Affetmek, Özgürlüktür…
Bir insanı bağışlamak büyük bir özgürlüktür. İçinde kin biriktiren insan, sırtında bir çuval yük taşıyan kimseye benzer ki; bu insanın özgürlüğü, taşıdığı yükün etkisiyle kısıtlanmıştır.
Bunun gibi, kötülük gördüğü insana karşı kızgınlığı hep aynı dozda olan kimsenin de, ruhsal manada hareket serbestisi bozulmuştur. Fakat yükünü atan, yani içindeki intikam duygusunu yenebilen kişi hürriyetine kavuşmuştur. Bu hürriyet, kişinin strese bağlı olarak gelişen birçok hastalığı atmasına ve kendisiyle daha barışık, daha mutlu yaşamasına imkân tanır.
Affetmek aslında bir yönüyle de karşı tarafa senin dostunum, senin için bir hakkımdan ve iddiamdan vaz geçiyorum demektir. Bu yaklaşım karşı tarafta dostluk duygularını uyandıracağı gibi düşmanlığı azaltır, böylece aile ve sosyal barışa da katkı sağlar.
Bağışlamanın Biyolojik Boyutu…
Affetme ve öç alma gibi insan tabiatının önemli boyutlarını oluşturan bu iki duygu, herkesin psikolojik doğasında mevcuttur. Bu konuyla ilgili klinik alanda yapılmış binin üzerinde araştırma vardır. İncelemelerin sonucunda, negatif duyguların kişinin psikolojisine ve fiziksel sağlığına zarar verdiği ortaya çıkmıştır.
Bu kötücül duygular, insanda baskı oluşturmakta ve bu da zamanla tansiyonun yükselmesine, kalpte ritim bozukluklarına, hormonal değişikliklere, unutkanlık gibi farklı hastalıklara sebep olmaktadır. Öfke ve kinin devamlı olması, kortizol hormonunun uzun zaman salgılanmasıa sebep olur ki; insanın stres seviyesinin yükselmesine neden olan bu durum, bağışıklık sisteminin bozulduğuna işaret eder.
Bağışıklık sistemindeki tahribat, insanın hastalıklara karşı direncini azaltır. Kişi affedemediği zaman, tıpta slogan şeklinde söylenen, ‘stres, immun supresyon (baskılama) yapar’ kuralının gerçekliğine tanıklık ederiz. Bu bilimsel doğru, bizim bağışlayıcılığımızın bağışıklık sistemimizi sevindirdiğini gösterir.
Newsweek Dergisi’nin, 2004 senesi Eylül sayısında yer verdiği bir çalışmada; alerjinin duygular ve psikolojik tepkilerle ilgili boyutu ele alınmış ve onun reaksiyonların bedene yansıması olduğu ortaya çıkmıştır. Yine bu çalışmada, alerji tedavisin kişinin ruh halinin de önem kazandığı tespit edilmiştir.
Yapılan deneylerde, çay yaprağının ciltte kızarıklığa ve kaşıntıya sebep olduğu denekler kullanılmış; deneklerin gözleri kapatılarak sağ kollarına çay yaprağı, sol kollarına ise başka bir bitkiyle dokunulacağı söylenmiştir. Gözü kapalı olan deneklerin sağ kollarına yaprak konulmamasına rağmen reaksiyon meydana geldiği, sol kollarında ise herhangi bir tepki olmadığı belirlenmiştir. Deney sonucunda doktorlar, deneklerin söylenen kolun tersine, sol kollarına çay yaprağının dokunduğunu açıklamışlardır. Bu durum, telkinle alerjinin farkını göstermektedir.
Hipnotik transa girmiş bir kişiye ‘koluna kızgın demir dokunduracağım’ diyen uzman, hastanın koluna parmağını dokundurmasına rağmen kolun o bölgesinin su topladığı görülmüştür. Bu deneyler, vücudumuzu beynimizin yönettiğinin en büyük işaretidir. Her organ, her duygu beynimizde temsil edilmektedir.
İşte bu kötücül duygulardan hem psikolojimize hem de biyolojimize zarar vermemek üzere kurtulmamız gerekiyor.
2021 yılı, bu duygularımızdan arındığımız, aile ve sosyal barışa katkı sunduğumuz bir yıl olması temennileriyle…
***
TRUVA YAYIN GRUBU YOUTUBE KANALIMIZA ABONE OLMAYI UNUTMAYIN...
Logoya tıklayıp Youtube kanalımızı ziyaret edebilir, abone olabilirsiniz.
Gevher Aktaş Demirkaya
Kağnı Komutanlığı Ağacı Destana Çeviren Kağnılar
Hamiyet Su Kopartan
Dostlar Alışverişte Görsün
Yusuf Sarıkaya
Bizim Kuşak-9
Ebru Bozcuk
Mutlu musun
Mehmet Şahan
Em Olmak Lazım
Sedat İlhan
Çözümsüzlük /5
Musa Aşkın
Usulca Sessizlik
Serhan Poyraz
Shakespeare ve Hamlet / Mina Urgan
Dilek Tuna Memişoğlu
Yeni Yıla Girerken
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Yeni Yılınız Kutlu Olsun
Ahmet Furkan Demir
Hiss-i Urfa
Deniz İmre
Schopenhauer’in Sarkacında: Bir Sağa Bir Sola
Nevin Bahtişen
Hayatımdan Notlar
Hüseyin Uyar
Yeni Çağda Dostluk Paradoksu
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Sami Çelik
Gece ve Sis
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Hayatın Matematiğini Öğrenmek
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Mine Çağlıyan
Özgürlük
Suna Türkmen Güngör
Ruhun Terazisi
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Ayfer Güney
Dur
Turan Demirci
Yapılmayacaklar Listesi
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Hakan Cucunel
Türk Edebiyatı ve Türkçe Edebiyat
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Demet Mannaş Kervan
Sözde Hayvanseverin Eseri: Sokak Köpeği
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar