Geçmişle Yüzleşmek /3

Sedat İlhan

13-04-2024 23:34

Advert

Son birkaç haftadır hep geçmişte yaşıyorum sanki. Hatıralarım canlanıyor gözlerimde. İlişkiler, sonuçlar…

Oysa bir arkadaşın hatıralarını yazmasına kızıyordum ben. Zamanı yaşamak gerekir diyordum. Kendim için, ders çıkardığımı söylüyorum ama… Onun neyi amaçladığını, neyi bulduğunu bilmem asla mümkün değil.

“İnsan hatasını kabul ettiği ölçüde büyük, hatasından ders çıkardığı kadar akıllı ve hatasını düzelttiği ölçüde güçlüdür.“ der John Maxwell. Birisi, kendisini yerden yere vuruyorken dikkatli olmalı bence. İnsan kendisini garantide görmeden bunu yapamaz. Çıldırmış da olabilir, isyandır yaşanan. Söyleyip durdu ise bir seveni, neyi yapıp yapmayacağını, neyin onun için iyi olup olmayacağını… Veya erdem bilir bunu belki de gerçekten erdemlidir, bilgedir, başka boyutlardan seslenir dostlarına. Bilinmez…

Ben bildiğimi sanıyordum. İnsanların karakterlerini, kapasitelerini, hangi mimikleri, kelimeleri ile aslında ne kast ettiklerini tahmin edebildiğimi düşünmekte idim. Şimdilerde bilinemeyeceğini görmekteyim ancak henüz refleksim haline gelmedi ne yazık ki. Gerçeği aradığımı sanıyorum ama gerçekle kavga ederken buluyorum kendimi, çoğunlukla. Veya gerçek de nedir ki? Belki sadece ben…

Babam hakkında çok şey yazabilirim. Oynamadı benimle, bir kez bile olsa. Beni kucağına alıp sevdiğini de hatırlamıyorum. Ağalığını biliyorum ama. Bir gün annem çağırmam için göndermişti beni. Kahvede buldum onu, normal olarak. Annem, dedim ve bir tokat yedim. Başkalarının yanında annemin onu çağırdığını söylemem çok büyük bir hata idi onun düşünce dünyasında. Ama ne zaman ki çocuklarım büyüdü ve onlara olan sevgimi gösteremediğimi anladım, anladım ki babam da beni, bizi, çocuklarını seviyormuş.

Babalar, oğullar, erkekler yani, sevgilerini gösteremiyorlar. Onlara olan sevgimiz de biraz para kokuyor. En azından görünen böyle. Dostlarla bu konuyu konuşurken aslan ailesini örnek vermiştim, espri ile karışık. Dişi aslan avlanır, yavrularını ve erkeğini doyurur. Erkek aslan yelelerinden dolayı avlanamaz çünkü. Bazen olur, tekrar çiftleşebilmek için kendi yavrularını öldürür.

Vefatından sonra annem, babam hakkında tek bir laf ettirmedi. Kardeşlerim de sustu zaten. Ben? Gerçeği arıyorum veya öyle sanıyorum.

Annem çok fedakar bir kadındı, her anne gibi. Kızlarının, kocalarından laf duymamaları için damatlarına ayrı bir ilgi alaka gösterirdi. Evime misafir(!) geldiğini hatırlıyorum, dün gibi. Bizi büyütmek için o karın, doyarak kalkmamamıştı sofradan. Ve büyüttüğü çocuğunun evinde bir el gibi geçirdi zamanını, aç kalktı yine. Başımı yastığa koyduğum gibi uyudum, demişti, rahatsız olmayalım diye, o yokmuş gibi hayatımıza devam edebilelim…

Ağabeyim, benden 17 yaş büyük. Kendi düşüncelerimden daha ziyade onun kelimeleri ile anlatayım. Arsasını yıllar önce vakfa bağışlayan birisi ile tanışıyor. “Pişman mısın?” diye soruyor ona, garipseyerek, kabullenemeyerek. Gerçi amcamız, verdiğini kendi diliyle söyledi ise vakıf henüz gerçeklemiş bile olmayabilir. Ağabeyimin ne kadar hassas birisi olduğunu kırk kusur sene sonra anladım. Beraber yolculuk yapıyoruz, aracı süren benim. Sanırım portakal yedik. O soymuş olmalı, doğal olarak. Elini hiç bir yere dokunduramadı. Belki 100 km böylece devam ettik. Şurada bir çay içelim, dedi bir mola yeri görünce. Masaya oturmadan önce gidip elini yıkadı.

Üç tane çocuğu var, çocuklarının da çocukları. Büyük bir aile oldular. Beraber hareket edebiliyorlar, yiyorlar, geziyorlar, gülüyorlar, ağlıyorlar… Bunda yengemin payı çok büyük olmalı. Onun hakkını veremediğini anladım şimdi. Özür diliyorum.

Küçükler hep mi böyle aykırı oluyor, diyesim var. Kardeşim, sekiz yaş küçük olmasına rağmen benim unuttuğum şeyleri anlatır bana, bu kadar da olmaz dedirten detayları ile birlikte. Çok keskin çizgileri var. Sinirlendiğini, onaylamadığını çok rahatlıkla anlayabilir muhatabı. Buna rağmen ani çıkışları benim kadar yok. Bana hiç dalaşmıyor diyebilirim. İstese, odaklansa didik didik atar. Babamın da, annemin de dualarını aldı. Benim yapamadıklarımı yaptı, yapıyor.

Ayrıca 5 kız kardeşim var. İlginç bir şey. Onların iç dünyalarına açılan pencereleri görememişim henüz. Oysa ben bildiğimi sanıyordum, her şeyi…

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00