İçler Acısı

Ümmügülsüm Hasyıldırım

14-08-2024 22:48

Advert

İnsan ne için yaşar ki?  Huzur, mutluluk, sevgi, saygı, saygınlık, gurur, makam, mevki, şan, şöhret, itibar...

Ardı arkası kesilmeyen kriterler. Üç günlük dünyada, üç kuruşluk bir heves sanki. Ancak tüm bunlara sahip olmanın, gösterişten geçtiğini zannedecek kadar cehalete yenik düşmek, içler acısı.

Bakara Suresi 148. Ayet; "Hayırda yarışın" buyurur. Ancak biz hayırda yarışmayı, "gösterişte yarışma" olarak algılamışız. Her gün yapılan güya hayırlar, isim isim ilan edilerek göze göze sokuluyor yazık ki!

Bazen içim acıyor. Bakıyorum da herkes, kanun gibi her gün sırayla pişi ikramı yapıyor. Oysa gün boyu yapılan bir pişi ikramı, ortalama 10 bin ile 20 bin TL arası değişiyormuş. Ve bu gereksiz harcama, yüreğimi dağlıyor doğrusu. Onca kirasını ödeyemeyen, bakkal borcu olan, tekerlekli sandalye alamayan, protez kol veya bacak yaptıramayan, ameliyat parası temin edemeyen insanlar var. Parası olmadığı için düğün yapamayan gençler dersen, içler acısı durumda…

Memleketin yüzde yetmişinin şeker hastası olduğu bir toplumda, her gün şeker deposu pişi ikramını almıyor aklım. Yemekli mevlit veya pişi ikramı yapmak isteyenler, ihtiyaç sahiplerinin listesini belirleyip bütçesine göre bir kişinin yarasına merhem olsa; hem hayırda yarışmış olur, hem de ayetin hakkını vermiş olur bence.

Veya on, on beş hayır sahibi birleşip hastahaneye alınamayan bir cihazı alsalar ya da bir genci evlendirip yuvasını kursalar hayırda yarışmış olmazlar mı sizce de? Ayetin tam hakkını vermiş olmazlar mı?

Hani Mevlana Celaleddin-i Rumi;

"Cömertlik ve yardım etmede akarsu gibi ol.
Şefkat ve merhamette güneş gibi ol.
Başkalarının kusurunu örtmede gece gibi ol.
Hiddet ve asabiyette ölü gibi ol.
Tevazu ve alçak gönüllülükte toprak gibi ol.
Hoşgörülükte deniz gibi ol.
Ya olduğun gibi görün, ya göründüğün gibi ol." diyor ya işte, Bakara Suresi’ndeki bu 148. ayeti okuduğumda, hep bu sözleri aklıma geliyor. Hayırda yarıştığımızı zannederken, gösterişte yarıştığımızın farkında bile değiliz. Kusur aramada kusursuzuz. Hoşgörü anlayışımız ise evlere şenlik. Hiddet ve asabiyette de zirveye ramak kalmışız. Şefkat duygumuz ise yürek mezarına çoktan girmiş. Ne olduğumuz gibi görünebildik, ne göründüğümüz gibi olabildik.

Yer yer içime dönüyorum. Yapılan hayırları düşünüyorum. Hesap yapıyorum. Hastanelerde cihaz eksikliğinden kaynaklanan maduriyetler geliyor aklıma. Oysa yapılan bu masraflarla kim bilir kaç kişinin hayatını kurtaracak cihazlar alınırdı.

İzlenimlerime göre yapılan ikramlara genel olarak aynı insanların gitmesi, gitmezsen ayıp olur düşüncesi de ayrı bir muamma. İhtiyacı olan garip de karşıdan bakıyor sessizce. Elini uzatmaya çekiniyor. Ve benim içimden bir şeyler kopuyor.

Eskiden cenaze evinde, üç gün yemek pişmezdi. Herkes evinde pişirip götürür ev sahibinin acısına ortak olurdu. Acısına hürmet edilirdi.

Bugünlerde, cenaze daha kaldırılmadan çay ocağı kuruluyor taziye evine. Kutlama yaparmış gibi. Yemekçiler tutulup ikramlar veriliyor. "Şükür kurtuldum!" Der gibi. Oysa dinimize göre taziye evinde yiyip içmek mekruhtur. Cenaze sahibine saygısızlıktır. Acısını hiçe saymaktır.

Olması gereken ise; vefattan bir müddet sonra, onun adına bir okula sıra yaptırmak gibi, bir hastaneye cihaz almak gibi, bir fakirin borç defterini ödemek gibi, ihtiyaç sahibi iki genci evlendirmek gibi hayırlar yapmaktır.

Gel gör ki, bütün ahali sıraya geçmiş, hayırda yarışırmış(!) gibi yemekli mevlüt, pişi ikramı vs. yapıyor. Ve bunu ilanlar eşliğinde kuralmış gibi üzerlerindeki yükü atmaya çalışılıyor. İç yangınıma benzin dökülüyor...

DİĞER YAZILARI Gönle Hüzün Düştü 01-01-1970 03:00 Hızır Dokundu 01-01-1970 03:00 Kana Kana 01-01-1970 03:00 Yeni Yılınız Kutlu Olsun 01-01-1970 03:00 Bir Mum Işığına Tutsak 01-01-1970 03:00 Ömür Dediğin 01-01-1970 03:00 Yeter 01-01-1970 03:00 Hakikat Neydi  01-01-1970 03:00 Vuslat Yakındır  01-01-1970 03:00 Sekiz Mart  01-01-1970 03:00 Hasılı 01-01-1970 03:00 Maya 01-01-1970 03:00 Tam da Bu Yüzden 01-01-1970 03:00 Hayat Gailesi 01-01-1970 03:00 Anlayamıyorum 01-01-1970 03:00 Babalar Günü ve Kurban Bayramı 01-01-1970 03:00 Ezanlar Yasta  01-01-1970 03:00 Ana Gibi Yar Vatan Gibi Diyar Olmaz 01-01-1970 03:00 Mükâfat 01-01-1970 03:00 Günlere Hapsettik Sevgileri 01-01-1970 03:00 Safımız Belli Olsun 01-01-1970 03:00 Cennet Gülleri  01-01-1970 03:00 İade Ediyorum  01-01-1970 03:00 Utanç Bayrak Çekmiş Özgürlüğe 01-01-1970 03:00 Keder 01-01-1970 03:00 İlacı Yok 01-01-1970 03:00 Hayırlı Bayramlar  01-01-1970 03:00 Seni Seviyorum 01-01-1970 03:00 Bize Ne Oldu? 01-01-1970 03:00 Gül Neydi? 01-01-1970 03:00 Bayram 01-01-1970 03:00 Huzur İklimi 01-01-1970 03:00 İçimden Gelmiyor 01-01-1970 03:00 Kıyamete Uyanmak 01-01-1970 03:00 Uyku Molası 01-01-1970 03:00 Üç Kardeş 01-01-1970 03:00 Ne Oldum Deme Ne Olacağım De 01-01-1970 03:00 Dostluk Sözlerde mi? 01-01-1970 03:00 Kanat Takmış 01-01-1970 03:00 Öğretmen 01-01-1970 03:00 Ben Neyim? 01-01-1970 03:00 Gülümse 01-01-1970 03:00 Hep Ağlamayı Seçtim Hayatımda 01-01-1970 03:00 Açlık 01-01-1970 03:00 Prangalarımız 01-01-1970 03:00 Sensizlik 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşün / Üçüncü Bölüm 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşün / İkinci Bölüm 01-01-1970 03:00 Bir Okul Düşünün... 01-01-1970 03:00 Tohumum 01-01-1970 03:00 Saygı 01-01-1970 03:00 Muhabbet Sofrası 01-01-1970 03:00