı. İstisnaları mümkündür diyelim ki, tezimiz havada kalmasın.

Saygı, bir anlamda insanı kendisiyle, yaptıklarıyla, mazeretleri ile baş başa bırakmaktır, denebilir. Kendisine has öğrenme yolculuğuna karışmama. Deneme cesaretini kırmama. Özgür bırakma, hata yapma özgürlüğünü yaşatma. Sadece sözlerle değil, halimizle.

Bu noktada isyanlarım var. Bir yönden bakınca saygınıngereğini de gösteren… Yıllar önce idi çünkü. Bir kitaptan birkaç satır okumam ağlamam için yetmişti. Çocuklarımıza dostlarımızla tecrübelerimizi aktaramıyoruz. “Ne yazık ki!“ demeli mi, bilemiyorum. Realitemiz.

Kızım… Küçükken; “Koy başını.“ derdim ona. Başını omuzuma koyardı. Üç-beş adım atınca da orada uyur kalır. Şimdilerde büyüdü. Kararlarını tartışmak bile istemiyor artık. Risklerini görüyorum. Birkaç ufak hatırlatmam karşılıksız kalıyor. Saygı ile yaklaşmadığım sürece ona yardım edebilmem mümkün olamayacak.

Saygı… Yalnız kalmaya mahkum. Fıtratında yalnızlık var çünkü. Ama acı olan şey bu değil. Kendimiz olamama, onuçok daha derinden yaralıyor olmalı. Çünkü saygı, düşüncelerimizi gerçekleme adına attığımız acemice, ürkekçe adımlarımızla, arayışlarımız, gayretlerimizle nefes alabilir. Veya aksi halde, saygının atmosferinde kendisini adam sananlar, başımızda ahkam kesmeye başlayabilir.

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00