Oxford Üniversitesi’nin XX. yüzyılda en büyük dil felsefesi uzmanlarından (ölm.1960) Prof. J.L.Austin, ‘A Plea for Excuses’ adlı makalesinde bir edimin ‘yanlışlıkla’ (‘by mistake’) mı, yoksa ‘kazaen’ (‘by accident’) mi olduğunu, ilginç bir öyküyle örnekler: ‘Sizin de, çiftlik komşunuzun da birer eşeği var, ikisi de aynı otlakta otluyorlar. Günlerden bir gün, eşeğinizden bıktınız ve onu öldürmeye karar verdiniz. Silahınızı doğrultup ateş ettiniz. Kendi eşeğinizi öldürdüğünüzden emin olarak ölü eşeğin yanına gittiğinizde, dehşetle gördünüz ki, vurduğunuz sizinki değil, komşu çiftlik sahibinin eşeği… Özür dilemek için komşunuza gittiğinizde ne dersiniz: ‘ Özür dilerim, eşeğinizi kazaen öldürdüm!’ mü, yoksa ‘eşeğinizi yanlışlıkla öldürdüm’ mü?
Devam edelim: ‘Diyelim ki, bir önceki öyküde olduğu gibi, eşeğinizi öldürmeye karar verdiniz. Bu defa, silahınızı kendi eşeğinize doğrulttunuz, ama tam ateş ettiğiniz sırada, komşunun eşeği yürüyüp araya girdi ve siz bu defa yine onu öldürdünüz. Peki, şimdi komşu çiftlik sahibine ne diyeceksiniz: ‘Özür dilerim, eşeğinizi kazaen öldürdüm!’ mü, yoksa ‘eşeğinizi yanlışlıkla öldürdüm’ mü? ”
Prof. Austin’in verdiği bu örnek, hayvanseverlerin hiç hoşuna gitmeyebilir, doğrusu ilk okuduğumda benim de hoşuma gitmemişti. Ne yapalım ki, Austin’in verdiği bu örneği değiştirmemiz mümkün değil.
Öyleyse biz, asıl mesele üzerinde duralım: ‘yanlışlık’ ile ‘kaza’, farklı kavramlar. İlk örnek, eşeğin ‘yanlışlıkla’ vurulduğunu, ikinci örnek ise,’kazaen’ vurulduğunu gösteriyor elbette… Analitik düşünce, kavramlar arasındaki bu farkların açığa çıkmasını mümkün kılıyor ve, daha da ileri gidip genelleştirerek ve Wittgenstein gibi söylersek, felsefe problemlerinin (doğallıkla, böyle problemler varsa eğer!) dilin yanlış kullanılmasından kaynaklandığını gösteriyor.
(Ayraç içinde belirteyim: Felsefeciler, eşeklere bayılırlar. Jean Buridan, özgürlük ile seçme arasındaki ilişkiyi temellendirirken, eşit uzaklığa konulmuş, aynı nitelikte ve aynı miktarda yulaf yığını karşısında bırakılan bir eşeğin, ikisi arasında bir seçme yapamadığı için eylemsiz (hareketsiz) kalıp açlıktan öldüğünü bildirir. [Dolayısıyla,‘ölme eşeğim ölme!’ demenin bir faydası yoktur, anlayacağınız…]
Nietzsche de, Putların Alacakaranlığı’nda (11. paragraf), filozofla eşek arasında, ikisinin de trajik konumda olmaları dolayısıyla bir bağıntı kurar;-şöyle: ‘ Bir eşek, trajik olabilir mi? Ne taşıyabildiği ne de üzerinden atabildiği bir yükün altında ezilmek! İşte, filozofun durumu…’
Bu uzun istitrattan sonra, asıl meselemize dönelim. Austin’in verdiği örnekten yola çıkarak ‘yanlışlıkla’ yapıp etme ile ‘kazaen’ yapıp etme arasındaki farkı ortaya koymak, mesela, ‘yanlışlık’ ile ‘hata’ arasındaki farkı açıklamaya yeter mi? Durum pek öyle görünmüyor: Paul de Man, Heidegger’in Hölderlin’in bir dizesini ‘yanlış’ (‘mistake’) değil ‘hata’(‘error’) ile okuduğunu önesürer. Çünkü ‘yanlış’lık ya yeteneksizlikten ya da dikkatsizlikten kaynaklanır. ‘Hata’ ise, şayet de Man’ı doğru anladıysam, okur’un (burada, Heidegger’in) niyeti (intentio) ile ilişkilidir.
Sözü 15.yüzyılın bir divan şairine, Abdülhalim Rumî’ye (bazıları Nazîm’e atfetse de) bir beytiyle bağlayalım:
Tövbe yarabb, hata râhına gitdüklerime
Bilüb itdüklerüme, bilmeyüb itdüklerime…
Acaba, şair, ‘bilip’ yapıp etmek ‘hata’, ‘bilmeyip’ yapıp etmek, ‘yanlışlık’ demek istiyor olmasın?
[2009]
Hakan Cucunel
Jean Teule – Dansa Davet
Musa Aşkın
Cırcır Böceklerinin Sevgi Çağrısı
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 16 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar