İzmir Karşıyaka’da denize karşı oturmuşum öyle.
2022 Eylül’ünde yine oturup denizin ardındaki şehri seyretmiştim.
Yer aynı yer.
Deniz aynı deniz.
Şehir aynı şehir gibi.
Sadece daha kalabalık.
Daha çok çöp gördüm etrafta.
Fazlasıyla dert gördü yüreğim…
İnsanlar güler yüzlü ve yardımsever evet.
Yol soruyoruz anlatıyorlar.
Aradığımız dükkânı tarifleriyle kolayca buluyoruz.
Selam veriyoruz, selam alıyoruz misliyle.
Değişen mi?
Çok şey var aslında bu geçen zamanda.
Aynı yerde buluşup hasret giderdiğim arkadaşım artık göçüp gitti dünyadan.
Daha çok düşkün insan gördüm yollarda.
Çöp ve atık toplayıp satmaya çalışan.
İnsanlar ne kadar güler yüzlü olsa da sıkıntılarını hissetmek mümkün.
Gençlerle görüştüm çoğunlukla.
Öğrenci evlerinde sofralarına oturdum.
Gelecek kaygısı hepsinin sırtında.
Aldıkları her üründe para hesabı yapmada genç yürekleri.
Birini alırken diğerin koyuveriyorlar pahalı geldi düşüncesiyle.
Pazar esnafı “öğrenciyiz” deyince indirim yapıyormuş.
Ona seviniyorlar çocukça.
Ailelerine yük olmamak adına okul çıkışı çalışanlar var karın tokluğuna.
Sol yanlarına birer umut elması koymak istiyorum tüm bunlara rağmen.
Tek tek hepsine dokunup “her şeye rağmen ha gayret yavrular, güçlü durun” diyebilmek.
Hepsinin günlük öğününü yemek şölenine çevirecek çareler üretmek istiyorum.
Çareler…
Sahil çay bahçesinde bir masanın etrafında toplaşmış bir şişe suyla günü tamamlamaya çalışan emekli amcaların son demlerine bir parça huzur bırakabilsek mesela.
Çaylar içseler, tatlılar, çörekler yeseler.
Çorbalar içseler, içleri ısınsa denize karşı otururken.
Gözleri gönülleri açılsa…
Aynı yerde farklı yıllarda çekilen fotoğraflarıma bakarken denizi biraz dalgalı buluyorum öncekine göre.
İzmir’i kış ayazında yakalıyor bedenim.
Yüzüme keskin rüzgârı değiyor bolca.
Yine de oturuyorum Ege’nin mavisine doymak adına.
Çareler arıyor ruhum tüm çaresizliklere başkaldırırcasına.
Deniz dalga dalga, renkten renge giriyor İzmir öğleninde.
Bense Ankara yolunda cümleler yazıyorum geride bıraktığım anların ardı sıra…
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -21 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar