Öykücü Ümit Polat’ın tamamına yakını küçürek öykülerden oluşan son kitabı bu yıl Truva Yayınları’ndan çıktı. Yazar, küçürek öyküyü “olayın, durumun veya insan gerçekliğinin en belirgin, en etkileyici anını en kısa zaman diliminde yakalayan, anlatmaya çalışan” metin olarak tanımlıyor.
Kitap, yazarın çoğunlukla Aşkar ve Temmuz adlı dergilerde yayımlanan küçürek öykülerinden oluşmaktadır.
Polat’ın diğer öykü kitapları “Ahraz” ve “Ketum”dan sonra kitabına isim olarak neden Zevzek sıfatını seçtiği merak uyandırmaktadır. Yazar, küçürek öykü yazmada karar kılmasını “hayatı yazarken, onu yaşamayı kaçırmaktan korkmak” haliyle ifade etmektedir.
Zevzek’in, içerik olarak yazarının yaşadığı coğrafyanın etkisinin baskın bir şekilde görüldüğü öykülerden oluşan ilk iki öykü kitabının kalıplarının dışına çıkmayı başardığı söylenebilir.
Zevzek’te çatı tema “ölüm” olgusudur. Yazar, özgeçmiş bölümünde doğumunu, “ölmeye başlama” olarak nitelemiştir. Burada, hayattaki tek gerçeğin “ölüm” olması, dolayısıyla negatif bir algıdan çok, hayatın anlamlı kılınarak yaşanması, bir düstur olarak anlaşılabilir.
Kitap, Melek, İnsan, Araftaki, Hayvan ve Şeytan isimli beş bölüme ayrılmaktadır ama bölümlerdeki öykü konularının bu isimlendirmelerle ilişkisi kurulamamaktadır.
Yazarın “öz”ü bulma ve “öz”e ulaşma çabası, öykülerinin doğası gereği iyi bir kelime işçiliği sergilemesi ve “söz”de dilin zenginliklerini damıtmasıyla açıklanabilir. Dolayısıyla bunda Polat’ın edebiyat öğretmeni olmasının etkisi büyüktür.
Ben dilinin çok az kullanıldığı öykülerde çoğunlukla üçüncü tekil şahıs anlatının hâkim olduğu kitapta yazar, yöntem olarak çoğunlukla tezatlar ve diyaloglardan faydalanmaktadır. Bunları yaparken çok sayıda telmih ve iktibas kullanmaktadır. Ayrıca Polat, sürreal anlatım ve kişiselleştirmenin olduğu öykülerin yanında biyografi ve masal türlerinin yardımını da almaktadır.
Kitapta içerik olarak çok geniş bir yelpaze okurunu beklemektedir: Çocukluk, masumiyet, aile içi ilişkiler, yozlaşma, yalnızlık, savaş ve ölüm. Ölümler genellikle intihar ile olmaktadır. Diğer taraftan yazarın birbirinden çok farklı konularda da kalem oynatmayı ustalıkla becerdiğine şahitlik ederiz: Siyaset, ekonomi, coğrafya, sosyoloji, hukuk, tıp ve baskın olarak din, yani İslam. İslami referanslar önemlidir yazar için. Yeri gelir bir menkıbeye dayanır öykü, yeri gelir bir sahabenin soluğu hissedilir.
Bunun yanında Filistin, Kudüs ve Mescidi Aksa’yı görürüz sayfaların arasında. Diğer taraftan tasavvuftan yararlanılır. Yazar neredeyse bütün öykülerinde sosyal mesaj vermekten çekinmez. Okura bir dayatma değildir asla. Kalbi bir meseleyi barındırır her öykü özünde.
Ve tek kelimelik son öykü, tüm kitabın özetidir.
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Mine Çağlıyan
Bir Adamın İtirafları
Suna Türkmen Güngör
30 Ağustos Zafer Bayramı
Ebru Bozcuk
İçimdeki Ses
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar