Çocukluk sayfalarınızın arasında kaç yazar hatırlarsınız?
Kaç öykü vardır kelime kelime bellediğiniz, hafızanızın bir yerinde duran, arada canlanıveren?
Ömer Seyfettin, derim ben…
Türkçe kitabımdan belki on kez okuduğum “Ant” hikâyesi derim.
İki çocuğun ölümüne arkadaşlığı dostluğudur hatırladığım.
Çocuk kalbiyle verilen sözlerin, içilen antların sahiciliğidir inandığım…
Sonra “Kaşağı” derim…
Soluksuz defalarca okuduğum bu iki hikâyesiyle kalemini sevdim Ömer Seyfettin’in.
Azıcık yaşamış dünyamızda.
35 yaşında göçüp gidivermiş.
Yüzlerce öykü bırakmış bizlere de o duru Türkçesiyle.

Aslında şiirlerle başlamış ama biz onu daha çok hikâyeleriyle tanıyoruz.
Fırsat buldukça dönüp dönüp okuyorum yazdıklarını.
Ve her seferinde hayran oluyorum sade ve akıcı anlatımına…
Çocukluğumuzun yazarı, Balıkesir’in Gönen ilçesinde doğmuş.
Gönen mahalle mektebine gitmiş, ardından yüzbaşı babasının tayini nedeniyle İnebolu, Ayancık, İstanbul ve Edirne’de devam etmiş öğrenim hayatına.
Sonraları İzmir, Selanik ve İstanbul’da görev yapmış.
Kendisini şair ve yazar olarak biliriz ama Ömer Seyfettin veteriner, öğretmen ve askerdir aynı zamanda.
Daha öğrenciyken yazmaya başlar. İlerleyen dönemlerde askerlik ve öğretmenlik yaptığında da yazmayı hiç bırakmaz.
Dönemin süreli yayınlarında çok sayıda şiir, hikâye, makale ve fıkra türünde yazıları yayınlanır.
O, dilde sadelik ve anlaşılırlıktan yana olmuş. Türkçenin kurallarına önem vermiş. Cümlelerini öyle kurmuş.
Divan Edebiyatının ismini o vermiş. İlk kez Fuzuli, Baki, Necati gibi şairlerinin şiirlerinin toplayarak düzenlemiş ve 'şairin divanı' diye isimlendirmiş. İnanılmaz ölçüde eser vererek yeni Türk edebiyatının gelişmesinde büyük katkıda bulunmuş. Eserleriyle efsaneleşmiş büyük yazarlarımız arasında yer alan Ömer Seyfettin’in hikâyeleri memleketin hemen her yerinde geçer…
Toplumun her kesiminden bir kahramana rastlarız satırlarında.
Ölümünden sonra en yakın arkadaşı Ali Canip Yöntem onu anlatan “Ömer Seyfettin ve Hayatı” isimli kitabı yazar.
Ardından bütün hikâyeleri kitap kitap basılmaya başlar.
Biz de okumayı henüz söktüğümüz zamanlarımızda, bazıları Türkçe kitaplarımıza giren bu hikâyelerden tanıdık ve sevdik Ömer Seyfettin’i…
Saygı ve rahmetle anıyorum çocukluğumuzun usta kalemini…

***
Ahırın avlusunda oynarken aşağıda, gümüş söğütler altında görünmeyen derenin şırıltısını işitirdik. Evimiz iç çitin büyük kestane ağaçları arkasında kaybolmuş gibiydi.
Torbaları arpa koymak, otları yemliklere yerleştirmek, ahırı süpürmek, gübreleri kaldırmak en eğlenceli oyundan bile daha çok hoşumuza giderdi. Hele tımar… En zevkli işti.
Dadaruh, eline aldığı kaşağıyla tımara başlayıp tıpkı bir saat gibi tıkıtık tıkıtık sesler çıkmaya başlayınca yerimde duramaz, “Ben de yapacağım!” diye tuttururdum. O zaman Dadaruh beni Tosun’un sırtına çıkartır, elime kaşağıyı verir “Hadi yap bakalım!” derdi…”
***Kaşağı adlı öyküden hafızalarımıza kazınan cümleler…
11 Mart 1884- 6 Mart 1920
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -21 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar