Cumhuriyet, bir halkın kendi kaderini yeniden eline almasının adıdır. Bu topraklar, karanlıktan aydınlığa bir aklın, bir vizyonun ve bir inancın gücüyle yürüdü.
O aklın sahibi Mustafa Kemal Atatürk’tü ancak o yolda asla yalnız değildi. Onunla omuz omuza savaşan, aynı ideali taşıyan asker arkadaşları da bu büyük dönüşümün sessiz kahramanlarıydı. Kimi cephede can verdi, kimi kalemiyle, kimi emeğiyle Cumhuriyet’in temel taşlarını döşedi. Hepsi aynı inanca sahipti:
Bir millet yeniden doğacak…

Atatürk, savaş meydanlarında yalnızca asker değil, düşünen bir stratejistti.
Her cephede tecrübesini bilgiye, bilgisini bir millete yön verecek stratejiye dönüştürdü.
Bir yandan vatanını savunurken, bir yandan geleceğin okulunu, bilimini, sanatını hayal etti. Dünya dillerini öğrenen, farklı kültürleri anlayan bir liderdi.
Ufku, sınırların ötesinde insanlığın ortak vicdanına uzanıyordu. O ve silah arkadaşları, özgürlüğü yalnız bir kavram değil, bir yaşam biçimi haline getirdiler. Onları yalnızca sevmek değil, düşüncelerini ve kararlılıklarını anlamak gerekir.
Çünkü onların mirası, sevgiden çok daha fazlasıdır; çalışmanın, üretmenin, birlik olmanın ve inancın sembolüdür.
Cumhuriyet, bir kişinin değil, bir milletin ortak emeğidir. Bugün bu miras, bir bayram havasında nefes aldığımız özgürlüğün ta kendisidir. Atatürk ve silah arkadaşlarını yaşatmak sadece heykellerde değil, zihinlerde ve yüreklerde mümkündür.
Çünkü onların kurduğu düzen, bir yönetim biçiminden öte bir düşünme biçimidir. Ve biz, o düşüncenin çocukları olarak her 29 Ekim’de aynı inançla söyleriz:
Yaşasın Cumhuriyet!
Yaşasın aydınlık yarınlar…
***
Sedat İlhan
Kurduğum Dengelerim /1
Yusuf Sarıkaya
Kadim Değerimiz Komşuluk
Mine Çağlıyan
Sonsuzluğun Frekansı /7 - İstasyonda İki Kız Kardeş
Gevher Aktaş Demirkaya
Tren İstasyonlarında Vedalar Kavuşmalar Hatıralar
Hakan Cucunel
Şubat
Ebru Bozcuk
Lilith Efsanesi
Prof. Dr. Nevzat Tarhan
Ben Toksik miyim?
Hamiyet Su Kopartan
Sağlıcakla
Deniz İmre
Bukowski Haklıydı: Özgürlük Dediğin Şey Bazen Yalnızlıktır
Musa Aşkın
Eğer
Ümmügülsüm Hasyıldırım
Gönle Hüzün Düştü
Serhan Poyraz
1933 Berbat Bir Yıldı / John Fante
Ahmet Furkan Demir
Pasife Alınmış Hayatlar
Dilek Tuna Memişoğlu
Canım Çocuklar
Mehmet Şahan
Başak ve Saman
Hüseyin Uyar
Dilaver'in Entelektüel Durumu Hakkında
Suna Türkmen Güngör
Endeeni Eledivesen Diyom
Nevin Bahtişen
Mutlu Yarınlar İçin
Sami Çelik
Her Nisan Ayı Yaklaştığında...
Demet Mannaş Kervan
Sorgula
Ayşe Parlar Gürkan
Ah Neo!
Haluk Özdil
Yazdım Çünkü O Bir Anneydi ve Tek Suçu Kadın Olmaktı
Hilmi Yavuz
Kayboluş ve Yıkım
Ümit Polat
Hakan Bahçeci’nin Öykü Yoculuğu
Muhammet Çavdar
Bir Uyku Bin Ölüm
Reyhan Mete
Ey Ruh! Geldiysen Üç Kez Tıkla
Esedullah Oğuz
İçimiz Dışımız Suriye
Cengiz Hortoğlu
Mutlu Olmak mı Nasıl Yani?
Ufuk Batum
Yediği Ayazı Unutmamak
Şükrü Doruk
Alma Ağacı
Uzman Klinik Psikolog, Dr. Ezgi Yaz
Hayat Gökyüzüdür, Bakış Açımız da Teleskop
Tamer Şahin
Dünyalı Barış Manço
Kadir Çelik
Affet Bizi Güzelhisar