KÜFLÜ KIYAMET
Asıyorum ceketimi,
Adaletsiz saatin yelkovanına;
Zaman, hileli bir zar,
Bile isteye boyun vuran cellât.
Bizse hep kaybeden taraf.
Ağırlaşıyor cebimde anlar.
Kırık takvim yaprakları gibi
Dökülüyor içimden günler.
Rüşvetle satın alınmış dakikalar,
Sızıyor parmak aralarımdan.
Saklanır ülkem,
Mavi yağmurlu kirpiklerinde;
Bir çocuk düşü kadar ürkek,
Bir yangın gibi harlı.
Özgürlük,
Sürgün yemiş bir kelime buralarda;
Adını estiren rüzgârın
Mühürlenmiş dili,
Ekilmiş topraklarına suslu korku.
Reddeder aşka çıkmayı sokaklar,
Her biri kör bir yılan.
Zehri; insanın insana, kurduğu düzen.
Vitrinlerde sergilenir vicdan,
Etiketinde indirim;
Bugün de susmak bedava...
Kalsın orada ruhsuz hırsızlar,
Çaldıkları umutlarda
Boğulsunlar...
Bir halkın yarınları,
Bir çocuğun uykusu,
Bir annenin ninnisi,
Kalmaz yanlarına...
Kalmaz, aldıkları bu ahlar.
Şimdi sen;
Kırılmamış inançla
İlk nefesi ol baharın;
Ben, karanfilin boynunu öpen,
Zamanı diz çöktüren
O ihtiyar dev...
İçimdeki isyanla
Doğururum kemiklerimi
Yeniden...
Sen yeter ki
Gül ve sev...
***













































