Yıllar yıllar önce yayın sektörüne gencecik bir delikanlıyken ilk adımı atmıştım.
35 yılı aştığım edebiyat dünyasında herşeyi dolu dolu yaşadım.
En zor günleri, en güzel, en acı ve en mutlu günleri...
Çok hayalim vardı tüm bu süreçte. Pek çoğunu da çok şükür gerçekleştirdim. 'Hayal olmayınca hedef olmaz' derdim hep kendime. Ama kişisel hiçbir hatayı da kabul etmeyen zor bir dünya edebiyat dünyamız. Bazen bir söz sizi en tepeden en aşağıya alabildiği gibi bazen de duygusallıkla verdiğiniz bir hatalı karar sizi zirveden en alta düşürebilir.
Yaşadım.
Hepsini iliklerime kadar yaşadım.
Şimdilik geçmişi bırakıp bugünlere gelelim.
Geçmiş...
Bırakılmayacak tabiki...
Söz uçar yazı kalır. Her kim neyi hakettiyse torunlarına kadar okuyacak, bilecek. Öyle yaptım oldu, çaldım, çarptım oldu yok.
Tüm yaşadıklarımı, anılarımı, sevinçlerimi, mutluluklarımı da zamanı geldikçe kimsenin de gözyaşına bakmadan yazacağım.
Benim çok üzüldüğüm zamanlar oldu. Şimdi üzülme sırası kim neyi, ne kadar hakettiyse onlarda.
Ancak bugünkü konumuz bunlar değil.
Bugüne gelince...
Truva yayınlarının Facebook grubunu yıllar önce kurmuştum ve duruyordu öylece.
Sonra ne olduysa oldu, edebiyat aşkıyla yanan bazı yüreklere dokunmak, yılların da birikimiyle Sami Çelik olarak bana bir görev gibi geldi.
Bu çatı altında toplandık. Tek bir amacımız vardı; bu grubu edebiyat sevdalılarına açmak, sadece edebi kaygılarla yazan yazarların öykülerini, şiirlerini velhasıl tüm eserlerini hiçbir karşılık beklemeden bu mecrada okuyucu ile buluşturmak...
Öyle de oldu. Üye sayısı 30 binleri aştı, edebi metinler, şiirler, şiir videolarıyla doldu taştı. Ama edebiyat aşkıyla yanan o yürekler yine de tatmin olmadı.
"Neden edebiyat dünyamıza yeni kalemler kazandırmayalım?" sorusuyla yola çıkıp, şahsımın yaklaşık on yıl önce hayalim olup gerçekleştirmek için de bazı çalışmalar yaptığım bu hedef doğrultusunda bir öykü yarışması başlattık.
Truva şehri, bugün 6.cısını kutladığımız bu yarışmalar sayesinde çok değerli kalemlerle kuşandı, edebiyatla kuşatıldı ama yine yetinmedik, durmadık.
Bu kez de bir dergi kuralım denildi ve denilen yapıldı. Yine on yıl önce ve aralıksız yedi yıl devam ettirdiğim haber sitesi altyapımla ve bilgi birikimimizle, çiçeği burnunda yeni kalemlerden yılların yazarlarına kadar herkese açık olan o kapı, Truva Edebiyat Dergisi'ni kısa sürede devreye soktuk.
Yönetimi, editoryal kadrosu ve grup üyeleri derken herkes özveriyle çalıştı, çalışıyor, çalışacak.
Dergimizin ömrü Allah'ın da izniyle çok uzun olacak. Yıllar önce küçük bir kıvılcımla başlayan edebiyat yangını hep olduğu gibi adım adım büyümeye, cehaleti ve karanlığı yutup önüne aydınlık ufuklar açmaya devam edecek.
Bitti mi? Hayır... Yazar arkadaşlarımızın tanıtımını yapmak, ayrıca kitaplarını gösterebilmek için Truva Kitap Kulübü Youtube kanalını da kurduk. Her hafta sonu canlı yayın programlarımızla bunu gerçekleştiriyoruz.
Ve yine Truva ailemizin sosyal medya hesaplarıyla da çığ gibi büyüyoruz.
Sesimize Azerbaycan'ı katarak ilerliyoruz. Şair üyelerimizin şiirlerini de seslendirerek klip yapmaya başladık. Her geçen gün iyiye, doğruya ve güzele doğru yol alıyoruz.
Edebiyata gönül veren her kesimden, her yaştan, her düşünceden insana yer vererek gelişmeye odaklanmış bu yangın, sönmesi istenmeyen bir yangındır. Rabbimiz müsade ettikçe kimsenin de söndürmeye gücü yetmeyecektir.
Truva Dünyası sadece bir grup, bir yarışma hikayesi ya da bir dergi değil, sofrası herkese açık bir ailedir. Edebiyat yolunda "Biz böyle güzeliz" parolasıyla, duruşuyla, vizyonuyla ve hiç bitmeyen hayalleriyle ilerlemeye devam edecek bu aile sofrasında hepimize yer var.
Yeter ki saygıyla, yeter ki sevgiyle, yeter ki edebi hayatla olsun, kutlu olsun.
Ve öykü yarışmalarımızı düzenlerken yıllardır bir hayalimiz vardı.
Çok güzel, muhteşem olacak ve Truvalıların toplanıp kaynaştığı bir ödül gecesi.
Şimdi bu hayalimiz de İstanbul / Küçükçekmece Belediyemizin bizlere verdiği o muhteşem kültür merkezinde...
Cennet Kültür ve Sanat Merkezinde 26 Ağustos Cumartesi Saat 19 : 00 'da gerçekleşiyor ki, gecemize tanınmış edebiyat ve sanat dünyamızdan pekçok katılım da bekliyoruz. Ayrıca ulusal medyada da haber olacak şekilde gazeteci dostlarımız da bizlerle olacak.
En büyük gücümüz, 40 yıla yanaşmış köklü iki tane yayınevimizin bizim çatımız olması.
TRUVA YAYINLARI ve EMRE YAYINLARI çatısı altında toplandık, toplanıyoruz, toplanmaya da devam edeceğiz.
Ve artık üç yılda edebiyat dergileri arasında zirveye koşan TRUVA EDEBİYAT DERGİMİZ de var.
Şimdi bir hayalimizi daha hep birlikte ve en güzel şekilde gerçekleştirmeye hazırız.
Ve...
Biz diyoruz ki...
Bizde "BEN" yok...
"BİZ" varız.
Tüm edebiyat severleri bu edebiyat şölenine bekliyoruz.
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Yusuf Sarıkaya
Kün Fe Yekûn (Ol! Der ve Oluverir)
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /6 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Gevher Aktaş Demirkaya
Ekmeğin Tarihteki Yeri
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Sedat İlhan
Yapay Zekâm /2
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar
Saygılar
Zorliyarak