Yaz mevsimi bütün hızıyla devam ederken en sıcak günleri yaşıyoruz. Tabii o kadar olsun Temmuz ayı geride kaldı, Ağustosu sıcak günlerle karşıladık. Dünyamıza hayat veren güneşin, kuzey yarım kürede hüküm sürüyor olması ve ülkemizde tam kendini bütün ihtişamıyla sergiliyor.
Diyeceksiniz bu kadar sıcak çekilmiyor; doğru, bencede çekilmiyor, ama güneşin bunda ne suçu var? Güneşin bizimle bir derdi yok, kendi işini yapıyor, ve biz de onun sayesinde hayat buluyor ve sağlıklı yaşıyoruz. Biz ne kadar yararlanmak istersek güneşten o kadar yararlanabiliriz.
Köylerden, kasabalardan büyük şehirlere göç oluyor. Herkes kendi zevkine göre gelişi güzel yerleşince düzensiz ve çarpık şehirleşme meydana geliyor. Ağaçları kesip, yeşilliği yok ederek yerine binalar, gökdelenler dikiyoruz, sonuç böyle oluyor. Bu durumda, güneşin suçu ne?
Beton yığınları ile çevrelenmiş bir hayatın ve onun getirdiği bir çöküşü, sağlıksız durumun o, kocaman şehirlerde ve metropollerde yaşayan insanların, sağlıklarının bozulması ve anormal derecede sıcaklık hissetmemiz kaçınılmaz oluyor.
Sabahın köründe evinden çıkıp işine ulaşmak için çaba sarf edilirken ve güneşten, oksijenden yoksun kalmak insanı yavaş yavaş öldürüyor. Yol kenarlarında ki bir kaç ağaç nefes almaya yetmiyor. Güneşin, senkronize iş yaptığı yeşili yok edersen bunda Güneşin suçu ne?
Sokaklar, caddeler insan ve araç seli akıyor, insanoğlu güneşle hiç hemhal olamadan geceye teslim oluyor. Yorgun, bitkin uykuya özlem çeksede uyumak ne mümkün. Ay sonunu nasıl getiririm derdi; hesap, kitap işleri, uykuları bile kaçarken gözü ay ve yıldızları mı görüyor?
Bu sarmalanmış bu çile yumağından, gözlerini açıp dünyaya baktıkları bile yok. Neye hakkı olduğunu unutmuş bir insan gürûhu sabah, akşam anlamsızca koşturuyor. Güneşi, ayı, yıldızları göremiyorsa bunda Güneşin, ay’ın, yıldızların suçu ne?
Yaz ayının amacı bu, sıcak olacak, biraz terletecek terlemek iyidir fazla toksinlerden arındırır, ısı dengesini korur ve aşırı derecede ısınmanın önüne geçer.
Dönüp bir atalarımıza baksak ne demişler “Güneş giren eve doktor girmez” ne güzel demişler. Doğaya zarar vermez olduğu gibi koruyup hatta nüfusun artışına paralel yeşili artırırsak, sonra kendimiz ettik kendimiz bulduk demeyiz.
Doğayı çırılçıplak bırakırsak bir de doymayan gözümüzü beton yığınları ile doyurursak Bunda Güneşin ve doğanın suçu ne?
Güneş, doğası gereği ısıtacak, ışıl ışıl aydınlatacak bu Allah’ın bir lütfu, bundan en verimli şekilde yararlanmak gerekir. Bir ağaçta biz dikelim ve dikileni koruyalım.
Fırsat bulunca bir yeşil alana gidebilmek için kilometrelerce gitmek zorunda kalmayalım, en yakınımızdaki yeşil alanda sevdiklerimizle doyasıya zaman geçirelim. Allah’ın bize sunduğu bu doğaya zarar vermeden bizde katkıda bulunalım.
Klima doğal serinletici değil, bir çoğu gibi benide rahatsız ediyor. Kapıdan, pencereden başımızı çıkarsak güneşi görmesekte, sıcaklığı insana alev alev geliyor. Neden? Çünkü nereye baksan beton yığını ve güneşi görmediğin halde betonun ısısı yakıyor, nefes aldırmıyor. Tabiri caizse cehennem sıcağı, cennete çevirmek kendi elimizde. Hiç bir şeye emek vermez de zarar verirsek, güneşin ve mevsimin bunda suçu ne?
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar