Hava durumu uzmanlarına göre bir yöredeki sıcaklık -8 °C olabilir; fakat o yörede yaşayan herkesin hissettiği sıcaklık aynı değildir; çünkü hissedilen sıcaklık yaşa, yaşanmışlığa, metabolizmaya, kan değerlerine göre değişiklik gösterir.
Karın yağdığı herkesçe aşikârdır. Sonrasında ayaza çekmesi, don tehlikesi herkesçe aşikardır; buna rağmen herkesin üşüme eşiği farklıdır. Herkesin hissettiği sıcaklık farklıdır. Çok üşüyen biri için hissettiği sıcaklık daha düşük olacaktır.
Aslında işin sırrı ve özü “hissetmek”tir. Kainatı, yaratılışı, ekolojik dengeyi, tabiat olaylarını, kendimizi hissetme, anlama, yorumlama çabasıdır sanat.
Oymacılık, kakmacılık, resim, heykel, ebru tabiatın taklidi; sanatkârın tahtaya, mermere, kağıda, duvara, suya hislerini işlemesidir. Tiyatro insanın insanı taklidi, sanatkârın hislerini insana hissettirmesidir.
Yüzyıllar boyunca tüm kültürlerde sanatın tanımı yapılmıştır, yapılacaktır da. Bence her şeyin olduğu gibi sanatın da sırrı ve özü hissetmektir.
Pembe bulut çizen bir çocuğa “Bak, gökyüzünde hiç pembe bulut var mı?” diyen anne – baba veya öğretmen, çocuğa ve çocuğun hayal gücüne sınır çekse de evet, var pembe bulutlar. Mevsim geçişlerinde, akşamüstü nadir de olsa var. Herkes görmüyor, hissetmiyor olabilir; ama evet, nadir de olsa var. Hem yoksa bile çocuğun pembe bulut çizmesinin ne sakıncası var? “Amanın mor koyun meler gider” türküsüne kimsenin itiraz ettiği yok. Söğüt dalına yuva yapan mandanın yavrusunu kapan sineğe kimsenin itirazı yok, hatta eğlenceli bile buluyoruz.
İnsanların hayaline, hislerine sınır çizmek; gelişimini geciktirmek olabilir.
Resme yeteneği olan bir kişi, hayatı çizerek yorumlayacaktır. Hoşuna giden renkleri tuvaline alıp hoşuna gitmeyenleri almayacak, hayatı anladığı ve hissettiği renklerle renklendirecektir.
Şiirde, öyküde, romanda, vs. istediği kelimeleri alıp istemediği kelimeleri atacaktır. Sanatkâr gerçek dünyadan uzaklaşır bazen, gerçek dünyanın sahtekâr, yalancı, menfaatçi ilişkilerinden sıkılıp kendine özgü bir dünya kurar. Bu dünyada, kendine kurduğu kendi dünyasında, özgür ve özgündür.
Animasyonları, çizgi filmleri, masalları neden hâlâ seviyoruz? Orada da çatışmalar, iyiler ve kötüler var; fakat gidilmesi imkânsız yerlerde geziyor, tanıması imkânsız kahramanlarla tanışıyor, yaşanması imkânsız olaylar içinde buluyoruz kendimizi. İmkânsızın sınırlarını zorluyoruz.
İyilerin başına gelen üzücü olaylara üzülüyoruz. Ekran başından kahramanımıza tüyolar veriyoruz kendimizi maceraya kaptırınca. Sonunda kahramanımız kazanınca mutlu oluyoruz.
Biliyoruz ki “İyiler hep kazanır”. Hayatta değilse bile eserimizde kazandırıyoruz. Belki tutamadığımız yılları, yönlendiremediğimiz hayatımızı eserimizde yeniden kuruyoruz, kim bilir?
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı 30 / Yedi Diyar Yedi Savaş
Ebru Bozcuk
Her Şey Geçiyor
Ayşe Parlar Gürkan
Gerçek Olmadan Önce
Ümmügülsüm Hasyıldırım
İşte O An
Hilmi Yavuz
Post-Truth [Hakikat-Sonrası] Travmalara Karşı Hakikat’i Söyleyebilme Cesareti: Parrhesia
Dilek Tuna Memişoğlu
Üzgünüz İstanbul
Şükrü Doruk
Oyalı Kâse Romanı Işığında Tesbitler
Sedat İlhan
Yeni İşim /2
Musa Aşkın
Veda Edebilmeyi Bilmek
Ahmet Furkan Demir
Teknofest Güneydoğu
Hüseyin Uyar
Distopya
Serhan Poyraz
Kırmızı Pazartesi / Gabrıel Garcıa Marquez
Cengiz Hortoğlu
Evine Hoş Geldin
Suna Türkmen Güngör
Bugün de Buradayım
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Hakan Cucunel
Avrupa Düşünce Dünyasına Bir Bakış
Deniz İmre
Normali Neden Kutsuyoruz
Nevin Bahtişen
Yarım Kalan ve Ufuktaki Düşler
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar