Bağ Kurma - İletişim

Sedat İlhan

21-06-2024 12:59

Advert

Seminere her zamanki gibi neler söyleyeceğimi düşünerek gittim. Saatler önce, hiçbir şey duymadan. Bu bir hastalık belirtisi olabilir mi? Şüpheleniyorum. Dermanı olmayan dertlere düştüm ise, Lokman Hekim aranmalı.

Veya kültürümüz, zamanın çıldırtıcılığında insanlığımız çok basit bir bakış açısı kayması nedeniyle can çekişiyor, çözümsüz. Rahatsız olmamak mümkün mü?

Sunumu yapacak olan arkadaşımızla çay alırken karşılaştım. İçimdeki çocuk kıpır kıpır. Duramadım, heyecan var mı, deyiverdim. Sonra toparlamaya çalıştım. Profesör de olsak sınav deyince elimiz ayağımız birbirine dolanıyor, dedim.

Neden? Sunum yapacak olanlar o günün hakimi, ev sahibi, sünnet çocuğu, gelinlik, görümlük kız. Özenle giyiniyorlar, makyaj yapıyorlar. Ve stres, olmazsa olmaz.

Bu halimizin topluma bakan yönü vardır mutlaka. Başarı tanımlarımız en temel göstergemiz. Ancak cevabı aranması gereken soru şu; birey olarak biz bunun neresindeyiz? Neyi başarı olarak görüyoruz?
Kimsenin kalbini kırmamak, mesela. Başarı olabilir mi? Gerçi bu nasıl mümkün olabilir, henüz bilmiyorum. Söyleyiverince değişiverecek aldanmışlığımdan, yanılmışlığımdan vazgeçemediğim sürece… Muhataplarıma iyi şeyler hissettirmediğimi düşünmeme rağmen. Doğrucu Davut, dokuz köyden kovulmuş, onuncusunu arayan.

Doğru mudur kabul görmeyen yoksa Davut mu?

Sunum kısa sürdü. Sonrasında katılımcılar görüşlerini paylaştı. Teşekkür, takdir vazgeçilmezimiz. Sanki zaman israfı gibi geliyor bana. Güzel sözler duymak isteriz, kesin, inanmasak da söylenenlere, Yoksa inanır mıyız? Aslında kritik etmemiz konuyu önemsediğimize işaret. Düşüncelerimizi söyleyemeye istekli olmamız anlama, anlatma, anlaşma gayretimiz. Bazen dostça görünmese bile böyle.

Kötü bir içeriğe katkıda bulunmak kolay değil. Nerem doğru misali. Kelimelere değil harflere itirazımız varken… Zaten düşmüş, özgüven yerlerde, dokunsan ağlayacak, bir de biz mi vuracağız? Ya ciddi ciddi bilgi dolu ise? Çözüm, sorumluluk, kapsayıcılık… Olabilir mi böyle bir şey? Hayır! Kesinlikle hem de. Mutlaka başka bir bakış açısı ile yanlışlanmalı, tamamlanmalı. Veya sadece insanlığımız.

Hikaye bebeklikle başlıyor. Karnımız açıktığında hemencecik, sıcacık bir kucağı bulduğumuzda güvenli bağlanmayı öğreniriz. Ve hayatımızın sonuna kadar bu edindiğimiz meleke ile bakarız dostlarımıza. Doğrudur.

O zaman evlilik okulları kuralım. Mezun olanlar evlenebilsin, çocuk sahibi olabilsin. Ya mezun olamaz veya gitmek istemez ise? Tez kafası vurula!.. Ferman dövletlümün.

Duramadım yine. Susamadım. Annem babam beni nasıl yetiştirmiş olursa olsun, tüm yaptıklarımın ve yapmadıklarımın sorumluluğunu üzerime alıyorum, dedim. Hatalarımın sorumlusu benim. Çocuk eğitimi yoktur. Onlar kendileri öğrenirler. Bize bakarak, gördüklerini uygularlar. Sözlerimiz eylemlerimizle uyumlu değilse bir tercih yaparlar veya bir köşeye yazarlar. Bizi kırmak istemezler, itiraz etmezler, edemezler belki ama ya büyüyünce? İşte bu nedenle hayatı bir tiyatro gibi göremeyenler çocuklarına ebeveynlik yapamazlar.

Çok büyük laf etmişim. Kendimi anlatmışım. Dün 14 yaşındaki oğlumla görüştüm bu konuyu; “Senin baban oyun oynamayı bilmez” dedim. Ama istiyorum. Nasıl olacak bilmiyorum ama istiyorum. Birgün bir çocuk gibi, çocukları kıskandıracak bir masumiyetle oynayacağım onunla.

Konfüçyüs’ün bir sözü; “Kendine yapılmasını istemediğini sen de başkalarına yapma“

Bir katılımcı mı söyledi yoksa ben mi ilgi kurarak kafamda söylemlerimi hazırladım, bilemiyorum. Basit bir cümle ama anlam derin, bilgece. Bir video seyrettim. Bu söz üzerine epey konuşulmuş. Bazı felsefeciler bununla ahlakı bilime dayandırmışlar. Bir çok soru da var haliyle. Neden hayvanların etlerini yiyoruz? İşkenceyi kendisi için normal gören birisi diğerlerine yapabilir mi?

Aslında basit bir cümle ama anlam derin.

İnsanlığımız. Özgürlüğümüz, özgünlüğümüz kırmızı çizgimiz. Herşeye rağmen, kaybetme pahasına, hayatımızı bile. Çözümlerde kendimizi hissetmediğimiz sürece asla kabul etmemek üzere bir neden bulabiliriz. İnsanlık tarihimiz örnekleri ile dolu. Yanlış diyemeyeceğim ne yazık ki. Ben yoksam içinde neden var olsun, var olabilir mi veya?

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00