Önce ‘sivil toplum’dan neyin anlaşılması gerektiğini ortaya koyalım: Sivil toplum’a ilişkin olarak yapılan tanımların tümünde, ‘sivil toplum’, ‘Devletten özerk’ bir alan olarak tanımlanıyor. Björn Beckman’ın, ’Demokratikleşmeyi Açıklamak: Sivil Toplum Üzerine Notlar’ adlı makalesinde verdiği tanımlara bakalım: ‘Sivil toplum, devletle aile arasında, devletten ayrı ve devletle ilişkide özerkliğe sahip birlik alanıdır [Gordon White]; ‘sivil toplum, gönüllü, kendi kendini yaratan, devletten özerk, örgütlü toplumsal yaşam alanıdır’ [L.Diamond]. Charles Taylor’a göre ise, sivil toplum, ‘minimal anlamda devletin vesayeti altında olmayan, özgür birliklerin bulunduğu yerde; güçlü anlamda ise, sadece bir bütün olarak toplumun devlet vesayetinde olmayan bu tür kendini yapılandırabildiği ve eylemlerini koordine edebildikleri yerde’ var olur. Beckman’ın deyişiyle, Devletten özerk olmak, sivil toplumun tanımına dahilse [-ki, görüldüğü gibi, dahildir! H.Y] ,bundan ‘sivilliğin derecesinin özerkliğin derecesine bağlı olduğu sonucu[nun] çıka[cağını]’ bildiriyor.
Açıkça görülmüyor mu?: Bir kuruluşun ‘sivil toplum’ örgütü olabilmesi için, Devlet’ten, Devlet’in resmî ideolojisinden özerk ,dolayısıyla da ‘devletin vesayeti altında olmayan’ bir yapıda var olması zorunluluğu vardır. ‘özerklik’, tanımı gereği, ‘sivil toplum’ kavramının ‘olmazsa olmaz’ıdır…Kısaca ,‘Sivil toplum’ kavramının, teorik olduğu kadar, tarihsel olarak da, ‘özerklik’le birebir bir mütekabiliyet ilişkisi içinde olduğu biliniyor.
Prof. Dr.Şerif Mardin, ‘Din ve İdeoloji’de Reinhard Bendix’in ‘Batı’daki toplumsal değişmelerin ve toplum konusunda Batı düşüncesinin Weber’in Rechtsgemeinschaften diye adlandırdığı, özerk yetkileri olan tüzel kuruluşlarca biçimlendirildiğini gösterdiğini’ bildirir ve bunların ‘Batı’da medenî [sivil H.Y.] toplumun toplumsal tabanını meydana getir[diğini] söyler. Görüldüğü gibi, burada da Devlet’ten özerk olarak inşa edilen yapılar sözkonusudur. Mardin, Osmanlı’da bu anlamda ‘medenî toplum’dan söz edilemeyeceğini önesürer, ama mesela H.A.R. Gibb gibi bazı şarkiyatçıların esnaf loncaları, köy kurulları ve göçebe aşiret teşkilatları gibi bazı ‘ikincil yapılar’ın ‘sivil toplum’un ‘en yakın Osmanlı karşılığı’ olduğu konusundaki görüşlerini aktarır ve ilave eder: ‘Gibb, bunları bir dereceye kadar özerklik sahibi olarak görmektedir.’
Açıkca görüldüğü gibi, Batı’da ticaret oligarşilerinin şehir yönetimlerine el koyarak oluşturdukları Devlet’ten özerk ikincil yapılara Osmanlı toplumunda rastlanmasa da, bir dereceye kadar ‘özerk’ oluşun ‘sivil toplum’u belirlediği öne sürülebiliyor. Dolayısıyla, politik hakimiyetin örgütlenişinin tepeden aşağıya doğru yapılandığı bürokratik bir imparatorlukta dinsel-politik ilişkilerin üretim ilişkileri gibi işlev gördüğü varsayımından yolaçıkarak ‘sivil toplum’u, dinsel ve politik bağlamda Devlet’ten ‘özerk’ olup olmadığına bakarak belirlemek mümkündür.
Hakan Cucunel
Jean Teule – Dansa Davet
Musa Aşkın
Cırcır Böceklerinin Sevgi Çağrısı
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 16 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar