Âlim Çiftçi

Sedat İlhan

14-09-2024 18:12

Advert

Dostum bir video gönderdi. Birçok kez bir araya gelip fikir alışverişi yapmıştık. Beni bilir yani. Hassasiyetlerimi, arayışlarımı, bulduğumu sanışlarımı… Kesinlikle samimiyetinden şüphem yok. Ama hiç mi hiç problemimiz yokmuş gibi davranabilmesini anlayamıyorum, henüz. Benden de beklediği, bana tavsiye ettiği de bu. Onu hafife almıyorum. Yeterince öğrendiğimde sadece kendi etki alanıma odaklanabilirim, sakince, bilgece. Ondan önderlik yapmasını bekliyorum. Nasip…
Böyle bir durumda muhatabım bana dökümanı gönderendir. Bana bir mesaj vermek istemiştir. Önemserim, ararım. Ve karşı bildirimde bulunmayı saygımın gereği görürüm. Bazen sözüm bittiğinde; “Hayrolsun.“ deyip geçtiğim olmuştur, nadiren, ne yazık ki.

Videonun yaklaşık yarısını izledim. Tek kelime ile fiyasko diyebilirim. Beklenen şey. Veya bana bakan yönü ile en iyiyi, mükemmeli arayışlarım…

Âlim nedir, kime âlim denilir, bir sertifika gerekiyor mu? Bunları sorgulamıyorum.

Yıllar önce idi. Bir arkadaşın köyüne ziyarete gitmiştim. Babası ile tanıştım. Oğluna yaklaşımı hiç de alışılmış değildi. Sen bilirsin, diyordu resmen. Bilgece, bilmenin ötesine geçmiş olmalı. Çiftçilik yapıyordu. Evinin bahçesi, bahçesinde meyve ağaçları vardı ama duvarı yoktu. Öyle hatırlıyorum. Ve ekledi; “Komşuların çocukları dalından koparırlar, yıkamadan yerler diye ilaç kullanmıyorum.“ 

Bence bu ağabeyimiz hem âlimdir hem de çiftçi. Şimdiki aklım olsa elini öperdim. Bir sülük gibi yapışır dengelerinde, derinliklerinde seyahata çıkardım.
Yine yıllar önce idi. Bir dostum kendisine izin verilerek emanet edilen bahçeye götürdü beni. Domates, biber, patlıcan… Koparırken içim bir hoş oldu. Biraz tefekkür…

Maaşlı çalışan birisinin ay sonunda aldığı toplu para bir zenginlik gibi gelmekte. Esnaflık yaparken anlıyor insan. Her gün gelecek olan müşteriyi beklerken. Ya çiftçilik? Zamanında tarlanın sürülmesi, mümkün ise sulanması, tohumun atılması, gübre, ilaç… Duadır bunlar. Nasibince toplar ürününü. Koyunları, keçileri, olur, köpeği, kedisi. Doğuma, ölüme, anneliğe şahitlik eder, defalarca hem de. Demek istediğim şey çiftçi, âlim olabilir. Bir nevi yapılan işin fıtratıdır bu. Ama âlimin çiftçi olması? Gayret gerektirir.

Her çiftçi âlim midir? Tabii ki olmayabilir, her âlimin âlim olmadığı gibi. Her çiftçi çiftçi bile olmayabilir.
Hayvanlara yardım edenleri görüyorum videolarda. Kanguru yavrusu büyütülüyor birisinde, ibretlik. Çünkü ilgilenen kişi, giyinişiyle, zıplayışıyla, kese taşımasıyla doğallığı yaşatıyor yavruya. Sadece karnını doyurmuyor, başını okşamıyor.

Geçenlerde bir köpeği severken düşündüm. Normalde bilirsiniz ki, sevildiklerinde köpekler de karşılık verirler, yalayarak. İzin vermedim buna. Sizce sevmiş sayılır mıyım?

Grupçuluk, her yerde. Kötü olup olmaması nasıl algıladığımıza bağlı. Dostum, “Nefsini, enaniyetini at havuza, kurtul!“ der. Yok ol havuzda! Anlamak istediğimiz gibi anlıyoruz. Ben o havuzdayım yine. Rengimi, kokumu, tadımı vermişim. Havuz BEN olmuşum hatta. Öyle bir havuza can kurban. Diğerlerinin tecrübelerini, bilgilerini alabilmek ne harika.

Ama grupçuluk, bir araya gelmek, birilerine güç vermek, güç devşirmek, diğerlerine saydırmak ise ben yokum. Özür…

Bilmek kutsanıyor, genel bir hastalığımız. Bilmek öğrenmeye engeldir çünkü. Kutsamak ise bedel istemek. Bileni kutsamak biraz kendi sorumluluklarımızdan kaçmak gibi görünüyor. Güzel ise öğrenelim, hep birlikte…

Dediğim gibi muhatabım dostumdur. Tepkim de dostumadır. Büyük dairede olanlar kafamı döndürmekte. Ortam ısınıyor. Filler tepiniyor. Varılmak istenen veya varılabilecek olan sonuç nedir? Cevabını dostların vefasında arıyorum. Herşeyin güllük gülistanlık olacağına dair işaretleri henüz göremiyorum, ne yazık ki. Ve bu konuda yanılmış olmayı gerçekten canı gönülden istiyorum.
Neden mevcudu yeterli gördüğümüzü anlayamıyorum. Veya ne Firavun’a yaranabildim ne de Musa olabildim. Araftayım. Hüküm Allah’ın. Bir izin verse neler söylerdim. Bir yanım İbn-i Arabi’yi özler, diğer yanım Geylani’yi. 40 yıllık dostlarım, sanki. Buna rağmen kanlı canlı karşımda otursalardı, neler yaşanırdı, düşünemiyorum. Veya sadece insanlığımız…

Belki Musa olabilmek herkesi Musa bilmektir. Firavun olmamak, kendini Musa bilmemek… 
Çünkü iyi olmak için beni, bizi kabul etmeleri gerekmiyor…

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00