Dünya’nın en güzel kelimesini sorsalar, hiç tereddütsüz
“Günaydın!” derdim. Dünya dillerini elbette bilmiyorum; ama benim dünyamın en güzeli “Günaydın” kelimesi.
Sabah olup da güler yüzle günaydın demek gibisi de birinden günaydını duymak gibisi de yok. Bir de eşref saatimizde olduğumuzda heceleye heceleye, sesli harfleri uzata uzata söyleyince daha bir anlamlı oluyor. Sabah sabah insanın içine güneş doluyor, umut doğuyor, sevgi oluyor.
Gün kelime köküne –eş eki eklemişiz, “güneş” doğmuş. Günümüzü aydınlatan, karanlığı dağıtan, sıcacık gülümseyen güneş! Güneşin doğduğu yeri tarif ederken yön belirtmek için “güney” demişiz. Fazla yansıyan güneş ışığı kesmek için gözümüzü almasın diye penceremize “güneşlik” takmışız.
Her güne “günlük” demişiz, “gündelik” demişiz. Hatta günü gününe yazdığımız yazılara edebiyatta edebi terim olarak yer vermiş; “günlük” demişiz, “günce” demişiz. Her gün yaptığımız işlere “gündelik hayat” demişiz, her gün temizlik yapana “gündelikçi kadın” tabirini çıkarmışız. Gün kelime köküne –düz eklemişiz, “gündüz” olmuş. Sabahın ilk ışıklarından akşama kadarki vakit, gündüz. Türkçenin en çok sevdiğim yönü bu: Türemiş kelimeler…
Dünyanın en güzel kelimesi günaydın ise gün ve ay kelimelerinin birleşmesiyle doğmuş. İki olumlu kelime yan yana gelip, birleşip kaynaşınca çok daha olumlu bir kelime olmuş. Dört elif miktarı uzatılınca her harf insanın ruhunu besliyor.
Günaydın ne kadar doğal, samimi, sevecen bir kelimeyse bir de onu gölgelemek, ışığını söndürmek için uğraşılmış bir kelime var: Tünaydın.
Eski Türkçede geçen “tün” kelimesi günümüzde “dün” şeklinde kullanılır. Bir de tavuk misal, kanatlı hayvanların tünediği vakit, uyku vaktidir, gece! Tüneklerde tüneyen hayvanlar, gece dinlenip gündüz uyanır.
Saat 12.00’den sonra güpegündüz “Tünaydın” demek ne kadar doğru acaba? Günün her saatinde günaydının verdiği sevgi, samimiyet, muhabbet hissini değil tünaydın; hiçbir kelime karşılayamaz.
GÜNAYDIN HAYAT
Geçit vermez bazen dağlar, tüneller,
Her tepe başında baykuş tünekler.
Dün dünde kalsın, yürüsün binekler.
Günaydın yeni gün, günaydın hayat!
Gün kurusu düşler mademki bayat,
Dür, bük, sar, kaldır ve bir kenara at.
Tik tak işliyor duvarda saat, bak.
Günaydın yeni gün, günaydın hayat!
Gün gün kur kendini, yenile seni.
Günlendir gönlünü, koru neşeni.
Bırak korkunu, unut endişeni.
Günaydın yeni gün, günaydın hayat!
Her taze sabah yeniden doğ sen de,
Karanlığı ışığınla boğ sen de,
Seni senden edenleri koğ sen de,
Günaydın yeni gün, günaydın hayat!
Aysın vakit, aysın gün, aysın gece,
Sen aysın, seninle aysın sadece.
Her cümle aydınlansın hece hece,
Günaydın yeni gün, günaydın hayat!
Günaydın dostlar, aysın vakit, aysın gün, aysın gece.
Selametle…
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -21 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Musa Aşkın
Aşkınlık ve Anlam
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Deniz İmre
Herkes Celladıdır Kendi Ömrünün
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /5
Serhan Poyraz
Gündoğumu / Joan Baez
Hakan Cucunel
Canvermezler Tekkesi
Ebru Bozcuk
Bu Topraklardan Bir 'Ümit Yaşar Oğuzcan' Geçti
Şükrü Doruk
Şiire Dair
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İyilik Bulaşıcıdır
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar