Yapay Zekâya (Chat GPT) “beni çizer misin?” diye sordum.
Bir fotoğrafımı verdim, böyle bir çizim yaptı verdi elime.
Sonra kedimiz Limon’u anlattım biraz.
“14 yaşında, biraz huysuz ve tembel, uykucu ama evimizin değerlisi bir sarman” dedim.
Fotoğrafını gösterdim.
Evimizin sevimli konuğu Balım için
“Bir yaşında, yaramaz, hareketli sevimli bir kız kedi” diye yazdım.
Ortaya bu kareler çıktı.
Kedilerimiz insan olsalardı, nasıl görünürlerdi, çizdi koydu önüme yapay zekâ.

“Benden istediğiniz başka bir şey var mı?” diye soruyor her seferinde.
Sanki efendisine hizmet için bekleyen bir köle gibi.
Ya da sihirli lambadan istekleri gerçekleştirmek için çıkan cin misali.
Tuşlara cümleleri yazmam yeterli, bilgileri, fotoğrafları bana ulaştırması için.
Bunlar ilk denemelerim.
Doğrusu kendisine çok başvuran biri değilim henüz.
Ama çevremden duyuyorum.
Ödevini yaptıran öğrenciler, işlerini kolaylaştırmak için kullanan insanlar.
Hatta sanat ve edebiyat dünyasında da kullanan çok.
Öykü, şiir yazdıranlar, müzik yapanlar.
Eğlencesine veya ciddi…
Ev kadınları “Bugün ne yemek yapsam?” diye soruyor, yemek tarifleri istiyor gün arkadaşları gibi gördükleri yapay zekâdan.
Daha neler neler…
Ellerimizden düşmeyen akıllı telefonlarımızın içine indirdiğimiz uygulamayla yakın ahbabımız olup çıkıverdi.
Faydalı yanları çok belki.
Sakıncaları daha çok diyor uzmanlar.
Tüm verilerimizi topluyormuş.
Teknoloji işlerimizi kolaylaştırdığı ölçüde büyük nimet evet.
Tabii ki bir yerde sınır koymalı aramıza.
İnsanlığımızı her daim hatırlayarak.
Gizliliğin zor sağlandığı modern çağda kaçıp nereye sığınacağız bilmiyorum.
Galiba en güzeli dengeli gitmek.
Her konuda, işte, düşüncede…
Temkinli, duyarlı ve sorgulayarak ilerlemek.
İnsani duygularımızı temiz tutmaya özen göstermek.
Sahi siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
Yapay zekâyı nasıl kullanıyorsunuz hayatınızda?
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.
Ebru Bozcuk
Belki Yaz Erken Gelir
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -12 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar