Ümit Polat’ın ikinci hikâye kitabı Ketum, Truva Yayınlarından çıktı. Polat, ne kısa ne de uzun diyebileceğimiz on altı hikâye ile hayatı selamlamaktadır. Onun anlatısında daha çok bozkıra meftun bir hikâyeciyi görmekteyiz. İçerik ve teknik olarak ilk hikâye kitabı Ahraz’ın devamı niteliğindedir Ketum. Yazarın hikâyelerinde durum ve olay iç içe geçmektedir Bazılarında kurgu içinde kurgu tekniği oldukça başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.
Ümit Polat, anılarından da yola çıktığı hikâyelerinde samimi anlatımına eklediği hayali veya düşsel unsurları çok ustaca harmanlamakta, yer yer roman türüne göz kırpmaktadır. Dolayısıyla “hayalperest” bir hikâye anlatıcısı ile karşı karşıyayız, diyebiliriz.
Bunun yanında, kadrajını daha çok köy hayatı, toprak kavgası, kırsalda kadın ve anne olmak gibi sosyal konulara çevirmektedir. Önemli ölçüde sosyo-psikolojik tahlillerle kurulan hikâyelerinde güçlü bir diğerkâmlık görülmektedir.
Ketum’da ben dili ağır basmaktadır. Yazarın, anılarından ve memleketinin anlatılarından faydalanarak yazdığı hikayelerinde değişken duygu-durumlara rastlanmasına rağmen her birinin sonunda “burukluk” duygusu hakimdir. Yazara göre “İnsanın kalbi en korunaklı duraktır.” Dahası, olay ve durumları çok ayrıntılı bir şekilde ele alması okuru sıkmak yerine okurun okuma motivasyonunu diri tutmaktadır.
Yazar, oldukça ironik olan hikâyesi ‘Balkona Tünemiş Şeytan Ruhu’nda ele aldığı eğitim sisteminin çıkmazlarını ‘Tercih’te de devam ettirmektedir. Mevlana’nın “toprağın eksikleri örtmesi” metaforu etrafında dönen ‘Ders’ adlı hikayesinde bir ritüel nasıl bir seremoniye dönüşür, şahitlik ederiz. Farklı olarak sen diliyle yazılan ‘Keşif’ ve ‘Gülbahar’ kırsal kesimde yaşanan toprak kavgası sorununa odaklanır. Modern öykü tarzında yazılan ‘Gidenin Ardından’da bir odadaki eşyaların çekişmesinde çocukluktan gençliğe geçişin izleri sürpriz bir sonla biter. ‘Yeniden Hayat’ ve ‘Takip’ isimli hikâyelerde yer alan katmalı hayal içinde hayal olgusu Christopher Nolan’ın yönettiği “Inception-Başlangıç” filmini hatırlatır. Bir kısa film atmosferini sunan ‘İhtiyar, Köpek ve Genç Kız’ ve ‘Takip’in kurgusunda yazar, gizemi ana unsur saymış ve suç-polisiye türünde de başarılı olabileceğini göstermiştir.
Yazarın hayallerle yoğurduğu şiirsel anlatımıyla hayat bulan ‘Kafe Bahar’ adlı hikâyesi için “Her bahar hayallerime erişeceğim, her bahar ben de yeşereceğim.” ve “ … hayal dediğin… gerçekleşebilir olsun… aksi halde kuru sıkı!” alıntılanabilir. Diğer taraftan Polat, ‘Kıyamet Kavmi’nde bu tutumunu tamamıyla değiştirerek ütopik bir atmosfer oluşturur.
Yazarın edebi ustalığı ‘Koluma Gir’ hikâyesinde bariz olarak görülmektedir. Bu hikâyede sadece “kola girmek” eylemini ele alarak tam altı alt hikâye ile çeşitlendirmektedir. Farklı olarak, ‘Hayırsız Yeğen’ ve ‘Odun’da bilinç akışı tekniğini de görmekteyiz. ‘Odun’ hikayesindeki obsesif durum akıllara “Day of the Wacko – Kaçığın Günü” filmini hatırlatır. Aynı hikâyede “Nasılsın, iyi misin?” soru öbeğinin kahraman üzerindeki gel-gitli etkisi sanki Jim Jarmucsh’un “Kahve ve Sigara” filminin bir bölümüne gönderme niteliğindedir.
Ümit Polat, ‘Gülbahar’ ve kitabın sonuna sakladığı ‘Yuvasına Sürgün Huriler’’de çok ilginç bir duyarlılık göstererek kırsalda kadın olmak ve kadına şiddet gibi konuları ele alırken bize “Bu iki hikâyeyi bir erkek yazamayabilir belki ama bir oğul pekâlâ yazabilir!” şeklinde söyletebiliyor.
Kamera yok, objektif yok… Ama sözcükler var… Görsel atmosferi çok iyi oluşturan sözcükler bunlar… Ketum’daki hikâyelerin çoğunda başat olan bu durum, okura keyifli bir okuma deneyimi sunuyor.
“İnsan, söyledikleriyle diline, söylemedikleriyle yüreğine mühür vurur!”
Yazar: Ümit POLAT
Kitabın Adı: Ketum
Yayım Yılı: 2022
Tür: Hikâye
Yayınevi: Truva Yayınları
Sayfa Sayısı: 103
Nevin Bahtişen
Hayat Döngüsü
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 16 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Ebru Bozcuk
Kadim Köklerimizin Tanrıçası Umay Ana
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar