Niyet edelim hep birlikte temizlik yapmaya. İlk darbeyi beynimizi kaplayan örümcek ağlarına vuralım. Çamaşır suyuna yatıralım kalbimizi, çitileyim kararmış kısımlarını, yapışmışsa kara sakız misali, üşenmeden bekletelim bir kaç gece suyun içersinde. Süpürelim dilimize dolanan kötü cümleleri, kovalım basmakalıp fikirleri. Seni uykusuz bırakan derdi tasayı, gecenin zifirine uğurlayalıp, sabahın seherine gönlümüzde yer açalım. Sırtımıza yüklediğimiz ne varsa alaşağı edip arkasından; bir Fatiha, üç İhlas okuyup üfleyelim sağımıza solumuza.
Kem gözleri sirkeyle ovup, karbonatla parlatalım. Kurşunlar dökelim nazarlara gelmiş benliğimize ve duvarlar örelim sahte olan tüm bildiklerimize. Dikiş tutmaz her ne varsa sinemizde, bırakalım artık yama yapmayı. İncelmişse, kopması gerekiyorsa sıkı sıkıya tutmak yerine koyuverelim gökyüzünün maviliklerine.
Aklanalım, paklanalım baştan aşağıya, dökünelim suyu kırkkere üst üste, ağzımızdaki kötü sözleri çalkalayalım üç kere, burnumuza gelen kötü kokuları sümkürelim peş peşe. Olmadı sil baştan yazalım hayatı. Yormadan, yorulmadan... Kırmadan, kırılmadan....
Ne kadar eskimiş, rengi solmuş kıyafetimiz varsa bir bir kapı dışarı edelim. Çatlamış, kırılmış fincanımızı vitrinimizden çıkarıp bin parçaya bölelim. Dip köşe sakladığımız, belki seneye kullanırım dediğimiz ayakkabımızı giyelim şıkır şıkır.
Saçlarımızı esir etmeyelim lastik tokaların arasına; akmış, pakmış demeden savuralım ele güne ve doğan güne karşı. Bırakalım rüzgarın ılık parmakları dolaşsın önce saçlarımızda sonra bedenimizde. Ertelemeyelim bunca yıl ertelediklerimizi. Bahaneler serpiştirmeyelim düşlerimizin üzerine.
Fazla kiloların kalsın sende, fazlalık olan( seni, sana; kötü hissettiren) insanları ayrık otu gibi ayıklayalım hayatımızdan.
Aynalar yerleştirelim evimizin dört duvarına, her bakışmamızda göz kırpalım ve gülümseyelim aynadaki yansımaya.
Yaşamın inanılmaz hazzını, ellerin(başkalarının) iki dudağının arasına hapsetmeyelim. Ömür dediğin kısa bir yolculuk. Bindi ve indi arasında. Koltukların arasında sıkılmak yerine manzaranın güzelliğine odaklanalım.
Tozunu alalım yaşamın. Dozunu ayarlayalım sevmelerin. Herşeyin fazlası zararken bünyeye, sadeleştirelim dünü, bugünü, yarınları...
Sevmek en büyük sermayemiz, gülümsemek ise cebimizde ki bozuk paralar olsun, dağıtalım çoluk çocuğa bazende biriktirelim ağız dolusu kahkalara...
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /4
Hamiyet Su Kopartan
Türkçemizin İncelikleri (I)
Suna Türkmen Güngör
Çağları Aşan Gönül Yolcusu / Yunus Emre
Dilek Tuna Memişoğlu
Ah Srebrenitsa
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı -15 / Gölge Güçlerin Yükseliş
Ebru Bozcuk
Bir Sabah İllüzyonu
Mehmet Şahan
Paylaşmak /3
Serhan Poyraz
Yeşil Mürekkep / Osman Balcıgil
Gevher Aktaş Demirkaya
Perde Arkasındaki Söz Hacivat ve Karagöz Neden Öldürüldü
Hakan Cucunel
Eylül Geldi
Hüseyin Uyar
Değerli Yalnızlık
Ahmet Furkan Demir
Enver Paşa
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Bir Dilek Tut
Şükrü Doruk
Dil Hassasiyeti: Sözün Yükü, Sessizliğin Hikmeti
Yusuf Sarıkaya
Paşaköy Hasan Paşa Camii / Yozgat
Hilmi Yavuz
Selahattin Hilav
Deniz İmre
Küçük Bir Ülke
Nevin Bahtişen
Yazdıkça İyileşir İyileştikçe Yazar
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar