Haftalardır şu üç harfli kelimenin sarmalında dolaşıyor ruhum.
Sağımda, solumda, gittiğim yerlerde hep benimle bu.
Yas…
“Neymiş tam anlamı?” diye sözlüğe baktım.
“Ölüm veya bir felaketten doğan acı ve bu acıyı belirten davranışlar, matem.” Yazıyor.
Yas bağlamak, yas çekmek, yas tutmak, yasa bürünmek, yasa boğulmak, yasa gömülmek, birinin yasını tutmak…
Bunlar da gelmiş yerleşmiş dilimize…
Bir kayıptan, yokluktan, acıdan sonra insanın içindeki “yas” düğmesine basılıyor adeta.
Tüm beden alarma geçiyor.
Bu üç harfli kelimenin gelişiyle dünyanın önünde koca bir kapı beliriyor ve siz o kapının önünde duruyorsunuz.
O kapıyı aralayıp şaşkınlıkla yeni bir dünyanın eşiğinden geçiyorsunuz.
Ürkek, yorgun, üzgün, kırgın, tedirgin, üşümüş, eksilmiş hâlinizle.
Ve artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmadığını farkediyorsunuz.
Her gün severek içtiğiniz kahvenin, çayın.
Arkadaş ve dost sohbetlerinin.
Başınızı alıp gittiğiniz diyarların.
Gerçeğin ardındaki gerçeklerle yüzleşiyor insan yas sürecinde.
Gülen yüzlerin ardındaki sisleri görüyor.
Cümlelerin içindeki dikenleri.
Kucaklamaların sıcaklığındaki serinliği.
Gerçekle sahteyi ayırmakta mahirleşiyor ruhunuz.
Samimiyetle yalanı.
Sadelikle abartıyı.
Yanınızda duranla durmayanı bir bir anlatıyor.
Dünyanın renklerinin ardındaki başka renkleri görüyor gözünüz.
Yas süreci sarsım sarsım sarssa da ruhunuzu.
Yaşamak gerekiyor sonuna değin.
Gerekirse bir mağaraya kapanmak.
Gerekirse yol yol gezmek.
Bazen kahkahalarla gülmek.
Bazen gizli saklı demeyip ağlamak.
Ama bu süreyi yaşamak.
Deneyimlemek.
Sonrası ferahlık olacak umuduyla.
Sonrası yeniden doğuş.
Eski seni sıyırıp kabuk kabuk.
Yeni bebek teni tazeliğinde doğmak kendine.
Ve sadeleşmek.
Gözden geçirmek yeniden eşyanı, eşini, dostunu, çevreni, yolunu, yoldaşını.
Güçlenip gülümseyerek devam etmek tazecik bir ruhla…
***
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Hilmi Yavuz
Yalan Üzerine Bir Deneme
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 28 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bütün Mesele
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar