DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Hilmi Yavuz
Hilmi Yavuz
Giriş Tarihi : 13-07-2025 18:45

Sevgili Şair Metin Altıok İçin

Metin’in şiirlerini okuyorum;-‘Gerçeğin Öteyakası’ndaki şiirleri. Ne kadar çok ‘ölüm’ var bu şiirlerde ve ne kadar çok ‘Ölüm’den söz ediliyor! Bir ‘sone’nin ‘son’u, sanki Metin’in ‘son’unu söylüyor: ‘Güzel yüzle karşılama beni sakın/Güzel sonuma bırak ölümüm yakın.’ Bir  ‘sone’nin ‘başlangıcı’ ise, sanki o uğursuz temmuz günü, o lanetlenmiş oteldeki Metin’i (ya da, ‘son’un başlangıcı’nı ) imliyor gibidir: ‘Başımda siyah şapka, elimde çiçek; /Bekliyordum ikide bir saatıma bakarak/Yüreğim dalından düştü düşecek...’ İşte, ‘Madımak Oteli’nin merdivenlerine oturmuş, bekliyor Metin;-o hala, her bakıldığında yürek burkan fotoğraf: Başında siyah şapka yok, ama ‘ölüm’ün ‘siyah şapka’sını giyecek yakında,-elindeki de, çiçek değil!  ‘Yüreği[nin] dalından düştü düşecek’ olduğunu biliyoruz oysa.

Metin Altıok’la benim uzun bir dostluğum olmadı. Ankara’da  bir iki kez karşılaşıp konuştuğumuzu anımsıyorum. Ama, şiirini biliyordum elbet ve onun da, ilk şiir kitabını (‘Gezgin’), kuşakdaşlarına göre bir hayli geç, 35 yaşındayken yayımladığını da... O kitabın arka kapağına, Salim Amca (Şengil) ,Behçet Hoca’nın (Necatigil) sözlerini koymuştur. Metin’in şiirine ilk kez rastladığında Hoca’nın izlenimlerini:’ [E]n çok onunkiler düşündürdü, zenginleştirdi beni.[...] [T]aze bir duyarlığın sekiz şiiri. Meseledir.’

Gerçekten de öyleydi: Metin’in şiiri yaşamla yazı arasında, bazan birini,
bazan da ötekini olumsuzlayarak,(ama sanırım, daha çok yaşam’ı olumsuzlayarak) yazıldı: Hoca’nın dediği gibi:’Meseledir!’ Şiirine bakılırsa leylakları, kedileri, Cemal’i, Edip’i, Metin’i, Turgut’u ( ‘O güzel atlar’ın dört atlısı), yetim güzler ve öksüz kışlar arasında geçen tarazlanmış zamanları yaşama yeğ tuttuğu anlaşılır. Göğsüne eskisin diye testi gömdüklerindeyse, ölümü yaşama yeğ tutmuştur. Dilindeki kırağıyı söz’e dönüştürür; yara, bere içinde morarır şiirleri... Sonunda da, gurbeti sesine mesken eder.

‘Evet, sırasıdır, ölümden konuşacaktık’, diyor Metin;- hiç bilebilir miydik onun ölümünden konuşacağımızı? Ve ‘onun elindeki kuru değnek’ten? Şimdi Metin’in hangi şiirini okusam, o tekinsiz otelde, merdivenlerde, Metin’i görüyorum. Sanki bütün imgeler, o fotoğrafı betimlemek için okunabilir oluyorlar ben bunları yazarken..Yaşamı ve şiiri, orada, o fotoğrafla, yanyana çekilmiş gibidir...Yaşamı ve şiiriyle, bir fotoğrafta olmak: ‘Meseledir’

Metin Altıok,  Madımak Oteli’nde yanan bir kurban değil, bir martyr’dir, bana göre. Zorbalıkla dayatılan bir ölüm ve ölenin büyük masumiyeti! Ölümün ve masumiyetin bir aradalığı, Golgotha tepesinden Madımak Oteli’ne kadar, insanın acı tarihinde, o kadar uzun sürmüştür işte! Ve bu yaban dünyada daha da süreceğe benzer…

O meş’um 1993 temmuz gününün ertesinde Adam Sanat Dergisi’nde Madımak olayıyla ilgili bir soruşturmaya verdiğim yanıtta ‘gizli devlet’ten söz ederken, insanın acı tarihinin işte bu gizli devlet tarafından yazıldığını biliyordum elbet. Hüzünlerimizi bile ‘faili meçhul hüzün’ler diye yazmak durumunda kalıyorsak  eğer, bu söz , masumiyetimizin ‘gizli devlet’in ölümcül ve yaban saldırısına uğrayabileceğine  dair duyduğumuz derin kaygılardan dolayıdır.

Sevgili Metin’i, şimdi kendi şiirini biraz değiştirerek anacağım şimdi;-ona kendi şiiriyle ünleyeceğim:

‘Üzülme Altıok Metin, hüzünlerle geçen tarazlanmış ömrüne
 Sen yoğun sis içinde sesi duyulan, uzak çansın her zaman...’

*Metin Altıok, ‘Gerçeğin Öteyakası’nı bana ‘Sevgili Şair Hilmi Yavuz için’ diye imzalamıştı (18.4.1990).

***

TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE  KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...

Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz

NELER SÖYLENDİ?
@
Hilmi Yavuz

Hilmi Yavuz

DİĞER YAZILARI Kayboluş ve Yıkım  Okuma Takıntısı Etiketlenmiş Bulundum ah güzdür güzdür o bulanık defter! Husrev-i Vâlâ-Himem Oruç Aruoba İçin Tarihi Tahrif Etmek ve Popüler Tarih Baba düzyazıdır anne şiir! Ah, Güzdür, Güzdür O, Bulanık Defter! Filozoflar ve Eşekler Üzerine Bir Deneme Okuma Takıntısı Bir Tartışma Üstüne: Pişmiş Aşa Nasıl Su Kattım? ah, güzdür, güzdür o, bulanık defter! Köpek Sosyolojisi: Modern mi, Moda mı? Vicdan, Mülkün Temelidir Elbiselikler Çeviri Şiirler Kaynakçası: Hangi Şiir Kimin?  Dinî Bayramların Ruhaniyeti Niçin Yok Oldu? Safa Önal: Hatıra, Şairdir! Yalan Üzerine Bir Deneme Sofra ve İktidar Sigara Nostaljisi Üzerine Notlar Missouri Geldi! Para Üzerine bir Deneme 1950 Kuşağı Üzerine Notlar Canım Kardeşim Oruç Aruoba İçin İnsanoğlu güvende mi?  Anketler ve İdeoloji ‘İstanbul Beyefendisi’ Fethi Naci’yi Anmak Çocukluğumun Ramazanları Sivil Toplum Üzerine Asrîleşme İkonları Kabul Günleri ‘Vicdan, Mülkün Temelidir’ Kıskançlığın Soykütüğü Sorulmaması Gereken Sorular Bursa’da Ben: Çocuk Narkissos ve Yaşlı Dionysos ‘Filozoflar ve Eşekler’ Üzerine Bir Deneme Cemal Süreya Baba düzyazıdır; anne şiir! İşkence ve İşkencenin Tarihi Üzerine Okuma Takıntısı Fragmanlar Yaz İkindileri Haziran! Ayların En Zalimi! Eski Telefon Anıları Felsefe ve Şiir İlişkisi Üzerine Notlar ‘Ah güzdür, güzdür o bulanık defter!’
KÖŞE YAZARLARI TÜMÜ
Advert
Yol Durumu
ARŞİV ARAMA