DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hilmi Yavuz
Hilmi Yavuz
Giriş Tarihi : 14-12-2024 15:16

Baba düzyazıdır anne şiir!

Şiirlerimde ‘baba[m]dan sözetmediğimi anımsattığında, Eser’e bunu söylemeliydim. Daha sonra, yolda yürürken, Şehnaz’a, böylece dilegetirdim: Baba düzyazıydı benim için; anne, şiir! Gerçekten.

Hep söylemişimdir: Benim yaşamımda, bilgiyi, akıl’ı, sanırım öyle söylenebilir, Apollon’ca-olan’ı, babam temsil etmiştir;-dâimâ! Daha yeniyetme bile değilken, ilkokul yıllarıdır, rahle-i tedris’ine oturtan, ‘sana okullarda öğretilmeyeni öğreteceğim’ diyen o’dur,-babam...

Gerçekten de, ‘okullarda öğretilmeyen’i, bir tür ‘bahsî’ (‘diskursiv’) bilgi olarak bana öğretmiştir. Babamı, daha çok retorik’le ilişkilendirmişimdir; oysa annem bu anlamda liriktir..

Evet, lirik! Onu kesinliyorum şimdi. Derûni ve mistik olanıysa annemle yaşadım. Babam konuşarak, annem susarak dönüştürdüler tinimi. Bir eldiven gibi, hem içiyle hem dışıyla (ve elbette hangisinin iç, hangisinin dış olduğunu bilmeden) iki taraflı dokunan, iki yüzüyle de kullanılabilen bir tin...

Hâşim gibi söyleyeyim: Annemle karanlık geceler bazı çıkardık. Başları beyaz tülbentli kadınları, güzel yüzlü, ıtırlı kadınlardı, birbirlerini bakarak, söze gerek yoktu, anlamayı bilen kadınlar. Bir dokunuşa dönüştürmüşlerdi sözleri, öyle onaylıyorlardı birbirlerini, derin ve gizemli bakışlıydılar. Bembeyaz tülbentler, ıtırlıydılar ve onlar, o kadar ferah ve aydınlıktılar ki, o odalarda çiçek işlemeli gaz lambasının ışığından daha fazlası, çok daha fazlası vardı:-tülbentlerin aydınlığı...

Annem, lirik’ti; ‘bahsî’ değildi bilgisi, hâdsî (‘intuitiv’) idi. O gecelerde beyaz tülbentlilerde benim bile farkettiğim, ilkokul yıllarımdı, bir esrime, bir kendinden geçme vardı. Dionysos-olan’dı annem.

Dünyayı (ya da şeyleri), derin ve gecemsi bakışlarıyla kendilerinin kılan bu gizemli kadınlar, yumuşak ve aydınlık dokunuşlarla da kendilerini birbirlerinin kılıyorlardı. Odanın o görklü ışığına ekledikleri tülbentlerinin aydınlığına bürünüyorlardı, dudaklarında belli belirsiz kıpırtılarla.

Evet, annemle karanlıkta bazı geceler çıkardık, dönerken eve, o aydınlıkla mı dönerdik;-anımsamıyorum şimdi.

Benim gizem öğretmenimdi annem; hüzün öğretmenimdi;-hüznün nasıl yaşandığını, sessiz bir teslimiyetle ondan öğrendim(di).

NELER SÖYLENDİ?
@
Hilmi Yavuz

Hilmi Yavuz

DİĞER YAZILARI Kayboluş ve Yıkım  Okuma Takıntısı Sevgili Şair Metin Altıok İçin Etiketlenmiş Bulundum ah güzdür güzdür o bulanık defter! Husrev-i Vâlâ-Himem Oruç Aruoba İçin Tarihi Tahrif Etmek ve Popüler Tarih Ah, Güzdür, Güzdür O, Bulanık Defter! Filozoflar ve Eşekler Üzerine Bir Deneme Okuma Takıntısı Bir Tartışma Üstüne: Pişmiş Aşa Nasıl Su Kattım? ah, güzdür, güzdür o, bulanık defter! Köpek Sosyolojisi: Modern mi, Moda mı? Vicdan, Mülkün Temelidir Elbiselikler Çeviri Şiirler Kaynakçası: Hangi Şiir Kimin?  Dinî Bayramların Ruhaniyeti Niçin Yok Oldu? Safa Önal: Hatıra, Şairdir! Yalan Üzerine Bir Deneme Sofra ve İktidar Sigara Nostaljisi Üzerine Notlar Missouri Geldi! Para Üzerine bir Deneme 1950 Kuşağı Üzerine Notlar Canım Kardeşim Oruç Aruoba İçin İnsanoğlu güvende mi?  Anketler ve İdeoloji ‘İstanbul Beyefendisi’ Fethi Naci’yi Anmak Çocukluğumun Ramazanları Sivil Toplum Üzerine Asrîleşme İkonları Kabul Günleri ‘Vicdan, Mülkün Temelidir’ Kıskançlığın Soykütüğü Sorulmaması Gereken Sorular Bursa’da Ben: Çocuk Narkissos ve Yaşlı Dionysos ‘Filozoflar ve Eşekler’ Üzerine Bir Deneme Cemal Süreya Baba düzyazıdır; anne şiir! İşkence ve İşkencenin Tarihi Üzerine Okuma Takıntısı Fragmanlar Yaz İkindileri Haziran! Ayların En Zalimi! Eski Telefon Anıları Felsefe ve Şiir İlişkisi Üzerine Notlar ‘Ah güzdür, güzdür o bulanık defter!’
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA