Bir mükemmelliyetçilik aldı başını yürüdü. Geçmişimizden gelen tüm yaşanmışlıklar birer birer ellerimizin altından kayıp gitti ya da biz gitmesine müsaade ettik. Yerini kusurlu bir kusursuzluğa bıraktı.
Anneden kalma kırk yamalı yatak örtüleri, yoğurt kaplarına özenle dikilmiş gül fideleri, isli mavi çaydanlıkta demlenen tavşan kanı çaylar, ilmik ilmik göz nuruyla yapılan kanefçeler...
Göze batan uyumsuz bütün renkler kapı dışarı edildi ya da bodrum katlarına, çatı aralarına küf kokularının ardına gizlendi. Geçmişimiz, örfümüz, emeklerimiz yer değiştirdi, kusursuzluklarla.
Partiler yapıldı, altın günleri yerine. Diş çıkarma partisi, çiş yaptı partisi, ergenliğe geçiş partisi, bekârlığa veda partisi...
Oysa ne güzel kına gecelerimiz vardı bizim, gözyaşlarının gerçek olduğu. Kırk uçurtmalarımız vardı konu komşunun toplanıp uçurduğu. Lokmalar dökülür, şerbetler kaynatılır dağıtılırdı tüm mahalleye.
Çayın yanına kekler bir çırpıda çırpılıverir, tabakların uyumsuzluğuna kısır konulurdu.
Kusursuzluğumuz bunlara da vurdu.
Beyazdan siyaha giden renk geçisleri yerleşti hayatımızın ortasına. Gri döşemenin üzerine, süt beyazı koltuk takımı, gümüş yaldızlı yemek masasında zarif şamdanlıklar...
Renkler sadece yüzümüzün donukluğunu gizleyen makyaj malzemelerine ve dolabımıza her gün yenisini eklediğimiz kıyafetlerin arasına sıkıştırıldı. Keklerimiz çikolatayla bezendi. Böreklerimizin içine bezelyeler, salamlar yerleşti.
Gösterişli dünyamızda bir kuş sütü eksik oldu, birde içten gülüşler...
Zaman kusurlu bulundu. Çünkü yetmiyordu koşuşturmalara yirmi dört saat, kusursuzluğa uygun değildi.
Mükemmelliğin beş şartı vardı; ilk şartımız gün daha ağarmadan kalkmaktı. Fit bir vücut için yürüyüş yapmak, yürüyüşten sonra soğuk duş, taze sıkılmış portakal suyu, biraz yeşillik, kibrit kutusu kadar peynir ve kızarmış ekmek. Nefes egzersizleri tut içinden ona kadar say, bırak, rahatla... Şık görüntü için ütülü jilet gibi kıyafetler, kıyafetlere yakışacak parlak ayakkabılar.
Olmazsa olmazlardan suratsızlığımızı ve uykusuzluğumuzu (bizim için küçük toplum için büyük) dokunuşlarla kamufle etmek. Sinek kaydı tıraşlar, kaliteli parfümler...
Çocuklar en iyi kolejlerde okumalı, bütün boş zamanlarını kurslarla(gitar, piyano resim, jimlastik, bale, futbol, almanca,yüzme...) doldurması, dört dörtlük, donanımlı, beş parmağında beş marifet olması, diğer elinde iphone tutması gerekirdi. Nasılsın sorusuna cevap verebilmesi, sohbet edebilmesi pek önemli değildi.
Hafta sonları yemek, organizasyon, beyaz koltuklar, sınavlar, temizlik hooooop işte iki çift lafın belini kıramadan geçti kırk sekiz saat.
Evimiz, arabamız, eşyalarımız, görüntümüz, kıyafetlerimiz, çocuklarımız kusursuzdu fakat zaman kusurluydu, yetişemiyordu hızımıza.
Aynı evin içinde yabancılaştık birbirimize, antidepresanlar birleştirmeye yetmedi kusursuz ruhlarımızı. İllaki her güzelin bir kusuru olurdu. Bizim kusurumuz da zamandı.
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /9 -Gölge Güçlerin Yükselişi
Yusuf Sarıkaya
Ahde Vefa
Dilek Tuna Memişoğlu
Bayram Hoş Bir Sadâ
Musa Aşkın
İnsanın Görünmeyen Mirası
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /2
Mehmet Şahan
Paylaşmak /2
Gevher Aktaş Demirkaya
Han Duvarlarında Anadolu
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar