Sorularımız - Cevaplarımız

Sedat İlhan

28-02-2026 16:02

Advert

"Birbirimize ışık olamaz mıyız?" Düşünüyorum. Bu tavır hayatımızda pek çok şeyi kolaylaştırabilirdi aslında. Ama neden bunu gerçekleyemiyoruz? Birlikte bulmaya çalışalım. Sizlerle tamam olabilir ancak. Umarım, beklerim. Ama kendimiz için. Çünkü başkaları adına karar veremiyoruz.

Soru mu daha önemlidir yoksa cevap mı? Soruları mı bilmek isteyelim yoksa cevapları mı? Bilmediğimiz bir şeyi sorabilir miyiz? Neden sorarız soruyorsak? Tüm soruları teke indirmek mümkün mü? Veya bir soruya verilen cevapları birleştirebilir miyiz?

Konuya, "Gerçekleyemiyoruz." tezi ile giriş yapmışım. Dostum uyardı. Birbirlerinin düşünce dünyalarını genişletmek, geliştirmek üzere karşılıklı fikir alışverişi yapanlar olabilir. Doğrudur. Zaten, "Yanlışlamak" bakış açısıyla hareket edenler kendi ışıklarında boğulabilirler. Veya şöyle soralım, "Sorulara – cevaplara sahip olduğumuzca hayatımız, tavrımız nasıl değişebilir?"

Ve ilk bakışta birbiri ile çeliştiği sanılabilecek iki cümlem: Birlikte öğrenme isteğiyle kendimiz için motivasyonu. Ancak pratikte bu bir zorunluluktur. Daha fazla soruya, bakış açısına ihtiyaç duyuyorsak bunu aydınlanmanın bir yöntemi olarak görüyorsak daha farklı insanlarla görüşmeliyiz. Diğerlerinin bu konudaki isteksizlikleri bize, "Dur!" dememeli, mazeret olmamalı.

Böyle bir konu neden gündemime girdi, örnekleyeyim. Yıllarca fikir alışverişi yaptığımız dostlarım var. Bir an geliyor, sanki hiç konuşmamışız gibi tepki alabiliyorum. Şok oluyorum. Söylemlerime karşılık kendi düşüncelerini duyabilmiş olsaydım kendimi geliştirebilirdim. Onları bir konuma koyar, beklentimi düşürebilirdim. Fanusta yaşamalarını keyifle seyredebilirdim. Anlayabilecekleri veya kabul edebilecekleri cümleleri söyleyebilirdim. Farklı düşündüğümü belirterek susabilirdim. Zor gelse de yapabilirdim bunu. Sanırım başarabilirdim.

Veya bir ortamda "Rekabet, insanların en büyük günahıdır, hatasıdır, açmazıdır!" söylemime karşılık dünyanın, insanlığın bir problemine çözüm sunma gayretinde bulunan akademisyen, "Eşler arasında bile rekabet vardır. Rekabetin olmadığı bir alan yoktur." demişti. Bu diyaloğu nereye koyacağımı bilememiştim. Tanımlamayı çözüm görsem "Çözümsüz, grupçu, anlayışsız, saygısız." diyebilirdim.

Bu örnekte bir anlık yüzeysellikle, "Rekabet vardır cümlesi de farklılıktır" diyenler çıkabilir. Ancak buna zaten itiraz edilmiyor. Bu cümle ile yeni bir şey öğretilmiyor. Aksine, rekabetin insan hayatındaki yeri, nelere yol açabildiği vb. soruların, çözümün, diyaloğun, anlayışın, saygının önü kapatılıyor.

Ve bir sohbette, "Genelleme yapmayınız." diye uyarıldığımda nedenlerimi sıralamıştım. Doğru, yanlış veya farklı… Herhangi bir yorum yapılmamıştı. Söylediklerimi anladı mı, kabul etti mi veya ne anladı? Bilemiyorum ama öğrenmek isterdim. Soramadım. Kabul ediyorum ki hamlığımdandır hatta önyargılarımdan, bildiğimi sandığımdan…

Yoksa sorardım, "Genelleme yapılmasında nasıl bir problem görüyorsunuz? Olası zararları nelerdir? Genelleme yapmadan nasıl bir yol haritası çizebiliyorsunuz, nasıl tavır belirliyorsunuz? Genellemeyi nasıl algılıyorsunuz, ne hissettiriyor? Genelleme içine kendimizi dahil edebiliyor muyuz? Genelleme yapılmadığında hadiselerin oyuncağı olmaktan nasıl kurtulabiliriz?"

Biraz da teknik olarak konuya odaklanalım. Diyelim ki bir sorumuz var, "İnsan nedir?" Tüm cevapları masaya yatıralım. Birbiri ile taban tabana zıt olanlar da var. Ne yapabiliriz? İşimize gelenleri kabul edip diğerlerini yok saymak çözüm olabilir mi? Böyle bir yöntem ile insanın ne olduğunu anlamamız mümkün müdür? Bu noktada kalarak mutlu, mesut hepimiz için, hep birlikte yaşanılası baharlara yol bulabilir miyiz? Bence hayır!

Burada kalakaldım şimdi. Ne diyeceğimi bilemiyorum. Aradığım şey, "Bu yol uzundur, menzili çoktur, geçidi yoktur, derin sular var." dizelerinde gizli sanki. Neden herkes Yunus olamıyor? Hadiselerin üzerine çıkarak söylenenlerin ötesini göremiyor? Nedir engel olan o şey?

Kendimize toplumda bir yer arıyorsak bulmak zor değil. Her cevabın kabul edeni var. Her fikrin takipçisi, her sözün alkışcısı… Ama gerçeği arıyorsak? "İnsan, özgün bir varlıktır" diyebilmek, doğru tavır geliştirebilmek, kendimiz olabilmek için… Tüm sorulara ve cevaplara ihtiyacımız var.

***

Editör: Nüzhet Ünluer

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00