Mutluluk, başarılı olmak ya da iyi yetiştirilmek çocuklarımız için tek başına yeterli değil. Hem akademik hem de yaşama dair başarı ve mutluluk için bu üçlünün bir arada olması gerekir. Ebeveynlerimize 20 formülden bahsetmek istiyorum. Bir çocuğun en büyük şansı bu düsturları uygulamaya çalışan anne ve babaya sahip olmasıdır…
1. Birinci şansının “Şefkatli ve karakterli bir anne ve baba ile huzurlu bir ortamda büyüyebilmek” olduğunu unutmayınız!
2. Her anne babanın çocuğunun hayatı hakkında her şeyi bilmeye çalışması doğaldır. Şunu biliniz ki; çocuk sizin çocuğunuzdur ancak parçanız değildir. Çocuğu öyle yetiştirin ki kendini hem aileye ait hem de özgür hissetsin. Çocuk aidiyet ve özgürlük duygularını bir arada yaşasın.
3. Anne baba olarak çocuğunuzun mutluluğu için kendi mutluluğunuzu feda etmeniz gerekmez. Her ebeveyn çocuğunun mutluluğu ile kendi mutluluğu arasında denge kurmayı başarabilir.
4. Çocuğunuzu bütün güçlüklerden korumakla sorumlu değilsiniz. Bununla beraber güçlükleri beraber aşmayı öğretmek önemli sorumluluklarınızdandır.
5. Bir annenin kolları sıvayıp bütün yükü yalnızca kendi üzerine alarak aileyi rahat ettirmek gibi bir görevi yoktur. Ailece bir takım oluşturup birlikte hayatı gerçekleştirmek hem annenin hem de babanın görevidir.
6. Çocuğunuzu hayal kırıklığına uğratmamak ve yorucu, zor işlerden uzak tutmak sorumluluğunuz yoktur fakat onu hayata hazırlamak çocuğunuza sunacağınız en değerli hizmettir.
7. Çocuğunuza dertlerini söylemesi için izin vermelisiniz ama ona aynı zamanda eleştiri hakkı da tanımalısınız.
8. Çocuklarınızın size itaat etmesini beklemek ebeveyn olarak en doğal hakkınızdır ancak siz de çocukların kurallara itiraz hakkının olduğunu unutmamalısınız.
9. Çocukların sorunlarını büyük insan gibi dinlemek ama onlardan büyük insan gibi davranmalarını beklememek gerektiğini her zaman hatırlayınız.
10. Disiplin ve nasihatin kar yağışı gibi olduğunu; yavaş, yumuşak ve devamlı yağarsa tutacağını biliniz. En etkili nasihat örnek olmak, en etkili emir seçenek sunmaktır.
11. Arkadaşlarıyla ve sosyal hayatlarıyla yakından ilgilenen ama onlara fazla müdahale etmeyen ebeveynin çocuklarının daha iyi yetiştiğini unutmayınız.
12. Temel sorumluluklarınızdan biri çocuğunuzu hayat köprüsünden geçirmek değil, o köprüden nasıl geçeceğini çocuğunuza öğretmektir.
13. Anne olarak çocuklarınızla ilgilenirken zaman zaman kendinizi evde hapsolmuş ve tutuklanmış hissetmeniz doğaldır. Özgürlük insani bir haktır ve sıradan olaylardan zevk almayı başaran kişiler özgürlük-sorumluluk dengesini kendileri ile barışık olarak yaşayabilirler.
14. Anne rolü, baba rolü, eş rolü, iş adamı rolü hepsi kendi şartlarında yaşanmalıdır. Evdeyken dahi yatak odasında, yemek odasında veya misafir odasında rollerin farklı yaşanması gerektiği ve rol paylaşımı unutulmamalıdır.
15. Çocuğunuzun gizli düşüncelerini bilmek gibi bir göreviniz yoktur. Çocuğa özerk alan bırakıp onun kendi gemisinin kaptanı olmasına fırsat vermek ise görevleriniz arasındadır.
16. Zaman zaman çocuğunuzu baş belası olarak görebilir, ona kırıcı sözler söyleyebilirsiniz. Önemli olan daha sonra sevginizin galip gelmesidir ve öz eleştiri yapabilmenizdir, korkmayınız.
17. Zaman zaman çocuğunuzun sorularını cevaplayamayacak kadar meşgul olabilirsiniz ama ona hak ettiği kadar ilgi göstermeniz gerektiğini unutmayınız.
18. Çocuk eğitiminde sihirli kelimeler sevgi, ilgi, saygı, sabır ve güvendir. Çocuğunuzun ne düşündüğünü önemsediğinizi ona hissettirmek ve kendisini ifade etmesinde onu cesaretlendirmekle bu sihirli kelimeler harekete geçer.
19. Sabır amaca yönelik olmalıdır, her istediği yapılan çocuk bencil, her şeyine “hayır” denilen çocuk inatçı olur. Dengeyi sağlayınız.
20. En önemlisi çocuğunuza insani değerleri ve empatiyi öğretmenizdir.
İdeal insan dünyayı değiştirmeye kendisinden başlar. Empatinin anahtar cümlesi: “Sana yapılmasını istemediğin şeyi kimseye yapma, kendin için istediğin bir şeyi sevdiklerin için de iste” dir.
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ebru Bozcuk
Belki Yaz Erken Gelir
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -12 / Gölge Güçlerin Yükselişi
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Gevher Aktaş Demirkaya
Gelincik Çiçeğinin Bize Anlattıkları
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /3
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Serhan Poyraz
Kadınlar / Charles Bukowski
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar