“Ağrısız kulak delinir.” cümlesi anlatım bozukluğu konusunda verilen örnekler içinde en meşhur cümlelerdendir. Ağrısı, acısı, sancısı olmayan kulak delinir; ağrısı, acısı, sancısı olan kulak delinmez anlamına gelir; oysaki vurgulanmak istenen kulağın ağrısız delinmesidir.
Bizim çocukluğumuzda yorgan iğnesine yorgan ipi takılır; kulak mikrop kapmasın diye iğne kolonyalanır, iyice ovalanan kulaktan geçirilir, ip düğümlenirdi. İğne kulağı kanatır ve ağrıtırdı. Yaralanan kulak iyileştikten sonra küpe takılırdı. Şimdi her şey gibi kulağın delinmesi de teknolojiye ayak uyduruyor ve tabanca misali bir aletle küpe kulağa ağrısız takılıyor.
Geçenlerde bir tuhafiyecinin önünden geçerken mağaza vitrininde A4 kağıdına büyük puntolarla yazılıp asılmış bir yazı dikkatimi çekti: “Ağrısız kulak delimi yapılır.”
Biz ağrısız kulak mı delinir, kulak ağrısız mı delinir diye düşünürken anlatım bozukluğunu katmerleyen yazıdan sonra “yap” fiil kökünün sosyal medyada ne kadar çok kullanıldığını fark ettim. Daha dün bir ilanda aşçı alımı yapılacakmış. “Lokantamıza aşçı alınacaktır” yazmak yerine “aşçı alımı yapmak” daha zor aslında.
“Eve yeni giriş yaptım, evden yeni çıkış yaptım” gibi cümleler takıldı sonra gözüme. Giriş yapmak kelime grubu herhangi bir işlemden geçen durumlar için kullanılır.
Hastaneye giriş yapılır, yatış yapılır. Gerekli evrak, formlar doldurulur, imza atılır.
Ülkeye giriş yapılır. Havaalanında kontrol noktalarından geçilir, gerekli evrak teslim edilir, pasaport mühürlenir.
Sosyal medya hesaplarımıza bile giriş yapılır. İstenen yere kullanıcı adımızı ve şifremizi yazmak da giriş yapmaktır. Örnekler çoğaltılabilir, giriş yapmak ifadesini kullanmak için resmi işlemden geçmek gerekir.
Bir de konuşma ve yazıda konuya giriş yapılır. Aslında tüm söyleneceklerin ipucudur giriş yapmak.
Çıkış yapmak ise ünlenmek, birden yükselmek anlamlarına gelir.
Çatlama yapmayan içli köfte, kurutma yapmayan fırın, toplama yapmadan ilik açmak, anlatım yapmak, ekim yapmak, dikim yapmak, söküm yapmak, getir götür yapmak, dağıtım yapmak, uygulama yapmak, saç kesimi yapmak, …
Türkçenin en önemli ve bence en özelliği kelime türetmeye uygun bir dil olmasıdır. İlkokul yıllarından beri duyup ezberlediğimiz “Türkçe sondan eklemeli bir dildir.” özelliği sayesinde ihtiyaç halinde isimden fiil, fiilden isim türetilir.
“Ağrısız kulak delimi yapılır.” cümlesinde görüldüğü gibi “delimi” kelimesinin kökü “del” fiil köküdür. Fiilden isim yapılan bir kelimeyi cümlede yüklem olarak kullanmak istediğimizde başka bir kelimeye gerek yoktur: “Kulak ağrısız delinir.” demek yeterlidir.
“Lokantamıza aşçı alımı yapılacaktır” cümlesindeki “alım” kelimesi “al” fiil köküdür.
“Çocukları arabayla getir götür yapıyorum.” yerine getirip götürüyorum demek doğrudur.
Bir fiil cümle içinde yüklem olmakla görevlidir ve yüklem olmak için başka bir kelime muhtaç değildir.
Konuşma veya yazı dilinde süs zannedilen bu gereksiz ısrar Türkçenin sondan eklemeli bir dil olması özelliğiyle bağdaşmaz.
Eskiden kek çırpılır, çorba kaynatılırdı, yemek pişirilirdi. Şimdi kek de çorba da yemek de yapılıyor. Zengin kelime haznemizi göz göre göre kısırlaştırıyoruz.
Türkçede “etmek, eylemek, kılmak, olmak” şeklinde dört tane yardımcı fiil vardır, bu yardımcı filler isim köklü kelimeleri cümlede yüklem haline getirmeye yarar. Bu gidişle “yapmak” da girecek bu alana; fakat fiili yüklem yapmak için!
Yapma, yapmayalım!
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Yusuf Sarıkaya
Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir)
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /6 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Gevher Aktaş Demirkaya
Ekmeğin Tarihteki Yeri
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Sedat İlhan
Yapay Zekâm /2
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar