AĞUSTOS
Gün doğumu başladı.
Aylardan Ağustos.
Göz kapaklarımda derin bir ağırlık.
Kalkmak neden bu kadar uzun,
bu kadar zor?
Akşamdan kalmış bir beden değil bu;
geceden çıkamamış bir ruh.
Karanlığın duvarlarını el yordamıyla yokluyorum,
nereye gideceğimi bilmeden.
Zihnimde bulanık ve keskin bir sızı.
Kuytu bir derinlikte çırpınıyor ruhum.
İçimde susturamadığım bir titreme.
Donuyorum!
Gün doğumu başladı.
Aylardan Ağustos.
Harabe bir tünelin içindeyim.
Kazma sesleriyle vagon gürültülerinin,
yıkık duvarlara sinip sustuğu,
eski bir zamanın ortasında.
Ne arkamda bir ışık
ne önümde bir umut.
İçimde mi büyüyor bu tünel,
yoksa ben mi onun içinde
kayboluyorum?
Bilmiyorum.
Ama
Hissediyorum.
Her nefeste biraz daha gömülüyorum.
Biraz daha derine.
Boğuluyorum!
***














































