Aşure berekettir.
Paylaştıkça çoğalan, tatlanan.
Her malzeme bir duayla, niyetle eklenir ateşin üstündeki tencereye.
Bir avuç buğday, fasulye, nohut, üzüm, şeker, bir tutam tuz.
Allah ne verdiyse işte…
Mühim olan evde kaynaması o tatlı aşın.
Bereketin dalga dalga yayılması evlere, evrene…
Malzemeler pahalı evet.
Her çeşidi koymak zor bu devirde.
Süslü aşure kâselerini ekrandan sunmak yanlış sayılır elbet yiyemeyenleri düşününce.
Gazze’de, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Sudan’da aylardır akan kan gelir akla.
Açlıktan ölen yavrular.
Susuzluktan iki büklüm nineler, dedeler.
Dili susmuş analar.
Bir Kerbelâ hikâyesi gelir uzaklardan.
Nasıl da acı.
Hâlâ taze.
Ta o günden beri durulmayan savaşların çığlığı gelir.
Aşure dendi mi Nuh Tufanı gelir akla.
Babayla oğulun ayrı düşmesi.
Bir gemi gelir tüm canlardan birer çift toplanmış.
Dağ misali sularda yol alan.
Bir inanca tutunmuş insanlar.
Kardeşçe bir arada
Ve fırtına sonrası gün doğumu.
Dağın tepesine oturmuş dev bir gemi.
Yeni güne uyanıp acıkan insanlar, hayvanlar.
Aşure denince Nuh Tufanı sonrası kurulan kazanlar gelir.
Gemide Allah ne verdiyse kalan yiyecekler.
Hepsi birleşip aş olur yeniden doğan dünyanın canlarına.
Bereketlenir çoğalır.
Bu yüzdendir paylaşmak, evde yapınca komşu kapılarında kâse kâse dağıtmak.
Bu yüzdendir bu günde iyiliği çoğaltmak.
Bir düşküne el uzatmak.
Dualar etmek, dilekler tutmak.
Ruhları arındırmak önemliyse bugünde
Bedenler de temizlenmeli temennisiyle yıkanmak, paklanmak.
Aşure arınmadır bir bakıma.
Tufandan çıkan ruhların yeniye adım attığı gün, bizlerin de geçmişi bırakıp yeniliğe yönelmemize işaret.
“Kendim için, insanlık için, dünya için ne yapabilirim?” Sorusunu sormak.
Dünya yeni Kerbela sınavları verip durmaktayken, her gün tufan üstüne tufan olmaktayken bizim bu sınavları nasıl verdiğimizi hatırlatır aşure.
İyilikten yana mı yoksa kötülükten yana mı ruhlarımız?
Yoksa sesiz mi kaldık tüm çığlıklara?
Yediğimiz her kaşık aşure yeni sorular sordurur benliğimize.
Vicdanların rahatlığınca tatlı gelir bu insanlık aşı bizlere.
Vicdanlarımız rahatsa tatlıdır aşuremiz, renklidir.
İnsanlığa pay etmişsek bereketlidir, hastır.
***
Sedat İlhan
Çözümsüzlük / 5
Musa Aşkın
Usulca Sessizlik
Yusuf Sarıkaya
Bizim Kuşak /8
Serhan Poyraz
Shakespeare ve Hamlet / Mina Urgan
Dilek Tuna Memişoğlu
Yeni Yıla Girerken
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Gevher Aktaş Demirkaya
Kızılca Gün - 27 Aralık 1919 Cumhuriyete Giden Yolun Dönüm Noktası
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Mehmet Şahan
Edep Edebiyat Medeniyet Ekseninde İnsan
Ebru Bozcuk
Kandır Beni 2026
Deniz İmre
Schopenhauer’in Sarkacında: Bir Sağa Bir Sola
Nevin Bahtişen
Hayatımdan Notlar
Hüseyin Uyar
Yeni Çağda Dostluk Paradoksu
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Sami Çelik
Gece ve Sis
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Hayatın Matematiğini Öğrenmek
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Mine Çağlıyan
Özgürlük
Suna Türkmen Güngör
Ruhun Terazisi
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Ayfer Güney
Dur
Hamiyet Su Kopartan
Meşguliyet
Turan Demirci
Yapılmayacaklar Listesi
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Hakan Cucunel
Türk Edebiyatı ve Türkçe Edebiyat
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Demet Mannaş Kervan
Sözde Hayvanseverin Eseri: Sokak Köpeği
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar