Doğaya kulak vermeliyiz, dilini iyi anlamalıyız. Doğanın bir parçasıyız, ayrı düşünemeyiz kendimizi. Bütün canlılar bir arada yaşamayı başarıyorlar, doğanın kurallarına uyarak.
Düşünün ki bir antilop sürüsünün yağmurlar yağdığında taze çimlere ulaşabilmesi için timsahlarla dolu nehri geçmek zorundadır. Doğaya uyumlu yaşadıkları için biliyorlar ki karşıya geçesiye kadar yırtıcı timsahlarca alaşa edilip fire vereceklerini biliyorlar, topluca geçiyorlar ve korunmak için birlikte yaşıyorlar. Neden? Aynı zorluk ve acıları yaşamaktan artık biliyorlar başlarına neyin geleceğini ve doğayı doğru okuyorlar.
Bir aslan kendi bölgesini idrarı ile işaretliyor, bu bölgeye diğer aslanlar giremiyor, çok kötü hırpalanacaklarını hatta canlarından olacaklarını biliyorlar. İçgüdüsel doğayı ve hayatı okuma sistemleri var.
Her ne kadar şimdi şehir hayatında şartlar farklı olsada, kırsal bölgelerde bir köpek bir kediye sen benim yerime git avlan veya evi koru, ben de senin yerine fare avlarım demiyor.
Ama iş insana gelince her şey değişiyor, niye diyeceksiniz? İnsan en zeki canlı olduğu ve aklını yeterince geliştirebilme potansiyeline sahipken maalesef olması gerektiği gibi olmuyor. Aklını geliştiremediği gibi doğayı da okuyamıyor, oysa Kur'an ne diyor? Kur'an'ı ve kendini geliştirecek kitapları oku, ayrıca doğayı da oku diyor, hatta insanı oku. Her şeyi oku ki Allah’ın büyüklüğünü ve ne kadar yüce olduğunu gör. İnsanlar bir birine ve bütün canlılara empati yapabilsin.
Sen ülkenin fay hatlarını bilmezsen ve ne gibi bir felaket yaratabileceğini umursamazsan o da seni akıllanasıya kadar canını yakar. Allah doğaya ve hayata karşı her daim uyanık tutmak istiyor, insanoğluna işaret veriyor, "Oku yoksa canın yanacak." diyor.
Sen bir tarım arazisinde o toprakta neyin yetişeceğine ve hangi ağaçların yetişeceğine bakmazsan gelişi güzel eker, dikersen yeteri kadar mahsül alamazsın.
Faydalanabileceğin bilgi birikimine dönüp bakmaz ve o bilgiden faydalanmazsan bir karşılık göremezsin.
Kış mevsimini henüz geride bırakıyoruz, karın beyazlığı yürekleri bu kadar üşütmemişti, bu kadar çok beyaz, kefenden utanmıştı sanırım yeryüzüne düşerken. Göz yaşı bu kadar buz kesmemiştir yanaklarda, korkuyla açılan gözler sanırım bu kadar uykusuz kalmamıştır.
Acı feryatlar yeryüzüne sığmadı, gök kubbeye çekildi tek tek, anlayan yüreklere sığmadı acılar, anlayamayanlardan kalanlar sığındı aya, yıldıza, diğer gezegenlere. Yeryüzündeki perişanlığı, gökyüzüne çekilen ruhlar göz yaşı ile izliyorlar, insanların ve yöneticilerin bu kadar duyarsız olduğunu bilmiyorlardı.
Bütünün hayrından şaşınca kötülükler ve felaketler kaçınılmaz olur. Ortalıkta ve göçük altında bu kadar ölü varken hala göz boyama derdindeler hala ego yarışı ve talan peşindeler. Bizim insanımız ne zaman ıslah olacak ne zaman uyanacak çok merak ediyorum.
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 29 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ebru Bozcuk
Yılkı Atları
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bütün Mesele
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar