Aziz dost Husrev Hatemî’yi ‘3 H’ ile anarım: hekim, hakîm ve himem. Üçüncüsünü Nef’î’nin ‘Bahar Kasidesi’nden aldım;- şu dizeden: ‘İkbâl ile mesrur ola ol husrev-i vâlâ-himem’. Aziz dostumun ‘ikbâl ile mesrûr’ olduğundan şüphemiz yok. Hekimliğini tıbbî firasetine, hakimliğini edipliğine, himmetini hastaları ve dostlarından esirgemediği ilgisine borçluyuz.
Aziz dostumun bir lâtif vasfı vardır ki, o da ‘humour’ diye bilinen nesnedir. Bundan yaklaşık neredeyse 40 yıl önce, The Marmara Oteli’nde Nurettin Sözen, Selçuk Erez, Kemal Alemdaroğlu, Ergun Göknel ve Tarhan Erdem’in yönetimindeki, ‘Taksim Toplantıları’nda, karşılıklı beyitler yazıp eğlendiğimiz çok olmuştur. Bir defasında Rahmetli Erdal İnönü’nün konuşmacı olduğu toplantıda, hem de Erdal bey konuşurken, ‘Erdalî’ ve ‘zerdali’ kafiyeli beytini okuduğumda, kendimi tutamayıp şedit bir kahkaha patlatınca, hazîrûn, bu gayriihtiyari münasebetsizliğime ters ters bakmışlardı, diye hatırlıyorum.
Hekim Husrev Hatemî, şayet hastası bir edebiyatçı ise- ki, çoğunlukla öyledir!- onlarla edebiyat konuşmayı sever. Bir keresinde merhume eşim Nuran, Cerrahpaşa Endokrinoloji servisinde bir tıbbî sorunu dolayısıyla aziz dostumu ziyaret edip eve döndüğünde, kendisine, merakla, ‘Ne oldu? Husrev ne dedi?’ diye sormuştum. Nuran’ın cevabı şu olmuştu: ‘ Valla daha çok Adalet Ağaoğlu’nun ‘Ölmeye Yatmak’ romanındaki Aysel karakterini konuştuk. Gerisini hatırlamıyorum’... Şakaydı elbet… Çok gülmüştük…
Aziz dostumun iki hususiyetinden söz etmem gerekiyor. Hoca’nın bu hususiyetlerine hemen hemen onu tanıyan herkes şahittir: Nisyân ile malûl olmayan bir hafızâ ve ‘şey’ gibi, ‘işte’ gibi, ‘yâni’ gibi, ‘eeeee, ııııı’ gibi kakofonik ara nağmelerle malûl olmayan bir nâtıka!
Hoca argoyu da sever. Bir TV programında, kardeşi Hüseyin Hatemî’nin bir hukuki konuda ne düşündüğü sorulduğunda, aziz dostum, ‘Birâder buna lay lay lom der…’ diye cevaplamıştı. Ses tonunun ittirâdından bazen ciddi mi söylüyor, yoksa dalga mı geçiyor, diye düşündürür. Bu arada belirtmeden geçmeyeyim: Aziz dostum müstesnâ bir ironikrinoloji uzmanıdır. Her hekimin geçebileceği bir sınav değildir bu…
Aziz dostuma Yunus’ca söylersem ‘sağlık sâfâlık’ diliyorum.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALI İSMİ ve LOGOSU DEĞİŞMİŞTİR. KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -21 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar