Dünyadaki tüm şehirler içinde en eski, tüm medeniyetler içinde en medenî şehir İstanbul. Günümüzdeki birçok şehirden, hatta birçok ülkeden daha köklü bir tarih, İstanbul. Dünyanın göz koyduğu bir güzel, İstanbul. Türkiye’nin incisi İstanbul…
Seksen bir ilin seksen biri de tarih, coğrafya, tarım, maden, denizcilik, hayvancılık, ticaret, sanayi turizm açısından çok kıymetli de hepsini elinde tutan İstanbul bir başka. Türkiye’nin nabzı Ankara’da atsa da beyni İstanbul’dur.
Tarih boyunca tüm dinlerden insanların kendiliğinden oluşturduğu saygı, hoşgörü ve muhabbettir İstanbul.
Yedi coğrafî bölgenin yedisinde, her bölgedeki şehirlerde, hatta her şehrin farklı köylerinde bile kullanılan yöresel ağız; İstanbul’da toplanır. Anlamda, anlatımda ve anlamada kargaşa olmaması için yazı dilinde İstanbul Ağzı’nı kullanırız; çünkü bize örnek gösterilen insanlar oturmayı kalkmayı bilen, aydın, güngörmüş insanlardır. Anne babalar erkek çocuklarına “İstanbul Beyefendisi”, kız çocuklarına “İstanbul Hanımefendisi” olmayı öğütlerler. Tanımadığımız biri hakkında konuştuğumuzda tanıyan “İstanbul Beyefendisi” ya da “İstanbul Hanımefendisi” tabirini kullanır ki onun alelade biri olmadığını söylemek isteriz.
İstanbul, Türkiye’nin özetidir. Her semtin anlamı, taşıdığı değer ve sakinleri farklıdır. Beyoğlu Türk’ün Ermeni komşuyla Rum akrabayla huzurla yaşadığı bir yerken son yıllarda karmaşayla, öfkeyle, kin ve nefretle anılması ne acı.
TAKSİM
Hanımefendiler vardı bir zamanlar beyefendiler
ve elbette küçük hanımlar
Bir kültürden geriye kalan hafızalardaki hatıralar.
*
Kimi ağa oğlu kimi bey oğlu,
Acının adresi bugün Beyoğlu.
Medeniyetler merkezinde patlayan, yanan Taksim.
Parçalandı yürekler
Dağıldı her ocağa taksim taksim.
Yine masum insanlar yaralandı,
Geleceğe umutla bakan hayatlar çalındı.
*
Oturması kalkması düzgün,
Sözü dinlenen, sözü geçen
Hanımefendiler, beyefendiler gideli
Etrafı ateş sardı,
Güzel günlerden
Geriye hatıra fotoğrafları kaldı.
*
Hep söylüyoruz ya "Bu memleket bize atalarımızdan miras kaldı." diye; kalan mirası hep ev, araba, arsa, tarla olarak görüyoruz. Keşke biraz da nezaket, hoşgörü, vefa, miras kabul etsek ya da daha basiti, keşke herkesin yaşama hakkı olduğunu kabul etsek.
"Senin tarlan beş dönüm, benim tarlam üç dönüm" kavgası edeceğimize biraz da babamızın okuduğu kitapları bölüşsek, anamızın beyaz namaz örtüsünü miras almak için çabalasak.
Nasıl ki miras hukukunda reddi miras var, bize borç kaldıysa kabul etmeme hakkımız var. Ana babamızdan kalan kötü huyları reddetme hakkımız olmalı. Anamız vicdansız mı, neden kabul edelim? Babamız sorumsuz mu, o mirası niye alalım?
Ne zaman tarla yerine sevgi, saygı, adalet, merhamet, hoşgörü, vefa, huzur miras talep edersek o zaman gerçek mirasyedi olacağız. Ne zaman bizden sonrakilere sevgi, saygı, adalet, merhamet, hoşgörü, vefa, huzur bırakırız, işte o zaman gerçekten miras bırakmış olacağız.
Selametle…
Ebru Bozcuk
Belki Yaz Erken Gelir
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -12 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar