Ramazan ayı gelmeden başladı evlerde hazırlıklar.
Börekler, sarmalar, köfteler neler neler derin donduruculara itinayla depolandı.
“Bugün ne pişirsem, iftara ne yapsam?” derdi sardı oruçluları.
Çarşı pazarda bir Ramazan coşkusu. Türlü nimetler renk renk.
Fiyatlarsa katlandıkça katlandı.
Ramazan ayı inanan insanların hayatına yine tüm renkleriyle geldi.
Zengin iftar sofraları kurulmakta birçok yerde.
Evlerde masalar donanıyor akşam oldu mu.
Sokaklarda iftar çadırları yer yer.
Daha dün gördüm hastane bahçesinde.
Şehir dışından gelenler var. Araba içlerinde kalıyorlar battaniye yorgan.
“Onlara iyi oldu” diye düşündüm bu çadırda verilen akşam yemekleri.
Pide kokusu var fırınlarda.
Pide kuyrukları uzun uzun.
El kadar pide 20 tl.
Almalı elbet, Ramazan’a has ekmeği.
Başka zaman çıksa da bu aydakinin tadı bir başka mı ne?
Lakin her eve giremiyor bu nimet.
Sıcak pidenin ucundan koparıp yiyemeyen dünya çocuk var etrafta.
Onun için bir grup gönüllü “Askıda Pide” uygulaması başlatıverdiler çarçabuk.
İhtiyaç sahibi insanlar, fırından gidip pidelerini alıyorlar iftar vakti.
Çocuklar, nineler, dedeler sırada.
Bir pide bile onlar için nasıl kıymetli bu zamanda.
Alamıyor.
Yok…
Dün Afrika’dan bir görüntü geldi telefonuma.
Sudanlı yetim yavruların videosu.
Ellerinde plastik taslar, çorba bekliyorlar. Nasıl bir telaş.
Acı bir çaresizlik ve yokluk ki…
Görüntüyü açmadan az evvel markette alışverişteydim.
Onu da alayım, bunu da alayım, akşama hadi şunu da yapayım derdindeyken bu yavruların derdi geldi oturdu içime.
Bazı hayırseverler oralarda sofralar kurduruyor.
Tabii yeterli değil. Herkes oturamıyor sofraya.
Oturanlar kalkınca kalan yavrular tepside ne varsa sıyırıyorlarlar.
Elleriyle siliyorlar tepside kalan yemek artıklarını ağızlarına götürüyorlar.
Bir pirinç tanesini bile minik parmaklarıyla bulup yiyorlar.
Çünkü açlar. Çünkü doymuyorlar hiçbir vakit. Yine de nasıl gülüyor yüzleri. Nasıl masumlar?
Dünya kuruldu kurulalı insanlık açlıkla sınanıyor.
İşte Gazzedekiler.
Evlerine döndüler de ev yok, mutfak yok, aş yok.
İşte yanıbaşımızdaki komşumuz.
Çöpten ekmek toplayan teyze.
Pazarda dökülen yeşillikleri toplayan amcalar...
Ve diğer yanda tüm bunları temize çekmemizi isteyen mânâsıyla gelen bir Ramazan ayı.
Sadece yemekten içmekten kesilmekle mi oruçlu olunuyor?
Yüzümüzü yıkarken ağzımıza su kaçarsa orucumuz bozulur mu?
Ya da yanlışlıkla bir lokma atsak ağzımıza...
İnsanlık orucunu ne vakit tutacak ruhlarımız peki ya?
Sevgi, saygı, güven, dostluk, iyilik, yardımlaşmaya hasret kaldığımız zamanlarda “ondan bana ne” mi diyeceğiz yine?
Görmezden mi geleceğiz açları, susuzları?
Evine ekmek girmeyenleri?
Duymayacak mıyız ağlayan yavruların sesini?
Sahi neydi Ramazan, oruç, inanç?
Yanıbaşındaki düşküne el uzatırken, kıtalar ötesindeki canları da unutmamak mıydı?
Elden ne gelirse bölüşmek miydi can ayırt etmeden?
Bir tabak da fazladan koymak mıydı sofraya?
Eve pide alırken bir pide de düşkünün eline vermek miydi?
Sahi nasıl güzelleşirdi Ramazan ayı, nasıl güzelleştirirdi ruhlarımızı?
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Yusuf Sarıkaya
Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir)
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /6 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Gevher Aktaş Demirkaya
Ekmeğin Tarihteki Yeri
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Sedat İlhan
Yapay Zekâm /2
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hakan Cucunel
Salı
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar