Özür Diledim

Sedat İlhan

08-02-2026 13:20

Advert

Dostlarımdan. Onları kırdığımı düşündüm. Bu konuda haklı olmak veya olmamak referansım değildir. Çünkü özür dilemenin bizim veya dostlarımızın hayatlarına bakan yönü var. Dahası, haklı olmak, hak iddia etmek; hepimiz için hep birlikte, mutlu mesut yaşamak üzere bir yol bulmaya yetmeyebiliyor.

"Öncelikle prensiplerde anlaşalım" diyerek kendimi garantiye alayım. Çünkü söylediğim pek çok şeyi hayata geçirebildiğimi göremiyorum. Ve prensiplerde anlaştığımızda herkesin kendisine alacağı ders farklı da olsa hayatımız çok daha kolay olabilir.

Haklı olmak bir sorumluluktur. Bir şeylerin yanlış gittiğini görebiliyoruz, demektir. Ve gördüğümüz yanlışları usulünce düzeltmek vazifemiz. Kimseyi kırmadan mümkün olduğunca herkese çözümün bir parçası olduğunu hissettirmeye gayret ederek.

Ve haksız olmak… Kolaylıkla kabul edebildiğimiz bir şey değil. İnsanlığımız, doğru veya yanlış. Kabul edilmeli ve yol haritamız buna göre belirlenmeli.
Haklı olmak veya olmamak…

Konuyu ikiye ayırmakta fayda var. Taraflar arasında maddi bir alışveriş sözkonusu ise bir tarafın haklı olması mümkün. Bunu belirleyebilmek kısmen kolay. Ancak herhangi bir şeyin yapılması veya yapılmaması, nasıl yapılacağının belirlenmesi bilgelik gerektirebilir. Herkes kendi tecrübelerince bir şeyler söyleyebilir.

Burada alınacak en bilge karar, toplumun birlikte aldığı karardır. Çünkü tarafların kendilerince argümanları vardır. Ve hiçbir argüman yok sayılmamalı. Özetle, haksızlığa götüren nedenler yok edilmeye çalışılmalı ve kararlar tüm etkilenenlerin katılımı ile alınmalı.

Diyelim ki alacağımız var. Belki bir alışveriş yaptık belki de yardımcı olmak adına bir miktar borç verdik. Bazılarımızda borçlarını ödeme konusunda isteksizlik olabiliyor. Zaten bizi üzen de bunun olması. Yok olduğunu bildiğimizde gidip boğazına sarılasımız gelmiyor. Haklıyız, kimse buna itiraz edemez. İyiliğimizi daha da ileri götürüp verdiğimizi geri almamamız söz konusu olabilir. Ama bunu kimse bizden istememeli. Ancak şu var ki biz sadece kendi duygularımızı bilebiliriz. Borçlu olanlarınkini borçlulara sormalı.

Belirli bir yaşa gelenlerden duyduğumuz aynı ifadeler. Kendi işini kurmak. Ben denedim. Acemice belki de aptalca. Çünkü girişimcilikte nelerin önemli olduğunu sonradan öğrendim. Bunu yapan sadece ben miyim yoksa kültürümüzde bilgi alışverişinde eksiklik mi var?

Yıllar önceydi. Kendi işini yapmayı denemiş, başaramamış birisiyle yolumuz kesişmişti. Birlikte bir dostu ziyaret etmiştik. Bana çok ağır gelen bir kriterin söylendiğini duymuştum. Aralarındaki samimiyete binaen normal olabilir. Zaten dostum da itiraz etmemişti ve söylendiği gibi yaşamakta idi: Borçlu olan üç öğün yemek yememeli!

Alacağımız var ise hakkımız da vardır. Haklı olduğumuz konu alacağımızdır. Tahsil etmek üzere usulünce girişimlerde bulunabiliriz. Ancak kalp kırmaya hakkımız yok.

Ya "Yan baktı, selamımı almadı!" vb serzenişlerimize ne demeli? Veya herhangi bir konuda karar verirken bizim argümanlarımızın havada kalması? Yine haklı olabiliriz. Ancak hakkımızı aradığımızda değerlerimiz değerini yitirebiliyor. Akıllarda kalan şey bizim tavrımızı nasıl olduğu.

Anlamamak bir kapasite problemi değildir. Kapasitemizin, kullandığımız ölçüde arttığını ve sonsuzluğa uzandığını düşünmekteyim. Kabul etmeyenlere söyleyeceğim sözüm yoktur.
Bir dost ile konuşuyoruz, mesela. Anlamayabiliyor. Çünkü bir ömür boyu edindiği algılarıyla bakıyor konuya, korkularıyla. Dahası, itham bile söz konusu olabiliyor. Haklı olabiliriz ama alacağımız yok. Bizi yok saysa "hayrolsun" demek çok daha kolay. Yaşanmışlıklarımızı defalarca evirip çevirip mutlu mesut yaşamak üzere yol olabilir ümidiyle, inancıyla geliştirdiğimiz formüller…

Anlamsızlaşıveriyor. Öyle olmayabilir denilerek sunulan tezlerin bizi nereye götüreceği simüle edilmeden.

Özür diledim dostlarımdan. Haksız olmak referansım değil. Onları özgür bıraktım. Bana takılmalarını, yapmak istedikleri ama yapamadıklarında beni bir mazeret olarak kullanmalarını istemedim. Ve niyetimi tazeledim. Böylece tüm insanlara düşünce dünyamda yer açmaya olan gayretimi perçinledim.
Bir dostum yazımı değerlendirdi ve anladığını söyledi. Onu imtihan etmek istemedim. "Hitler de haklı mı?" Sormadım.

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /3 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00