Her şeyin bir anlamı var. Gördüklerimizin, görmediklerimizin, görmezden geldiklerimizin bir anlamı var. Pencereden dışarı baktığımızda yağan karı, tüm sıcaklığıyla canlandıran güneşi, görme engelimiz yoksa, hepimiz de görüyoruz. Renk körü değilsek hepimiz de ağaçların rengini yeşil görüyoruz; hatta yeşil deyip geçmiyor, yeşilin tonlarını bile ayırt ediyoruz. İnce iş yapan insanlar için çok önemlidir renk tonlarının uyumu. Nakış modeli alıyorsak fıstık yeşili yerine hacı yeşili, filizi yeşil yerine yağ yeşili, mint yeşili yerine yosun yeşili kullanamayız. Yanlış seçtiğimiz bir renk tüm emeği hiç edebilir.
Bazı şeyleri gözümüzün önünde de olsa göremiyoruz bazen. Bir de işin okuma kısmı var. Hepimiz aynı ortamda, aynı anda aynı şeyi görsek bile onu yorumlamak, anlamak, algılamak kısmı, okumak kısmı; işte bu noktada bakış açımız, duyarlılığımız, vicdanımızın sesi giriyor devreye eğitimimiz, tahsilimiz bir yere kadar. Biz olayları okumaya uğraşmadıkça, vicdanımızın sesini susturdukça, duyarlılığımız da kayboluyor; artık görsek bile görmezden geliyoruz. Görmek istemediğimizi görmezden gelmek rahatlık.
Duymak istemediğimiz sözlere cevap veremeyeceğimiz, cevap vermeye değer konu olmadığını düşündüğümüz, cevap verirsek tartışma çıkacağını hissettiğimiz için duymazdan geliyoruz bazen. Aslında duyuyoruz, anlıyoruz, anlamazdan gelip cevap vermeyerek kendimizce sessiz bir çözüm buluyoruz.
İletişim konuşmak değildir sadece; susmak da cevap vermemek de duymazdan gelmek de gülüp geçmek de hep iletişimdir. İletişimin en etkili şekli konuşmaktır. Kişi konuşurken muhatabının yüzüne baktığından yüz ifadeleri de konuşur; açıklamaya çalışırken elleri, beden dili de konuşur; ses tonu, vurguladığı kelime de konuşur. Yazı dilinde farklı ses tonunda okunursa farklı anlama gelecek birçok cümle var. Sanal yazışmalarda yazılacak bölüm kısıtlı olduğundan emojiler imdada yetişiyor. Her emojinin, her işaretin bir anlamı var.
Hayatta her şeyin bir anlamı var. Herkesin her şeyi doğru ve net anlaması beklenemez. Hepimizin durduğu yer, bakış açımız farklı. Hiç olmazsa yakınlarımızla aynı anlamda buluşmak isteriz.
Beğenerek okuduğumuz kitabı onlar da okusun, ana fikirde buluşalım isteriz. Etkilendiğimiz filmi onlar da seyretsin, çıkardığımız sonuçta buluşalım isteriz. Gezip gördüğümüz yerleri onlar da görsün, yeni bir şey öğrenelim isteriz. Denediğimiz ve sevdiğimiz tarifleri onlar da denesin, o lezzeti tatsın isteriz. Gelişirken geliştirmek isteriz.
Hep yerinde sayan, kendini geliştirmeyen, hep aynı konulardan konuşan insanların kimseye bir katkısı olmaz.
N’EYLEYİM
İnsan insana her dem muhtaç,
Bazen konuşmaya bazen de beraber susmaya aç.
Ses tonumdan ne hissettiğimi bilmeyeni n’eyleyim!
*
Kapı eşiklerine bakıyorsa, bir zil sesi bekliyorsa,
Bilinmiyor, aramayıp sorulmuyorsa,
Anlatsa da anlamıyorsak bizi n’eyleyim!
*
Kırsak da kırılsak da kopamayız kimisinden,
Bizim kötümüz iyidir gene elin iyisinden.
Et tırnaktan ayrılmaz, kesip atanı n’eyleyim!
*
Kelimeleri kulak duyar da anlamaz bazen insan
Gönle dokunduğunda anlar, o zaman başlar şükür veya isyan.
Teşekkür eden baş tacı da isyan edeni n’eyleyim!
*
Her kelimenin, her cümlenin anlamı olduğu gibi hayatın da bir anlamı var. Kelimede anlam, cümlede anlam konularını işlediğimiz gibi hayatta anlam konusunu da işlemeliyiz, en azından içimize işlemeliyiz; çünkü biz etrafımızla varız. Hayatımıza anlam kattığımız kadar varız. Başka hayatlara anlam kattığımız kadar varız. Hayatımıza anlam katanlarla varız.
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 30 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Ebru Bozcuk
Her Şey Geçiyor
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar