"Yalan dünya" dediğimiz dünyada yalanın da en yalan olduğu bir devirdeyiz. Her şey algıdan ibaret. Her şey gördüğümüz kadar.
Hiçbir şeyin özüne yönelmiyoruz, kendi özümüze bile. Kendi özümüzü bile görmüyor, tanımıyor, anlamıyoruz.
Bir yer ne kadar parlak ve ışıltılıysa, bir şey ne kadar yalansa, bir kişi ne kadar popülerse onu seviyoruz.
Çalışmadan, yorulmadan, emek harcamadan, gönül vermeden kazanmak istiyoruz. "Cennetten bir köşede" sürmek istiyoruz hayatımızı. Gücümüz yetmiyor bazen kendi imkanlarımızla ilerlemeye. Bu yüzden sapıyoruz kısa yollara. Kısa yollar bazen bizi uçuruma görüyor, farkında değiliz.
Akıllı telefonlar, akıllı arabalar, akıllı evler çoğaldıkça biz de hırslanıyoruz. Konforlu hayat için kendimizi parçalıyoruz. Oysaki lüksün sınırı yok. En son model diye aldığımız her şey bakıyoruz ki birkaç ay sonra düşük model oluvermiş.
Hepimizin içinde her şeye müsait bir boyut, her şeyi yapabilecek kapasite varken inancı, örfü, fıtratı gereği iyi olmayı tercih edenlere hayran oluyorum. Ben hâlâ gösterişsiz, sade, kendi halinde insanların var olduğunu biliyor ve en çok onlara saygı duyuyorum, toplum algısında onların değeri yoksa da. Ben hâlâ alın terine inanıyorum, toplum algısında rol model olarak yeri yoksa da.
NASIR
Kundura boyacısının,
İnşaat ustasının,
Amelenin, hamalın,
Helâl parasıdır
Elindeki nasır.
Nöbet tutan erlerin,
Bebek tutan ebenin,
Doktorun, hemşirenin,
Uykusuz geceleridir
Ayağındaki nasır.
İrfan sahibi arifin,
İlme âşık âlimin,
Öğretmenin, şairin,
İlminin karşılığıdır
Dirseğindeki nasır.
Bence nasır helal kazanç demek. Bir de bazen düşünüyorum, acaba umudunu yitirdiği için gözü gönlü nasır tutanlar da bu gruba girer mi? Bence görünen nasırlar gibi görünmeyen nasırlar da helal kazanç sayılmalı, içte iz bıraktığına göre.
Selametle...
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 30 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Ebru Bozcuk
Her Şey Geçiyor
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar