İşte O An

Ümmügülsüm Hasyıldırım

20-10-2026 16:34

Advert

Düşer en ağır gölge, insanın en temiz niyetine. Ne acı bir sızı verir, yanlış anlaşılmak gönlüne. Kalbini avucuna koyarsın da bir hançer gibi geri çevirirler sana. Kırılır kolun kanadın, yorgunluk dökülüverir bedenine. Vurulan o yanlış etiket bir leke gibi yapışır üzerine. Çırpındıkça batarsın, battıkça anlatırsın. Ancak o çıkmaz döngüyü daha da sarsarsın.

Gömülür insan kendi içine, taşır koca bir kıyameti yüreğinde. Hakikatin o yalın, o berrak ışığı dururken ortada; körleşmiş gözlerin karartısına kurban edilir halis duyguların. Sızlar ruhun. O gizli kırılmayı kimse duymaz. Taşınmaz ağırdır yükün.

Sadece bir haksızlık değildir bu; bir gönlün, kendi içindeki en gizli duygularının yağmalanmasıdır. Kaç gece bölünür uykular sinsi bir sızıyla? Kaç defa boğulur insan kendi nefesinde? Kimse bilmez o odalarda dökülen sessiz gözyaşının ağırlığını, güvendiği dağlara karların yağışını... Tipide kalmış bir çocuk gibi titrer için.

Bütün dünyayı kucaklayacak kadar geniş olan o yürek, sığmaz olur kendi göğsüne; dikiş yerlerinden patlar içindeki o devasa hüznün nehri. Öyle bir kırılmadır ki bu; ne çığlık atabilirsin ne ağlayabilirsin doyasıya… Sadece durursun bir başına, içinin viraneliğine bakıp yutkunursun da yutkunursun.

Kırılan gönül, zamanla bir mabet gibi sessizleşir. Kalabalıkların arasında yürürsün de adımların ancak kendi içindeki çölde iz bırakır. Menfaat uğruna zalime boyun eğen ve yalana, riyaya meyleden çıkarcılara karşı dik, asil ve lekesiz duruşun imzan olur. Yanlış anlaşılmanın ve haksızlığın karşısındaki dürüstlüğün omurgandır.

Bu yenilgiye değil, muazzam bir direnişe dönüşür. Haksızlık, güvenin kumaşına sıkılmış bir kurşun gibidir; sökük tutmaz, dikiş tutmaz. İnsan, üzerine atılan o lekeyi temizlemeye çalıştıkça anlar ki masumiyet, bağıran bir ses değil, mahzun ama dimdik duran bir bakıştır. İnsan, en çok güvendiği limanların dalgasında boğulurmuş meğer...

Yüreğindeki sancı, camın çatlaması gibi narin ve geri dönüşsüzdür. Ses çıkarmaz çoğu zaman ama o çatlağın arasından sızan rüzgâr, içindeki bütün umut ışığını birer birer söndürüverir. Bilirsin ki anlatmak istediğin şey karşındakinin anladığı kadardır.

Ağzından çıkan her söz, rüzgâra savrulan tozdan ibarettir.
İşte tam da bu yüzden çekilmez olur sahteliğin kokusu! Tiksinir ruh; yalana bürünmüş gülücüklerden, ikiyüzlülüğün o sinsi maskesinden, menfaat için eğilen o bükülmüş boyunlardan! Tahammülü yoktur asil bir yüreğin yalakalığın maskaralığına. Eğilmektense kırılmayı, incinip kenarda durmayı yeğler de yine de satmaz onurunu üç kuruşluk alkışlara. Ne bükülür sahte tahtların önünde ne de susar hakikatin yalın kılıcı karşısında. Çirkinleşen dünyanın ortasında dimdik durmaktır onun tek suçu, maskesiz gezmektir bu maskeli baloda.

Oysa haykırmak ister ruh, yırtmak ister gecelemiş bu sessizliği! “Bakın.” demek ister, “Görün içimdeki o lekesiz aynayı!” Eğilmez hakikat, bükülmez fakat kanar işte, ılık ılık kanar en derinden. Bağırsa ne fayda duymak istemeyen kulaklara çarparak geri döner kendi sesi. Bir duvar olur kelimeler, hapseder insanı kendi hakikatine.

Yine de direnir ruh, teslim olmaz o haksız hükme. Savurur içindeki fırtınayı, yıkar geçer sahte yargıların kalesini. Çünkü bilir, en koyu karanlık bile bir kıvılcımla aydınlanır. Susuşu bile bir haykırıştır artık kâinatı çınlatan bir çığlık.

Varsın anlayan olmasın, varsın yanlış bilsin seni tüm gözler. Bir gün düşer elbet o ağır perde, soyunur hakikat üzerindeki yalan kisveleri. Çünkü aşikârdır, "Güneş balçıkla sıvanamaz." İşte o an, sükûtun gururu kalır geriye; bir de o imzasız yaraların, ruhu çelikleştiren o asil izi…

***


Editör: Seher Uslu

DİĞER YAZILARI Bütün Mesele 01-01-1970 03:00 İyilik Bulaşıcıdır 01-01-1970 03:00 Bir Dilek Tut 01-01-1970 03:00 Gönle Hüzün Düştü 01-01-1970 03:00 Hızır Dokundu 01-01-1970 03:00 Kana Kana 01-01-1970 03:00 Yeni Yılınız Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Bir Mum Işığına Tutsak 01-01-1970 03:00 Ömür Dediğin 01-01-1970 03:00 Yeter 01-01-1970 03:00 Hakikat Neydi  01-01-1970 03:00 Vuslat Yakındır  01-01-1970 03:00 Sekiz Mart  01-01-1970 03:00 Hasılı 01-01-1970 03:00 Maya 01-01-1970 03:00 Tam da Bu Yüzden 01-01-1970 03:00 Hayat Gailesi 01-01-1970 03:00 İçler Acısı 01-01-1970 03:00 Anlayamıyorum 01-01-1970 03:00 Babalar Günü ve Kurban Bayramı 01-01-1970 03:00 Ezanlar Yasta  01-01-1970 03:00 Ana Gibi Yar Vatan Gibi Diyar Olmaz 01-01-1970 03:00 Mükâfat 01-01-1970 03:00 Günlere Hapsettik Sevgileri 01-01-1970 03:00 Safımız Belli Olsun 01-01-1970 03:00 Cennet Gülleri  01-01-1970 03:00 İade Ediyorum  01-01-1970 03:00 Utanç Bayrak Çekmiş Özgürlüğe 01-01-1970 03:00 Keder 01-01-1970 03:00 İlacı Yok 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar  01-01-1970 03:00 Seni Seviyorum 01-01-1970 03:00 Bize Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Gül Neydi? 01-01-1970 03:00 Bayram 01-01-1970 03:00 Huzur İklimi 01-01-1970 03:00 İçimden Gelmiyor 01-01-1970 03:00 Kıyamete Uyanmak 01-01-1970 03:00 Uyku Molası 01-01-1970 03:00 Üç Kardeş 01-01-1970 03:00 Ne Oldum Deme Ne Olacağım De 01-01-1970 03:00 Dostluk Sözlerde mi? 01-01-1970 03:00 Kanat Takmış 01-01-1970 03:00 Öğretmen 01-01-1970 03:00 Ben Neyim? 01-01-1970 03:00 Gülümse 01-01-1970 03:00 Hep Ağlamayı Seçtim Hayatımda 01-01-1970 03:00 Açlık 01-01-1970 03:00 Prangalarımız 01-01-1970 03:00 Sensizlik 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşün / Üçüncü Bölüm 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşün / İkinci Bölüm 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşünün... 01-01-1970 03:00 Tohumum 01-01-1970 03:00 Saygı 01-01-1970 03:00 Muhabbet Sofrası 01-01-1970 03:00