Şehrin gürültüsünde yitirilen yaşamlar... Kimsenin kimseden haberi yok. Zaman bütün hayatların celladı gibi insanın bazen elinde olmadan akışta sürükleniyor. Hiçbir şeye yetememenin bezginliği veya hırsı ya doyumsuz ya vazgeçmişliğin içinde yitip gidiyor.
Hayatı nasıl doğru okuyabiliriz? Çalışmak, üretmek, okumak, dinlenmek veya sanat…Doğruluk, sevgi zırhını giyinmeden yapılan hiçbir şey doğru noktaya varmaz ve herkes birbiri ile cebelleşirken maalesef ömür dediğin şey kısıtlı ve geçip gidiyor.
İnsanlar birbirine yardım eli uzatma yerine, bir başkasının hayatına ahkâm kesmede fazlasıyla marifetli. Neden? Herkes kendisinin daha çok bildiğini düşünüyor, o bilginin kendi hayatına uygun diye bir başkasına zarar vereceğini hiç düşünmüyor, aslında bunu düşünüyor sırf kendisini tatmin etmek ve kendisini haklı olduğuna inandırdığı için fütursuzca insanların hayatlarını hallaç pamuğuna çeviriyorlar.
Şehirlerin karmaşası da bu yüzden, doymayan gözlerini ister senin hayatına çeviriyor ister yanlış yerleşim olarak düşüncelerinde zuhur ediyor. O yanlış yapılaşmaların içinde kıyasıya yapılan haksızlıklar, rekabetler ben kazanayım başkası önemli değil, ben mutlu olayım başkası önemli değil derken bir noktadan sonra çoğunluk böyle olduğu için hayat yaşanmaz oluyor.
Bu rezilliği herkes bir başkası düzeltsin diye bekliyor. Kimse kendine toz kondurmuyor, kendi davranışının sonucunun neler yarattığını düşünmeden, düşünse de bu duruma kendinin hakkı olduğunu zannediyor.
İnsanoğlu daha güzelliklere layık, biraz empati, sen değerlisin herkes de değerli. Bir başkasına hak görmediği özgürlüğü, kendisine sınırsız özgürlüğü hak zannederek karşısındakine zarar verdiğini düşünmeden, maalesef doğruya ulaşmamız çok zor.
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar