Güneşin Sahibi 

Sedat İlhan

22-02-2026 11:22

Advert

Benim, dedim bir dostuma. Hemen enaniyetli olmakla nitelendim. Bunu söyleten duygum enaniyet midir gerçekten? Yoksa bu kavrama verdiğimiz anlamlarda farklılıklar mı var? İrdeleyelim. Hepimiz için hep birlikte, mutlu mesut, yaşanılası baharlara yol olsun. Umarım, beklerim.

Enaniyet nedir? Her insanda var mıdır? Olmaması mümkün müdür? Veya kötü müdür? Kötü olan nedir? Sorular, sorular… Herkes kendisi yaşayarak öğreniyor. Diğerlerinin soruları ve cevapları da ne yazık ki bize yol olamıyor. Böyle olmak zorunda mı yoksa tercihlerimizin sonucu mudur yaşadıklarımız? Bilmiyorum.

Enemiz, "ben-sen" farkındalığıdır denebilir. Sahip olmadığımızda diğer bir varlıktan farklı olduğumuzu bilemeyiz. Canlı, cansız, taş, toprak, bitki, hayvan, insan… Onlar, ben değiller. Ben, onlar değilim. Böyle bir duyguya sahip olmasak ne olurdu? Tartışmaya, simüle etmeye gerek yok sanırım. Sahibiz, diyorsak neler yaptırdığına odaklanmak çok daha akıllıca olabilir.

Diğer varlıklarla olan ilişkilerimizde enemiz, enaniyet olarak ortaya çıkabilmekte. Enaniyet en genel anlamıyla diğerlerinden üstün olma isteği, iddiasıdır. Duruma göre gurur, kibir, onur isimlerini alabilmekte. Bilgi üzerinden gidersek doğru olana, "doğru" diyememe gurur, yanlıştan dönememe kibir, bilginin hakkını vermeye çalışmak ise onur olarak isimlendirilebilir.

Peki, doğru ilerliyor muyuz, kontrol edelim. Cansız varlıklar ve bitkiler hakkında bir şeyler söylemek zorlama olabilir. Ama hayvanlar hakkında konuşabiliriz. Onların da enesi var. Korunma, doyma, üreme gibi bir takım güdülerle hareket ediyorlar. Ama insanlar gibi fazlasını isteyerek ve harcayarak dünyayı harap etmiyorlar. Demektir ki insanlarda farklı olan bir özellik daha var. Ene ile hareket eden belki de eneyi yönlendiren. Doyumsuzluk veya sonsuzluğu isteme… Olabilir mi?

Sonsuzluğu isteme… Pek çoklarımız bunu kabul etmiyor. Elindeki ile yetinen ve fazlasını istemeyen insanlar var. Bu, içinde bulunduğu durumu kabullenmek olabilir mi? Her hâlükârda ısrar etmek anlamsız. Onlara rağmen onları tanımlamak gereksiz. Ancak mutlu mesut, güle oynaya, bile isteye dünyamızın perişan edilmesinin sebeplerini bulmalı. Kendimiz için. Ve daha iyisini buluncaya veya yanlışlığı ispat edilinceye kadar elimizdeki formül bu. Doyumsuzuz, bu nedenle farklı yollara girebiliyoruz.

Zenginlik, fakirlik… Veya diğerlerinden bizi bir adım öne çıkaran herhangi bir şey: güç, güzellik, akıl… Açmazlarımız var, çırpınışlarımız, uğraşlarımız. Korkarım ki örnekler vermek konuyu sığlaştırabilir. Bu nedenle, dostların tecrübelerine itimat ile sonsuzluğu tefekküre devam edelim.

Güneşin sahibi olmak… Bu gerçek olsa idi hayatımızda neler değişirdi. Zengini zengin görür müydük, fakiri fakir? Paranın asıl bir değer olmadığını bilen ve gösteren bir insana karşı zenginlik ne anlam ifade edebilir ki? Veya diğerlerinin bizimle hisleri, duyguları nasıl olurdu?

Umarım yanlış anlaşılmıyorumdur. Bahsetmeye çalıştığım şey, uğraşmamak değil. Para veya herhangi bir şey ile kendimizi değerli bilmemek. Aksi halde değerimiz elimizdekilerle ölçülebilir ki bu diğerleriyle rekabete yol açabilir. Rekabetin iki yönü vardır. Ya kendimizi geliştirmeye çalışırız ki bu bir anlamda masumdur ya da muhataplarımızı küçültmeye, yok etmeye. Değerimizi elimizdekiler ile belirlediğimizde üstünlüğümüz için bir kriter bulmakta zorlanmayız. Ama bu bize göredir ve kabul görmeyebilir. Kaos kaçınılmaz son.

Güneşin sahibi olmak bir insan için mümkün değil. Ama "-mış gibi" yaşamak, insanlığın öğrenme yolculuğunda bir aşama gibi görünüyor. Böylece dermansız dertlerimize derman, cevapsız sorularımıza cevap bulunabilir.

Güneşin sahibi olsaydık sanırım bunu söylemeye gerek görmezdik. Çocuklarla oynardık, gökyüzüne balonlar salardık birlikte, uçurtmalar uçururduk. Kendimiz olmak da böyle bir şey değil mi?

Zalimlere hiddetlenirdik tabii ki mazlumlara üzülürdük. Buna rağmen ışığımızdan, ısımızdan herkese faydalandırırdık. Ve insanlar "Güneşin sahibi benim!" deseler, güneşin sahibi "-imiş gibi" yaşasalar hiç rahatsız olmazdık. Çünkü bu tavır insanlığın problemlerinin en temel çözümüdür.

***

Editör: Nüzhet Ünlüer

DİĞER YAZILARI Kurduğum Dengelerim /2 01-01-1970 03:00 Kurduğum Dengelerim /1 01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm /2  01-01-1970 03:00 Yapay Zekâm 01-01-1970 03:00 Kalemim mi Kurudu Yoksa 01-01-1970 03:00 Gülebilseydim 01-01-1970 03:00 En Zor Öğrendiğimiz 01-01-1970 03:00 Sorularımız - Cevaplarımız 01-01-1970 03:00 Adına Ne Diyeyim   01-01-1970 03:00 Özür Diledim 01-01-1970 03:00 Genelleme 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /6 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /5 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /4 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /3 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük /2 01-01-1970 03:00 Çözümsüzlük 01-01-1970 03:00 Sosyal Medya Bağımlılığı 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /2 01-01-1970 03:00 Sokağın Ruhu /1 01-01-1970 03:00 Yazmak Bir İhtiyaç mıdır 01-01-1970 03:00 Sami Çelik Bey’e 01-01-1970 03:00 Karar Verilmişti 01-01-1970 03:00 Yalnızlık 01-01-1970 03:00 Çoğunluğun Olduğu Yer 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Beşinci Gün /1 01-01-1970 03:00 Neden Okumuyoruz 01-01-1970 03:00 Az Gittik Uz Gittik 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /10 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan - 009 01-01-1970 03:00 Tanımlarımız 01-01-1970 03:00 Sokakta Dördüncü Gün  01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /8 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /7 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /6 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /5 01-01-1970 03:00 Kuran’da İnsan /4 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /3 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /2 01-01-1970 03:00 Kur’an’da İnsan /1 01-01-1970 03:00 Wu Wei Felsefesi 01-01-1970 03:00 Sinoplu Diyojen 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /4 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /3 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Üçüncü Gün /1 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /3 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /2 01-01-1970 03:00 İnsan Nedir /1 01-01-1970 03:00 Hazırlık /2 01-01-1970 03:00 Hazırlık /1 01-01-1970 03:00 Taziye Ziyareti 01-01-1970 03:00 Her Zaman Haklıyız 01-01-1970 03:00 Anlaşıyorlar 01-01-1970 03:00 68’li Bir Yazar 01-01-1970 03:00 İç Sesim 01-01-1970 03:00 Sıratı Müstakim 01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat /2   01-01-1970 03:00 Felsefesiz Edebiyat 01-01-1970 03:00 Saygının Yalnızlığı   01-01-1970 03:00 Budist Dostum 01-01-1970 03:00 Sokakta İkinci Gün 01-01-1970 03:00 Sokakta İlk Gün 01-01-1970 03:00 Zamanı Okumak 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /5 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /4 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /3 01-01-1970 03:00 Miras Haktır 01-01-1970 03:00 Bir Garip 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /2 01-01-1970 03:00 Sokakta Olmak / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Yolun Sonu Göründü /1 01-01-1970 03:00 Negatif Düşünce / Sedat İlhan 01-01-1970 03:00 Sokrates’teki Ben 01-01-1970 03:00 Ben Deliyim 01-01-1970 03:00 İklim ve Enerji 01-01-1970 03:00 Âlim Çiftçi 01-01-1970 03:00 Kötü Bir Kimse Yok 01-01-1970 03:00 Konfüçyus 6 01-01-1970 03:00 Duyan Gerek 01-01-1970 03:00 Yıl 1983 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /5 01-01-1970 03:00 Biraz Hasbihal 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /4 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /3 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /2 01-01-1970 03:00 Konfüçyus /1 01-01-1970 03:00 Sokrates Tiyatrosu 01-01-1970 03:00 Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 Hayır Diyebilmek 01-01-1970 03:00 Bağ Kurma - İletişim 01-01-1970 03:00 Bir Yaşanmışlık 01-01-1970 03:00 Bir Ben Vardır 01-01-1970 03:00 Sokrates 10 01-01-1970 03:00 Sokrates /9 01-01-1970 03:00 Sokrates /8 01-01-1970 03:00 Sokrates /7 01-01-1970 03:00 Sokrates /6 01-01-1970 03:00 Sokrates /5 01-01-1970 03:00 Sokrates /4 01-01-1970 03:00 Sokrates /3 01-01-1970 03:00 Sokrates /2 01-01-1970 03:00 Sokrates /1 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /7 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /6 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /5 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /4 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /3 01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek /2   01-01-1970 03:00 Geçmişle Yüzleşmek 01-01-1970 03:00 Kötülerden Olmamak 01-01-1970 03:00 İyilerden Olmak 01-01-1970 03:00