TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
İnsanı tanımak için verdiğin örneğe bir bak, diyebilirsiniz.
Bana göre yerinde ve üzeri örtülerek veya boyanarak değişebilen güzel bir örnek.
Bu arada badana boyayı ustalar yapsa da evde yabancı birilerinin olması ve ortalığın karışık olması oldukça yorucu geldi.
İslam dininde temizliğe vurgu yapan bir söz vardır: “Temizlik imandan gelir.” diye. Uzun aradan sonra evimizi badana boya yaptırdık. Yaşanmışlığımızdan, duygu, düşünce, yansıyanların üzeri kat kat boyayla, boyanıp kapatıldı. Toz, kir de kapatıldı. Eskiyen, kırık olan yerler tamir edilip yenilendi.
Tertemiz oldu. Eskiye ait bir iz arayacaksak biraz boyayı kazıyıp ne renk olduğunu öğrenebiliriz.
Apartman sakinleriyle anlaşılıp yeniletemediğimiz evimizde kabaran sıva, kazınarak demirlere ulaşasıya kadar kazındı. Nemden oksitlenen demirlerin üzeri tekrar sıvanıp kapatıldı. Bir de boyandı. Dışardan bakınca çok da güzel duruyor. Dışardan bakınca her şey gibi insan da iyi ve güzel duruyor. İç yüzünü görmek için zaman gerekiyor. Usta bir oyuncuysa bazen hiç fark edilmiyor, tanıma şansın olmuyor.
Canlıların en güçlüsü olan insan; en çok da kişiliğinin, karekterinin bozulanıdır.
İnsan için bir şeyin doğruluğunun bir önemi yok, yalnız kendi baktığı pencereden gördüklerini doğru olarak var sayıyor.
Senin baktığın pencerenden bakıp gördüklerin daha güzel ama karşı taraf için bunun bir önemi olmuyor.
Merak edip bakmıyor, çünkü kendi bakış alanıyla o kadar meşkûk ki başını kaldırıp senin güzel manzaran o kişiyi hiç ilgilendirmiyor.
Yalnız kendi manzarasında ki görüntüleri renkli kağıtlarla paketleyip paketleyip bundan daha güzelini bulamazsın diye pazarlayarak satabiliyor.
O manzara çölse o çölde yaşamaya mahkum edilmeye çalışılıyorsun.
Senin pencerende ki manzaranda görünen; binbir çeşit çiçeklerinin, sütun gibi ağaç çeşitliliğin ve o doğanın muhteşemliği umurunda bile olmuyor.
Belki masmavi bir denize ve ucu bucağı görünmeyen bir okyanusa sahipsin.
Denizin üzerinde keyif ve sefan için sandalın, teknen, ticaret yaptığın gemilerin var, veya dünya turuna çıktığın yatın var. Hepsi bu güzel sularda yüzüyor, ama bu insan oğlunun umurunda değil.
Allah’ın gün batımında rengarenk yaydığı güzelliği, fırçanla tuvale yansıtıyorsun. Bu senin manzaran, bunu göremiyor.
Seni hala gözlerini kumla dolduran çöle mahkum etmek istiyor. Bir şey görüp görmemen umurunda değil, amaç peşine takıp canı isterse arada bir kavalından nağmeler dinletiyor. Senin hayat orkestranın hiçbir önemi kalmıyor.
Anlayacağınız hayat ilginç, çözülmesi gereken bir muamma gibi. Hayatın bir kitabı yok. Hani bazen: “anne ve baba olmanın bir kitabı yok.” denir, onun gibi maalesef hayatın da bir kitabı yok. Eğitimin temeli aile, en yakın çevre ve toplumun ahlakı, bilgisi… donatılıyoruz. en güzel değerlerle oluşturulursa bu iş daha kolay olur. Toplum; özgürlük, hak, hukuk, ahlak ve adalet gibi değerlerle sağlam temeller üzerine inşa edilirse, ufak tefek etkilerle sarsılmaz. Bilakis maruz kalınan şeyin yanlış olduğu bir kez daha teyit edilmiş olur.
Bir evin ne kadar sağlam olduğuna bakmadan evi biraz tamir biraz badana boya ile temizleyip güzel görünmesini sağlayabiliriz.
İnsanlar da öyle yapıyor. Düşüncesinin ne kadar doğru olduğunu bilmeden bir ön makyajla bize farklı bir şey sunar ve göstermek istediği yüzünü gösterebilir.
O katmanları aşıp gerçeğine ulaşmak zaman alabilir.
Yerine, gününe göre maskeler…
Çürümüşlüğü bile kapatan maskeler…
Toplumun çürümüşlüğünü düşünün…
Yavaş yavaş bozulmuş bir toplumu düzeltmek için de epey zaman gerekir.
İnsan robot değil ki düğmesiyle ayarlayıp tıkır tıkır çalışsın.
Velhasıl zor şey insanı tanımak, her katmanına ulaşmak. Maskeler birer kaya gibi kendini gizleyen insanı koruyabiliyor.
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz
Yusuf Sarıkaya
Yaşanmış Acı ve İbretlik Olaylar
Sedat İlhan
Çözümsüzlük
Mehmet Şahan
Edebiyat - Medeniyet ve İnsan /2
Nevin Bahtişen
Hayatımdan Notlar
Deniz İmre
Yalnızlığın Söz Aldığı Akşamlar
Hüseyin Uyar
Yeni Çağda Dostluk Paradoksu
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Serhan Poyraz
Yaşlı Adam ve Deniz - Ernest Hemingway
Sami Çelik
Gece ve Sis
Musa Aşkın
Toprağa Dönen Hikâye
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Hayatın Matematiğini Öğrenmek
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Gevher Aktaş Demirkaya
Ben Yemen Türküsü’nü Söylerken Ata Ağlardı
Mine Çağlıyan
Özgürlük
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Mum Işığına Tutsak
Suna Türkmen Güngör
Ruhun Terazisi
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Dilek Tuna Memişoğlu
Sudan Ağlıyor
Ebru Bozcuk
Yaşam Gustoluğu
Ahmet Furkan Demir
Çağımızın Hastalığı: Gösteriş
Ayfer Güney
Dur
Hamiyet Su Kopartan
Meşguliyet
Turan Demirci
Yapılmayacaklar Listesi
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Hakan Cucunel
Türk Edebiyatı ve Türkçe Edebiyat
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Demet Mannaş Kervan
Sözde Hayvanseverin Eseri: Sokak Köpeği
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar