Bir Ben Vardır

Sedat İlhan

10-06-2024 13:55

Advert

Bende, benden içeri… Dostum çok güzel ifade etmiş. Beni anlatmış. Hayrolsun.

“Benim sana saygısız davrandığımı mı düşünüyorsun? Seninle ilk tanıştığımız andan itibaren sana yüreğimi, kapımı, hissiyatımı açtım. Düşüncelerimiz uyuştu ya da uyuşmadı arkadaşça konuştum. Anladığım ya da anlamadığım şeyler oldu ama, küstahlaşmadım.

Bence hakkımda biraz abartılı düşünüyorsun galiba. Bilmediğim ya da anlamadığım şeyleri sordum. Bu her insanda mevcuttur.

Tepkilerin aşırı duygusal geldi bana. Bu aşırı duygusallığın nedenini merak ediyorum.

Bir tarafta; ‘her şey çok güzel olacak’ diyen, benimle işler kurmak, evler satın almak, projeler gerçekleştirmek isteyen, diğer yanda bana en sert ithamlarda bulunan, en kara gelecekleri öngören sen. Düşünceliyim.

Yalnız söylediklerinin içinde büyük ve yalın gerçeklikler de mevcut. Bunun için de müteşekkirim“ der.

Ne kadar da haklı söyler. Kendimi savunacak değilim. Haklı olmak isteseydim hiç ortama çıkmazdım. Fanusuma çekilir saydırırdım, herkese. Bunun için elimde argüman olmasına bile gerek yok. Yorulmazdım da hem.

“O halde neden yazıyorsun?“ diye soran olursa söyleyeyim. Yazarak öğreniyorum.

Olay çok taze. Her saniye iç sesimle bu konuyu konuşuyorum. Her zamanki ben gibi, yaşananları genelleştiriyorum. İnsanlığımızı görüyorum. Haklı olmak? Ürküyorum, korkuyorum. Sosyal medyada paylaştığım bir kaç cümleyi buraya da aktarmak istiyorum.

Aslında affetmek çok kolay. Haklı olmak istenmediği sürece... Bu şart iki taraf içinde geçerlidir. Haklı olmak istemediği sürece affedebilir insan. Haklı olmak istemiyorsa affedivermeli...

Hiçbir zaman anlayamayacaklar. Anladıklarını sanmaları ile kalacaklar. Ve bu nedenle mahşer çok dehşetli olacak. İnsanlığımız yani... Ben anladığımı iddia etmiyorum. Anlamadığımı biliyorum, bir derece. Çünkü herhangi bir başarıyı bir kelimeye sığdırıveriyoruz. Oysa o uykusuz geceler, zonklayan şakaklar, inim inim inleyerek yapılan maddi ve manevi dualar sonucudur...

Sinoplu Diyojen… Veya bizim kültürümüzün akıllı delileri. Biraz öyle takılasım var. Yapabilsem yapacağım, onlar gibi, Çünkü o kadar anlamsız; gündemimiz, bilmelerimiz, hedeflerimiz..

“Utanmıyorsan dilediğini yap!“ Ne büyük bir sözmüş.
İki insan ile uzun bir süre bir şeyler gerçekleyebilmek için yol yürümemiş, bir şeyleri gerçekleyememiş olanlar, kitleleri harekete geçireni kritik ediyor. Şöyle yapsaydı böyle yapsaydı, diyor. Cahilane, masumane, zalimane, çözümsüz, sorumsuz...

Gelelim yaşananlara. İçeriğe hiç girmeyeceğim. Sadece yazılanları kendi içinde değerlendirmeye çalışacağım. Taraftar bulmak değil amacım. Aksine; “Bir daha böyle bir sonuç ile karşılaşmamak üzere neler yapabilirim?” sorusuna cevap aramaktır gayretim.

Saygılı olmamız ile yüreğimizi açmamız arasında her durum için bir ilişki yoktur. Kapımızı açmamız her zaman için saygılı olduğumuz anlamına gelmez. Saygılı davranabilmek için en temel ön şart özgüven sahibi olabilmek. Kendimizi gerçekleyebilmek, farklılıkları hoş karşılayabilmek, belki de insanlığımızın gerçeğini görebilmek. Anlaşabileceğimiz tek kavramın saygı olduğunun farkındalığı yani.

Ancak şu net olarak söylenebilir ki, düşünceler uyuşsa da uyuşmasa da sorular sorulabildi ise ortada çok ciddi bir saygı sözkonusu olmalı.

Devamında ise benim iç dünyamla ilgili sözler gelmekte. Birileri saygı mı demişti? Belki de çok duygusalımdır. Aşırı tepki de veriyor olabilirim. Her birisinin cevabı var. Her insanın böyle bir durumda ortaya sürebileceği argümanlardan. Aslında dostum haklıdır. Kendimi savunmayacağımı söylediğim halde saydırmaya başladım işte.

Her şeyin çok güzel olması, benim arayışımdır. Bu nedenle kendimizi aşmalıyız. Herkes ile kaliteli bir iletişim ölçümüz, kriterimiz. Zorluğu yaşıyorum. Yaşadığımı söylemişim. Belki de dostumun böyle bir problemi yoktur. Kendi düşünce dünyamda kuramadığım dengeleri onda da var sanmışım, yanılmışım.

Müteşekkür olduğunu belirtmiş. Buna gerek var mıydı, bilmem ki. Her şeyi dosdoğru yapıvermiş. Hiçbir şeyi farklı yapmasına ihtiyacı yokmuş. Çok güzel, düzenli bir hayata sahipmiş. Mutlu mesut… Hatta bir aşkı bile varmış. Ağanın kızıymış ama kendisi çoban değilmiş.

 

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Güneşin Sahibi  01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00