Öğrenciyken, lise'de ya da Üniversite’de, farketmez, hocaların bazılarının, hepsi değil, soru sormaya özendirdiklerine tanık olmuşuuzdur: ‘soru sormak;-evet hiç kuşkusuz doğru-olan’a varmanın analitik akılyürütme yoludur.Malûmu ilâm kabilinden söyleyeyim: Bilim, ’neden?’ sorusuyla başlar. Peki ama, hocalar soru sormanın da bir kuralı olduğunu, hangi türden soruların sorulmaması gerektiğini söylüyorlar mı?
Evet, hangi tür sorular sorulmamalı?
1. Bağlam-dışı sorular: Umberto Eco, ‘Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti’de anlatır: İtalya Kıralı Vittorio Emanuele III. ‘humanist kültürü kıt’ ama biraz da bön bir kralmış. ‘Bir gün bir resim sergisinin açılışını yapmak, dolayısıyla tablolara hayran hayran bakarak salonları dolaşmak zorunda kal[ıp] da ‘ yamaçlarında bir köyün uzandığı çok güzel bir vâdi manzarasının önüne geldiğinde uzun uzun resme bakmış ve sonra serginin yöneticisine sormuş: ‘’Bu köyün nüfusu nedir?’’ ‘
Eco’nun Vittorio Emanuele III’e ilişkin bu öyküsü, soru sormaya ilişkin bir mantığın olduğunu da ortaya koyar. Bu mantık, bağlama [contexte] ilişkin bir mantıktır: Hangi sorunun ne bağlamda sorulabileceğinin sınırlarını belirleyen bir mantık! Vittorio Emanuele III.’ün sorusunun gülünç bir soru olması, tabloyu seyrederken, sorulmaması gereken bir soruyu sormasındandır.
Bu tür soruların gündelik hayatımızda giderek yaygınlaştığını görmezden gelmek olanaklı değil artık. Gün geçmiyor ki, tuhaf tuhaflığı, bağlam-dışı’lıktan kaynaklanan sorular soruluyor olmasın. Bu sorular, empirik ya da gündelik hayat bilgisine ilişkin de olabiliyor. Derviş Zaim’in ‘Balık’ filminin galasından sonra yönetmen, davetlilerin bir bölümü ile kısa bir söyleşi yapmıştı. ‘Balık’, kısaca insanın Doğa’ya acımasız müdahalesine karşı, Doğa’nın insandan daha acımasızca nasıl öc aldığına ilişkin alegorik bir filmdir: Derviş Zaim film üzerine konuşmasını bitirdikten sonra sorulara geçildi. İyi giyimli, büyük olasılıkla üniversite mezunu olduğunu sandığım bir genç kızımız Derviş Zaim’e şu soruyu sordu: ‘Derviş bey, filmdeki balığın türü neydi? Levrek miydi?’
Bağlam-dışı soruların absürd olanları da var. Büyük olasılıkla duymuş olmalısınızdır, ‘Münasebetsiz Mehmet Efendi’ öyküleri; en bilinenini yineliyeyim: Sultan, ‘Münasebetsiz Mehmet Efendi’diye birinden sıkça söz edildiğini duyunca,ilgilenmiş, ‘bulun, huzuruma getirin!’ buyurmuş. Adamı getirmişler, Sultan bakmış, akıllı uslu biri, bir münasebetsizliğini görmemiş. Tam adamı göndereceği sırada Münasebetsiz Mehmet Efendi ‘Sultanım’, demiş. ‘size bir sualim var!’ ‘Evet’ demiş Sultan, ‘Nedir sualin ?’ ‘Pederiniz merhum zurna çalar mıydı?’ Sultan şaşırmış, ‘Hayır, çalmazdı’ demiş, ‘Peki ama neden sordun bu suali?’ Münasebetsiz Mehmet Efendi, boynunu bükmüş, ‘Benim pederim de çalmazdı!’ demiş… [Bana sorarsanız, Ömer Seyfeddin’in ‘Nadan’ öyküsünün de bu bağlamda okunması gerekir.]
2. ‘Merak’ve ‘Tecessüs’ farkına ilişkin sorular: Rahmetli Cemil Meriç hocayla yaptığın bir konuşma sırasında kendisine ‘ merak ettiğimi’ söylediğim bir konuyu sordum. Hoca, ‘bu soru, merak değil, tecessüs sorusudur’ dedi ve açıkladı: ‘merak, kayıtlı, kayda geçmiş olanı öğrenmek istemektir . Basit bir misâl: Jean-Jacques Rousseau’nın ‘Emile’i ne zaman yazdığını merak edebilirsin.
Rousseau’nun biyografini bulur, öğrenirsin: Bu, meraktır! Tecessüs ise, kayda geçmemiş , herhangi bir yerde kayıtlı olmayanı öğrenmek istemektir.’
Buna ilişkin örnek bir durum da benim başımdan geçmiştir: Ben Bilkent Üniversitesi’nde hocayken, Evliya Çelebi konusunda dünya çapında bir uzman olan A.B.D’li Türkolog Prof. Dr. Robert Dankoff, bizde bir konferans vermişti: Fevkalâde ilginç bir konferanstı: Konusu, bermutat Doğu/ Batı sorunsalı! Prof. Dankoff, dikkate değer bir farktan söz etti: Dedi ki: ‘Doğu devletlerinde Padişahlar ve devlet yönetici bürokrat kullar kamusal alana daimâ başları örtük olarak çıkarlar: Bu ya sarıktır, ya kavuktur, kalpaktır veya fes, vb… Buna karşılık Batılı devletlerde imparatorlar ve krallar, bazı istisnai durumlar dışında, kamusal alana daima başı açık olarak çıkarlar. Doğulu sultanların, vezirlerin yükü ağırdır. Mesela, farklı kavuk türleri içinde mücevveze çok ağırdır.’
Konferans bitti: Öğrencilerimizden bir kızımız parmak kaldırıp şu soruyu sordu: ‘Hocam, öücevveze çok ağırdır, dediniz: Acaba kaç kilo?
Dankoff, bu soruya cevap vermedi. Konferanstan sonra kızı çağırdım ve elbette Cemil Hoca’yı yâd ederek, ‘Kızım’ dedim, ‘mücevvezenin kaç kilo olduğunu herhangi bir ansiklopedide yada konuyla ilgili bir kitapta bulabilirsin. Ama asıl sorman gereken soru şuydu: “Doğuda ve Batıda hükümdarlar niçin kamusal alana başı kapalı ve başı açık olarak çıkıyorlar ? Çünkü, bu Dankoff’un bir tesbiti. Ve yanıtı,bir yerde kayıtlı değil…” ’
Anlayacağınız, soru sormak ,sanıldığı kadar kolay değildir;- hangi tür sorulmaması gerektiğini de bilmek gerekir…
Yusuf Sarıkaya
Yanlışa Yanlış Demeliyiz
Gevher Aktaş Demirkaya
Karanlığın İçinde Kalan Işık ve Sessiz Seçimlerin Ağırlığı
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 3-Gölge Güçlerin Yüklelişi
Ebru Bozcuk
Rağmen Yaşamak
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hakan Cucunel
Salı
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Aile Büyük Bir Birey Birey Küçük Bir Ailedir
Musa Aşkın
Hisler mi Köreldi
Sedat İlhan
Yapay Zekâm
Deniz İmre
Korkunun Sesi Vardı
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Hızır Dokundu
Serhan Poyraz
Hemingway’in Kadınları / Naomı Wood
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Hamiyet Su Kopartan
Kâbe'de Hacılar
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar