I.
Sahici bir konuşmaydı ona göre,
Gerçekliğinden emin olmadığım gecede!
Gözlerini kaçırarak sarf ettiği onca ünlem de neydi
Neyin kavgasıydı, yalnızlığının mı!
Açıkçası tamamlanma gayretim olmamıştı hiç!
Lavabo taşmıştı, musluğu bile unutmuştu.
Suçlanacak son kişiydim belki...
Belki de beni bir kere olsun görmemişti!
II.
Bir yirmi yıl daha geçmesini beklemeli miydim?
Gözleri tüm yüzünü kaplıyordu sanki!
Rastlantının böylesi işte, bir yerlere yetişmek üzere olmak!
Dahası hava bozmuş, rüzgar yağmuru çağırıyordu.
Duraksadı, o kendinden emin halleri yoktu.
Tutunamadım "Nasılsın, sağlığın?" sorusuna.
"Görüşürüz!" diye bir şey çıktı ağzımdan.
Bir yirmi yıl sonrasına randevu isteği idi belki.
III.
Kayıp giden yelkovandı,
Mevsimler bir koşu halinde, sabırsız,
Kardan sonra yağmur, sonra yağmur öpüyordu güneşi…
Kokunun sindiği kitap arasında kopardığın yaprak varmak istiyordu özüne.
Geri gelmiyordun,
Kıtalararası gemilerin bile limanlarına döndüğü bir yeryüzünde...
IV.
İsimlerimizin baş harfleri vardı sinide küp şekerlerinden…
Dayatılmış öğrenmeden olacak ki ani bir refleksle dağıttım sofrayı,
Peynire bulaştı reçel!
Günün ertesinde aksak kaldırım taşları vardı,
Gökten mütemadiyen inen bir el,
Salıyordu üstüme sokağını çıkmaz yapan yağmuru!
V.
Issız bir ay doğuyordu gölgenden,
Karaltılar evi dimağıma bir huzme damlası için
bekleyiş!
Tepelerden yuvarlandım, büyüdüm, upuzun bir gece oldum,
Beklemede ruhum…
Oysa başka dağların ardına koşuyordu ışığı ayın,
Rengarenk adamlara adadığın yüzün,
Çakılıp ortasına tek perdelik bellek oyunumun,
En baştan beri aslında bir âmâ olduğumu,
Haykırıyordu kornealarıma!
VI.
Bana anlamadığım şeylerden bahsetme n'olur!
Kuşlar uçup gitsinler bu diyardan umurumda değil
Henüz çiçeklenmiş zerdali ağacını don vursun.
Ben! Tavan arasına hapseden gençliğinin kederini!
Bana hikaye kahramanlarını öldüren yazarlardan,
Bir gülümsemeye muhtaç giden intihar soluklulardan,
Bahsetme! Anlıyor musun! Anlatabiliyor muyum kendimi!
Şimdi sus ve yamacıma otur! Anlat neden titrediğini!
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar